Alevi Haber Ajansi

Sanık polis serbest, ağabeyi gözaltında

İstanbul Sarıyer Küçükarmutlu’da 18 Ekim 2015’te evine yapılan operasyon sırasında polisin silahından çıkan kurşunla ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Dilek Doğan’ın öldürülmesine ilişkin davada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanık polis Y.M hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Duruşma sonrası Dilek Doğan’ın abisi, metrobüse gittiği sırada sivil polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

İstanbul, Sarıyer’deki Küçük Armutlu’da evine yapılan polis baskınında hayatını kaybeden 25 yaşındaki Dilek Doğan’ın öldürülmesiyle ilgili davanın 6. duruşması İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Bugünkü duruşmada, olay günü çekilen ve dosyaya yeni giren video görüntüleri izlendi.

Duruşmaya Dilek Doğan’ın ailesi ve avukatları katıldı. Gizli yapılan duruşmaya izleyici alınmadı.

Ardından Doğan ailesi avukatları taleplerini sundular, sanık polisin tutuklanarak “kasten öldürmeden” cezalandırılmasını istediler. Sanık avukatı ise savunmasını hazırlamak için süre istedi.

Sanık polis Y.M. tutuksuz yargılanıyor ve duruşmalara katılmıyor.

Savcı bugünkü mütalaasında sanık polis Y.M.’nin taksirle öldürmekten cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme davayı 17 Mart 2017’ye bıraktı. Gelecek duruşma karar verilmesi bekleniyor.

Duruşma basına ve izleyicilere kapalı görüldü.

Dilek Doğan’ın avukatlarından Oya Aslan, bunun kamuoyu için de önemli bir dava olduğunu ve basının duruşmaları takip etmesi gerektiğini, içeride neler olup bittiğinin kamuoyuna aktarılması gerektiğini ifade etti.

Doğan ailesi avukatları bu duruşmada da mahkemeden, davanın kapalı görülmesi yönündeki kararını kaldırmasını talep etti. Ancak mahkeme bu talebi reddetti. Gazeteciler duruşmayı izleyemedi.

Mahkeme talepler üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın duruşma salonuna alınmasını kabul etti.

Avukat Aslan, duruşmada söz alarak şu tespitlerde bulundu:

“Sanık Dilek’i vurmaya tercih etmiştir çünkü devleti temsil etmektedir. Güçlü taraftadır. Bu yüzden pervasızdır. Polis kendi koyduğu yasalarla şiddet uygular hale gelmiştir.

“Bir yıl boyunca polisin faili olduğu öldürme vakalarında sanık kaç kez tutuklandı? Bu dava da adil başlamadı ve adil devam etmedi. Soruşturma aşamasında deliller gizlendi. Mahkemenizce keşif yapılmadı.”

Dilek Doğan’ın babası Metin Doğan da söz alarak “Sanık insan öldürmeye gelmiş gibiydi, ruh hali bambaşkaydı. Bizleri katletmeye gelmişti. Adalet bekliyorum” dedi.

Dava dosyasına, Doğan’ın vurulma anının yeni görüntüleri eklendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı polislerce kameraya alınan olay anıyla ilgili yaklaşık 3 dakikalık görüntüde, kamerayı kullanan polis, Doğan’ı özel harekat polisinin vurduğunu anlatıyor.

Olay anındaki silah sesinin ardından ise, Doğan’ın babasının, “Sen benim kızımı nasıl vurdun, o benim gözbebeğimdi nasıl vurdun” diye bağırması videoda yer alıyor.

Polislerin “Kelepçe alıp gelsenize” sözlerinin ardından videoyu çeken polis, “Şu an Sarıyer’deyiz. Özel harekat bir şahsı yanlışlıkla vurdu. Baya karıştı ortalık” diyor.

Ardından amirini arayarak telefonla bilgi veren aynı polis, “Özel harekat bunu nasıl yapar” diyerek kızgınlığını belirtiyor.

Emniyet Müdürlüğü, mahkemeye, olay gününe ait polisin el kamerası kayıtlarının silinerek yok edildiği bilgisini vermişti. Mahkeme ise kamerayı Jandarma Kriminal Kurumu’na göndererek, görüntülerin kurtarılmasını istedi. Jandarma da görüntüleri kurtararak mahkemeye sundu.

Sanık polis Y.M. ise mahkemedeki ifadesinde “Ben vurmadım” demişti.

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını okuyan savcı sanık polis Y.M hakkında,  “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar istediği hapis cezası talep etti.

Mütalaasında sanık polis memuru hakkında, “kasten öldürme” suçundan dava açıldığını hatırlatan savcı, olay anına ilişkin görüntülerin olmadığını bahse konu olan görüntülerin, Dilek Doğan’ın vurulmasından önce ve sonrasına ait olduğunu belirtti.

“SİLAHIN ATEŞE HAZIR KONUMDA BEKLEMESİ MAKUL”

Aramaya başlandığı sırada sanık polis memuru Y.M ile ev sahipleri arasında arbede çıktığına değinilen mütalaada, “Silahın, ikazlara rağmen sanığa yaklaşılması, kısmen fiziksel temas sağlanmasıyla oluşan arbede sırasında patlayarak bir el ateş aldığı, silahın basit bir temasla patlamasının öncesinde ateşe hazır konumda olduğunu gösterdiği, açıklanan işin niteliği, sanığın görev konumu gereği çatışma çıkma riskiyle sair hususlardan dolayı ilk başta silahı ateşe hazır konuma almasının makul sayılacağı..” ifadeleri kullanıldı.

“ÇIKAN TARTIŞMALAR SEBEBİYLE SİLAHI ATEŞE HAZIR KONUMDAN ÇIKARMADI”

Ancak aramanın başlamış olmasını göz önüne alan savcı, “Riskin önemli ölçüde azaldığının sanıkça da değerlendirildiği, bu durumda silahı ateşe hazır konumdan alabileceği, ancak çıkan tartışma ve arama ortamı nedeniyle bunu gerçekleştiremedi” dedi.

“KASTEN VURMASI İÇİN BİR SEBEP YOK”

Çıkan tartışma sonrası silahın basit bir temasla ateş aldığı ve çıkan merminin tartışmaların dışında kalan Dilek Doğan’a isabet ettiği belirtilen mütalaada, suçun taksir kapsamında kaldığı ve sanığın kasten eyleme geçmesini gerektiren bir sebep olmadığı anlatıldı.

İNANDIRICI DELİL YOK

Vurulma anının taksirle olduğunun tersini gösteren şüpheden uzak, net ve inandırıcı deliller olmadığı belirtilen mütalaada, “Buna göre Dilek Doğan’ın ölümüne neden olan eylemin taksirli hareket sonucu gerçekleştiği vicdani kanaatine ulaşıldığı” denildi.

YASAL KOŞULLAR OLUŞMADI

Yasal koşulların oluşmadığı belirtilen mütalaada savcı sanığın “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.  Mütalaanın dinlenmesinin arından sanık avukatına savunma için süre veren mahkeme kararını açıklamak üzere duruşmayı erteledi.

DURUŞMA SONUNDA GÖZALTINA ALINDI

Duruşmanın bitmesiyle birlikte Dilek Doğan’ın ailesi ve avukatları açıklama yapmak üzere adliyenin dışına çıktı. Basın açıklamasının ardından adliyeden ayrılan ailenin yolu metrobüs üst geçidinin başında polis tarafından kesildi. Dilek Doğan’ın ağabeyi Emrah Doğan hakkında yakalama kararı olduğunu söyleyen polisler Doğan’ı gözaltına aldı. Gözaltına alınma sırasında Doğan ailesi ve polisler arasında kısa süreli arbede yaşandı.

Duruşma sonrası Dilek Doğan’ın abisi, metrobüse gittiği sırada sivil polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

NE OLMUŞTU?

Dilek Doğan, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Küçük Armutlu mahallesinde 18 Ekim 2015’te Pazar günü sabaha karşı 04:30’da evine yapılan polis baskını sırasında polis kurşunuyla göğsünden vuruldu.

Akciğerinden yaralanan Doğan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi altına alındı. 25 Ekim 2015’te hayatını kaybetti.

Olayla ilgili iddianame 12 Aralık 2015’te kabul edildi.

Polis Y.M. Türk Ceza Kanunu’nun 83. Maddesindeki “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinden” İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz olarak yargılanıyor.  (N.M)

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak