PİRHA-Samandağ Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de Aleviler ve Kürtlere yönelik saldırıların katliam boyutuna ulaştığını belirterek, uluslararası toplumu acil harekete geçmeye çağırdı.
Samandağ Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de uzun süredir devam eden savaşın bugün başta Aleviler ve Kürtler olmak üzere, Hristiyanlara, Dürzilere, Türkmenlere ve diğer tüm inançsal ve etnik topluluklara yönelik açık bir katliam ve yok etme politikasına dönüştüğünü belirterek kamuoyuna açıklama yaptı.
açıklamayı Platform adına Hazal Durgun okudu. Durgun, sistematik şiddet, zorla göç ettirme, asimilasyon ve ağır insan hakları ihlalleri karşısında susmayacaklarını vurguladı.
ALEVİLER HEDEFTE: LAZKİYE VE TARTUS’TA SALDIRILAR
Platform açıklamasında, HTŞ ve ona bağlı silahlı grupların özellikle Lazkiye ve Tartus başta olmak üzere Suriye’nin kıyı bölgelerinde yaşayan Alevi halkını uzun süredir hedef aldığı belirtildi. Açıklamada; toplu katliamlar, infazlar ve zorla yerinden etmelerin sıradanlaştırıldığı ifade edildi.
Aynı açıklamada, Kürt halkının da Suriye’nin kuzeyinde ve kuzeybatısında, başta Halep’te Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri olmak üzere birçok yerleşim alanında askeri baskı, çatışma, kuşatma ve ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakıldığı kaydedildi. Yaşanan saldırılar sonucunda binlerce sivilin yaşamını yitirdiği, yüz binlerce insanın yerinden edildiği belirtildi.
“SESSİZLİK FAİLLERİ CESARETLENDİRİYOR”
Platform, “Suriye’de yaşananlar uzak bir coğrafyanın iç meselesi değildir” diyerek, işlenen her suçun insanlığın ortak vicdanına yönelmiş bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Sessizlik bu suçları büyütmekte, görmezden gelmek failleri cesaretlendirmektedir” denildi.
Açıklamada ayrıca, uluslararası toplumun ve bölgesel güçlerin etkisizliğinin, Suriye’de işlenen suçların cezasız kalmasına yol açtığı belirtildi. Alevilere ve Kürtlere yönelik saldırıların; Hristiyanları, Dürzileri, Türkmenleri ve diğer tüm azınlıkları da kapsayan geniş bir imha ve asimilasyon politikasının parçası olduğu ifade edildi. Bu durumun soykırım riskine işaret ettiği kaydedildi.
Platform, Türkiye’deki siyasi iktidarın Suriye politikasına da dikkat çekerek, bu politikanın cihatçı yapıları dolaylı biçimde meşrulaştıran, şiddeti besleyen ve bölge halklarının güvenliğini tehlikeye atan bir noktaya geldiğini belirtti. Açıklamada, gerçek bir barışın ancak halkların iradesini ve yaşam hakkını esas alan, uluslararası hukuka dayalı bir dış politika ile mümkün olacağı vurgulandı.
“ULUSLARARASI MEKANİZMALAR DERHAL HAREKETE GEÇİRİLMELİ”
Samandağ Emek ve Demokrasi Platformu, tüm kamuoyunu, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek odalarını, siyasi partileri ve vicdan sahibi herkesi; Suriye’de yaşanan katliamlar karşısında sessiz kalmamaya, bu suçları görünür kılmaya ve sorumluluk almaya çağırdı. Açıklamada, sivillere yönelik saldırıların durdurulması, suçluların yargılanması ve yerinden edilen halkların güvenliğinin sağlanması için uluslararası mekanizmaların derhal harekete geçirilmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’de barış ile Ortadoğu’da barışın birbirinden ayrı olmadığı vurgulanarak, Suriye’de yaşanan vahşet karşısında susmanın insanlığın ortak değerlerine sırt çevirmek anlamına geleceği ifade edildi. Platform, halkların eşitliği, kardeşliği ve barış içinde bir arada yaşamı için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini duyurdu; bu suçların hesabının mutlaka sorulması gerektiğini bir kez daha vurguladı.
PİRHA-SAMANDAĞ

Yoruma kapalı.