Alevi Haber Ajansi

Özgür Yetiş Aslan: Varto’da doğa ve inanç merkezleri risk altında-VİDEO

PİRHA- Varto’da planlanan JES projesine karşı konuşan VADEF Genel Başkanı Özgür Yetiş Aslan, projenin kapsamını, yaratacağı ekolojik ve toplumsal etkileri ve yürütülen mücadeleyi anlattı. Aslan, “Bu sadece bir enerji projesi değil” diyerek kamuoyuna çağrı yaptı.

Varto’da yapılmak istenen jeotermal enerji santrali (JES) projesi tartışma yaratmaya devam ediyor. Varto Dernekler Federasyonu (VADEF) Genel Başkanı Özgür Yetiş Aslan, projeye ilişkin değerlendirmelerinde hem kapsamı hem de olası sonuçları ayrıntılı biçimde ortaya koydu. Aslan’ın açıklamaları, projenin yalnızca teknik bir yatırım değil aynı zamanda doğrudan yaşam alanlarını etkileyen bir müdahale olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

“YAKLAŞIK YARIM MİLYONLUK BİR ALAN SÖZ KONUSU”

Projenin büyüklüğüne dikkat çeken Aslan, alanın genişliğini şu sözlerle tarif etti:

“Uzun süredir hem Vartulular olarak hem de biraz Türkiye kamuoyuna bir miktar da dünya kamuoyuna da duyurmaya çalıştığımız bu projenin kapsamı toplamda 453.000 metrekarelik bir alana tekabül ediyor. Yani yaklaşık yarım milyonluk bir alan söz konusu.”

Bu büyüklükte bir projenin yalnızca belirli bir noktayı değil, bütün bir havzayı etkileyebileceğine işaret eden Aslan, etkilenecek yerleşimleri tek tek saydı:

“Bu alanda özellikle Alevi köylerinin de içinde olduğu bir proje. Böyle batıdan başlarsak Onpınar, Köprücük, Onpınar’ın eski ismi Emeran,  Kasıma, Dağcılar, Canesera, Tekne Düzü, Badan, Yeşildal, Çorsan, Küçüktepe, Hemuk, Çaylar, Uskuran, Güzelkent, Tatan, Doğanca, Armutkarşı ve devam ediyor. Toplamda 16 köyü kapsıyor. Köylerin bir kısmı hemen dibinde, sınırda kalıyor, komşu kalıyor ama netice itibariyle bütün bölgeyi etkileyen bir projeden bahsediyoruz.”

“ALEVİ KÖYLERİNİN SEÇİLMESİ TESADÜF DEĞİL”

Aslan’a göre projenin konumlandığı alan da tesadüf değil. Türkiye genelindeki eğilimlere dikkat çeken Aslan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Son yıllarda özellikle Kürt coğrafyasına ve Alevi köylerine, Alevi yaşam alanlarına dönük projeler geliştirildiğini görüyoruz.”

Bu durumun tarihsel bir arka planla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Aslan, şöyle devam etti:

“Bu iki toplumun öteden beri maruz kaldığı sıkıntıların yanına böyle bir projenin konulduğunu görüyorum. Biraz bilinçli yapıldığını düşünüyorum.”

Aslan, projenin yaklaşımını ise şu sözlerle eleştirdi:

“Çünkü insan odaklı bir proje değil. Yaşam alanını merkeze alan bir proje değil. Anlaşılan o ki bu bilinçli yapılıyor.”

“BU MÜDAHALE SUYU, TARIMI VE HAYVANCILIĞI DOĞRUDAN ETKİLER”

Projenin teknik boyutunun ötesinde, bölgenin ekolojik yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Aslan, Varto’nun coğrafi özelliklerini hatırlattı:

“Varto coğrafyası Dersim coğrafyasının içinde bulunduğu fiziksel yapılarla kendine has bir iklim, has bir doğa, has bir yaşam alanı yaratmış. O bölgelerin tertemiz suları var.”

Bölgenin su kaynaklarının kritik önemine işaret eden Aslan, şunları söyledi:

“Şerafettin Dağları, Bingöl Dağları var ve bu dağlar o havzanın sulama ihtiyacını karşılıyor. İçme ve sulama ihtiyacını karşılıyor. Dolayısıyla bu proje suyu etkiliyor her şeyden önce.”

Bu durumun doğrudan geçim kaynaklarına yansıdığını vurgulayan Aslan, “Hayvancılıkla uğraşan vatandaşın geçim kaynağını etkiliyor. Tarımla uğraşan vatandaşın tarımını etkiliyor” dedi.

Sondaj ve üretim sürecine ilişkin risklere de değinen Aslan, “2500-3000 metreden çıkan bu akışkanın bir havuza aktarılması sırasında çevreye hangi problemler yaratacağını tahmin etmek gerekiyor. Bazı bölgelerde bu havuzların aktığını, çevreye bir felaket olarak aktığını gördük. Akarsulara eriştiğini gördük” diye belirtti.

Bu sürecin uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Aslan, “Bu buharın yağmurla tekrar doğaya salınabileceğini biliyoruz. Bu hem sağlık açısından hem de orada yaşayan toplumun ekonomik alanı açısından bir tehdittir” dedi.

PROJE İNANÇ MERKEZLERİNİN TAM KALBİNDE YER ALIYOR”

Bölgenin yalnızca doğal değil aynı zamanda inançsal bir merkez olduğunu vurgulayan Aslan, projenin bu açıdan da kritik bir noktada olduğunu belirtti:

“Tam da kalbinde. Çünkü dört tarafında ziyaretler, inanç merkezlerimiz var. Toplumun gidip niyaz olduğu mekanlarımız var. Hızır çeşmesi,sey Nesemi, Gıre boxa, Goşkar baba, Kaniye Bado var. Netice itibariyle inanç merkezinin kalbinde olan bir proje burası.”

“SAHADA GÜÇLÜ BİR ÖRGÜTLENME VE DAYANIŞMA VAR”

Projeye karşı yalnızca bireysel değil, kolektif bir tepki olduğunu belirten Aslan, sahadaki durumu şöyle anlattı:

“Çok belirgin ve çok dirençli bir örgütlenme var. Özellikle muhtarlarımızın öncülük ettiği toplumsal bir dayanışma var. Türkiye’nin dört bir tarafında dayanışmayı hissediyoruz, Avrupa’da hissediyoruz. Herkes ‘ne yapabiliriz’ diye düşünüyor.”

Yaklaşan sürece dikkat çeken Aslan, “Çok yakın zamanda yapılacak ilk sondaj noktasında bizler de orada olacağız” diyerek sahadaki varlıklarını sürdüreceklerini belirtti.

“BU MESELE SADECE VARTO’NUN DEĞİL, HERKESİN MESELESİ”

Aslan, konunun yalnızca yerel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu:

“Bu meselenin sadece Vartolulara özgü bir mesele olmadığını görmek gerekiyor.Türkiye’nin dört tarafında bir tahribatın, bir yağmalamanın olduğunu görüyoruz.”

Enerji ihtiyacına karşı olmadıklarını belirten Aslan, şu dengeyi kurdu:

“Elbette üretim alanlarına ihtiyaç var, enerjiye ihtiyaç var. Ama doğa tahribatlarının hepimizin meselesi olduğunu bilmek gerekiyor.”

Mayıs ayında planlanan sondaj sürecine işaret eden Aslan, “Kamuoyundan burayı dikkate almalarını ve o süreçte yanımızda olmalarını istiyoruz” çağrısında bulundu.

“HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI, İPTAL İÇİN GÜÇLÜ DAYANAKLAR VAR”

Sahadaki mücadelenin yanı sıra hukuki sürecin de yürütüldüğünü belirten Aslan, şu bilgileri paylaştı:

“Hukuki mücadele çok önemli. Avukat arkadaşlarımız süreci başlattılar.Toplamda 10 sondaj noktası var” dedi.

Bu süreçte yerel halkın da doğrudan dahil olduğunu belirten Aslan, “Bu noktalara yakın arazisi olan vatandaşlarımızın verdiği vekaletle süreç takip ediliyor. Bu projenin iptal olması noktasında güçlü argümanlarımız var. Hukuk mutlaka buna son noktayı koyacak” ifadelerine yer verdi.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.