Alevi Haber Ajansi

Mustafa Sazcı: Bugün Suriye’de katledilen Aleviler ve Kürtler için Hızır’ın eli olmalıyız!-VİDEO

PİRHA-Alevi inancında Hızır’ı arama değil aslolanın Hızır olma düşüncesinin var olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı evlatlarından Mustafa Sazcı,”Bugün hem Aleviler hem Kürtler Suriye’de, Rojava’da katliama hatta soykırıma maruz kalıyorlar. Kürt kadınlarının saçları kesilerek teşhir ediliyor. Tüm bunlar karşısında sessiz sedasız bir şekilde olanı biteni izleyerek Hızır ayında ne Hızır orucu tutulur ne de Hızır’dan medet mürvet beklenir. Bugün Suriye’de Hızır’ın eli olmak gerekiyor” dedi.

Alevi inancında kutsal kabul edilen Hızır ayı başladı. Ocak ayının sonları ile şubat ayının ortalarına denk gelen bu dönemde Hızır oruçları tutuluyor, cem erkânları yürütülüyor, lokmalar paylaşılıyor. Anadolu’nun farklı bölgelerinde Hızır oruçlarının tarihleri, coğrafi koşullara ve pirlerin talipleriyle buluşma zamanlarına göre değişiklik gösteriyor.

Hızır ayının anlam ve önemine dair PİRHA’ya konuşan Kızıldeli Sultan Ocağı evlatlarından Mustafa Sazcı, Hızır’ın toplumsal barışın, eşitliğin, kardeşliğin sağlandığı, aynı zamanda insanın insan üzerinde, insanın doğa üzerindeki tahakkümünü, sömürüsünü son bulduğu bir dünya düzeninin tasavvuru olduğunu belirtti.

Hızır ayını Alevi Bektaşilerin inançlarını, itikatlarını canlı tuttukları aylardan birisi olarak ifade eden Mustafa Sazcı, “Hızır ocak ayının 15’inden şubat ayının 15’i arasında geçen zaman dilimini ifade eder. İkrar, görgü, musahiplik olmak üzere Hızır cemlerimiz yine bu aylar içinde yapılır. Hızır’ın kavramsal açıdan Alevi Bektaşi toplumunda değeri ve önemi oldukça fazladır” dedi.

“HIZIR DOĞANIN BOLLUĞUN BEREKETİN TOPLUMSAL BARIŞIN KARDEŞLİĞİN VE DOSTLUĞUN SİMGESİDİR”

Hızır’ın toplumsal barışın, eşitliğin, kardeşliğin sağlandığı, aynı zamanda insanın insan üzerinde, insanın doğa üzerindeki tahakkümünün, sömürüsünün son bulduğu bir dünya düzeninin tasavvuru olduğunu belirten Sazcı, “Bizim her türlü sömürümüze, her türlü tahakkümümüze rağmen hala insanoğlunun karnını doyuran, insanoğlunun yaşayacağı bir atmosferi sağlayan doğa aslında bizim Hızır’ımız. Dolayısıyla bizim bugün bu aylarda yani doğanın aslında en çetin yüzünü gördüğümüz aylarda medet mürvet eşiğine dayanmamızın sebebi de bu” diye konuştu.

Çetin kış koşullarının atlatılmasının devamında Nevroz Bayramı ve Hıdırellez’le birlikte doğanın uyanışının yaşandığını ifade eden Sazcı, “Uyku halinde olan doğanın tekrardan uyanışını, yani o uyku sürecinin bitip tekrardan gebe hale gelip ürün vermesini doğanın kendisinin Hızır olmasından dolayı kutlamamızın sebebi bu” şeklinde belirtti.

“ALEVİ İNANCINDA HIZIRI ARAMA DEĞİL, HERKESİN HIZIR OLMAK VARDIR”

Hızır ayında Doğu Anadolu’da, yine Batı’da da Hızır oruçlarının tutulduğunu belirten Sazcı, Hızır orucunun kimi bölgelerde 3 gün, kimi bölgelerde 5 gün, Hubyar ve Tekirdağ bölgesinde 7 gün tutulduğunu aktardı.

Alevi inancında Hızır’ı arama değil Hızır olma düşüncesinin olduğunu vugulayan Sazcı, “Hızır’a olan inancımız, itikadımız Yol’un buyurduğu şu ki Hızır’dan bir şey istemek için yüzünü tutması için evvela sen yanındaki yarenine, yoldaşına, eşine, dostuna, komşuna Hızır olabilmen lazım. Onun hâline haldaş, yoluna yoldaş olabilmen lazım” diye belirtti.

“Suriye’de yaşanan gelişmelere karşısındaki tutumumuza bakıldığında Hızır’ı çağıracak yüzümüz yok” diyen Mustafa Sazcı, “Suriye’de Alevi katliamıyla başlayan, ardından ise Seleflerin, cihatçıların Kürt topraklarına, Rojava’ya saldırdığı bir durum söz konusu. Bugün hem Alevi’ler hem Kürtler ciddi anlamda bir katliama hatta soykırıma maruz kalıyorlar. Kürt kadınlarının saçları kesilip teşhir ediliyor. İnsanların kulakları, burunları koparılıyor. Cihatçı terör tarafından bu propaganda aracı olarak kullanılıyor” dedi.

“SURİYE’DE ALEVİLERİN VE KÜRTLERİN KATLİAMI KARŞISINDA HIZIRI ÇAĞIRAN DEĞİL, HIZIR OLMA ZAMANI”

Suriye’de katliamların yaşadığına dikkat çeken Kızıldeli Sultan Ocağı evlatlarından Mustafa Sazcı konuşmasının devamında şunları belirtti:

“Bugün hanelerimizde ses çıkartmadan huzurlu bir şekilde uyuyorsak, ciddi anlamda Hızır inancımızı, itikadımızı da sorgulamamız gerekiyor. Çünkü bizim geçmişimizde dedelerimizden gördüğümüz oydu. Bir zalimin karşısında dikilmemek de aslında Alevi Bektaşilerin gönüllerini kirleten şeylerden birisidir. Bir zalimin karşısında İmam Hüseyin olma direnciyle Yol’u, erkanı yürüten insanlarız.

Kürt kadınlarını, Alevi kadınlarını, Kürtleri, Alevileri katleden bir cihatçı, selefi örgüt dururken, o örgütün devletleşmesi söz konusuyken burada sessiz sedasız bir şekilde yalnızca olanı biteni izleyerek Hızır ayında ne Hızır orucu tutulur ne de Hızır’dan medet mürvet beklenir. Burada bizim özellikle dikkate almamız gereken husus Hızır’ı aramak değil, Hızır olabilmek, Hızır’ın bugün Suriye’de eli olabilmek gerekiyor.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.