PİRHA- Eğitim Sen Dersim Şubesi, Munzur Üniversitesi’nde 2025–2026 Bahar Dönemi açılışı kapsamında gerçekleştirilen fakülte kurul toplantılarında yaşananlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, uzun süredir kadroları verilmeyen akademisyenlerin kadro taleplerini yeniden gündeme getirdiği belirtilerek, “Toplantılarda dile getirilen temel sorun; kadro süreçlerinde somut, ölçülebilir ve herkese eşit biçimde uygulanan objektif kriterlerin işletilmemesi ve benzer akademik niteliklere sahip kişiler arasında açık farklılıklar bulunmasıdır” denildi. Değerlendirme ölçütlerinin şeffaf biçimde açıklanmaması ve sürecin denetime kapalı yürütülmesinin keyfî uygulamaların önünü açtığı ifade edilerek, bu tablonun üniversitede liyakat ve eşitlik ilkelerinin sistematik biçimde zedelendiğini ortaya koyduğu vurgulandı.
Açıklamada, kadro talepleri dile getirilirken rektör tarafından tehdit ve hakaret içeren ifadelerin kullanıldığı öne sürülerek, “Akademik bir kurul ortamında, öğretim elemanlarının mesleki hak taleplerine baskı diliyle karşılık verilmesi, kabul edilemez bir tutumdur” ifadelerine yer verildi. Eleştiriye tehdit ve aşağılayıcı ifadelerle karşılık verilmesinin akademik özgürlüğün ve ifade hakkının fiilen daraltılması anlamına geldiği belirtildi.
Rektörün akademik kurul toplantılarına silahlı korumalar eşliğinde katıldığı belirtilen açıklamada, bunun üniversite yönetim anlayışı açısından ciddi bir kırılmaya işaret ettiği ifade edildi. Bilimsel tartışma ve karar alma süreçlerinin yürütüldüğü bir kurulda silahlı güvenlik unsurlarının bulunmasının akademik özgürlük ve kurumsal güven ortamıyla bağdaşmadığı kaydedildi.
Üniversite içinde çalışanlara ilişkin bilgilerin çeşitli kanallar üzerinden anlık olarak takip edildiği ve dolaşıma sokulduğu yönünde güçlü bir kanaat bulunduğu aktarılan açıklamada, akademik, idari ve teknik personelin mesleki faaliyetlerinin bu şekilde izlenmesi ve kayıt altına alındığına dair yaygın değerlendirmenin üniversite içinde güvensizlik ve tedirginlik yarattığı belirtildi. Sürekli denetim hissi altında çalışılan bir kurum yapısında ifade özgürlüğünün ve bilimsel üretkenliğin zarar göreceği ifade edildi.
Açıklamada öğrencilerle ilgili gelişmelere de değinilerek, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan bazı öğrencilerin, rektör tarafından gerçekleştirilen bir toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle programdan çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi. Öğrenciler hakkında açık bir disiplin süreci işletilmeden ve savunma hakları tanınmadan böyle bir yaptırımın gündeme getirilmesinin idari yetkinin sınırlarının aşılması anlamına geldiği ifade edildi. Bir toplantıya katılmama fiilinin işten çıkarma sonucuna bağlanmasının orantısız ve ağır bir müdahale olduğu kaydedildi.
Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, kadro süreçlerinde şeffaflık ve eşitliğin sağlanmaması, akademik kurul toplantılarında kullanılan tehditkâr dil, toplantılara silahlı korumalar eşliğinde katılım ve öğrenciler hakkında öngörülen orantısız yaptırımların üniversitenin kurumsal yapısına ciddi zarar verdiği vurgulandı. Açıklamada, üniversitelerin hukuk, liyakat ve akademik özgürlük ilkeleriyle yönetilmesi gerektiği belirtilerek, bu ilkelerin sistematik biçimde zedelenmesinin yalnızca çalışanların ve öğrencilerin haklarını değil, üniversitenin bilimsel itibarını ve kentin kültürel kimliğini de aşındırdığı ifade edildi.
Eğitim Sen Dersim Şubesi, üniversite yönetiminin asli sorumluluğunun güven, şeffaflık ve adalet temelinde bir kurumsal işleyişi tesis etmek olduğunu belirtti.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.