Alevi Haber Ajansi

Mithat Sancar: İktidar cemevlerini ticarethane olarak görüyor-VİDEO

PİRHA-HDP Dersim İl Örgütü’nün 4. Olağan Kongresi’ni, iktidarın, zihniyeti gibi ülkeyi de karanlığa mahkûm etmek istediğini söyleyen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Elektriğe yapılan zamlar bir avuç sermayedarı zengin etmeye devam ediyor ama bir yandan da inançları baskı altında tutmanın bir aracı olarak kullanılıyor. Cemevlerine neden fatura geliyor çünkü cemevleri ibadethane kabul edilmiyor” dedi.

HDP Dersim İl Örgütü’nün “Örgütlü bir yaşam için hep birlikte/Seba cuyêka rexîstinkerda pêro pîya” sloganıyla belediye konferans salonunda düzenlediği 4. Olağan Kongresi’ne  yoğun katılım vardı.

Saygı duruşu ile başlayan kongrede divanın oluşturulmasını ardından divandan yapılan konuşma ile partinin tutuklu eski İl Eş Başkanı Ergin Doğru ve eski Belediye Eş Başkanları Mehmet Ali Bul, Nurhat Altun şahsında tutuklu tüm siyasetçilere selam gönderildi. Salonda o anlarda “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganı atıldı.

“DERSİM’DEKİ BASKILAR FARKLI COĞRAFYALARDA DA YÜRÜTÜLÜYOR”

Kongrede konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Dersim’de yaşanan baskıların Türkiye’de yaşanan sistemin bir modeli olduğunu belirterek, “Her açıdan kimliğe, doğaya, emeğe saldırıların kesintisiz devam ettiği bir şehir olan Dersim’deyiz. Dersim’deki bu baskıların kökü de eskidir, şimdi devam eden bu ülkedeki genel zihniyetin yansımasıdır. Doğaya saldırı var, Munzur kurutulmak isteniyor, Munzur Dağları tahrip ediliyor, inanç merkezleri özünden koparılıyor, fakat aynı baskılar bu ülkede başka coğrafyalarda da yürütülüyor. Munzur suyuna, dağlarına ve inanç merkezlerine yapılan saldırı bir kültüre, bir halka ve bir geleneğe yapılan saldırıdır ve bu saldırının temelinde bu geleneğe duyulan korku vardır. Bu gelenek halkların, inançların özgürlüğü ve eşitliği geleneğidir” dedi.

“SÖMÜRÜCÜ İKTİDAR DÜZENİNİ BİRLİKTE MÜCADELE EDEREK DURDURABİLİRİZ”

Sadece HDP’nin mücadelesiyle bu baskıları aşmak ve bu zulmü bitirmenin mümkün olamayacağını dile getiren Sancar, “Çünkü bugün burada Dersim’de Munzur’a saldıran Kaz Dağları’nı da talan ediyor. Her yerde kimliklere, doğaya, emeğe saldıran talancı, sömürücü bir iktidar düzenini ve bu düzeninin temelini oluşturan rejimi ancak hep birlikte mücadele edersek durdurabiliriz. O nedenle demokrasi ittifakı diye yola çıktık ve demokrasi ittifakının bütün ezilenlerin ortak mücadelesi olarak tanımladık ve bunu inşa etmek içinde elimizden gelen her türlü çalışmayı yürütmeye başladık. Demokrasi ittifakına ihtiyacımız var, fikir farklılıklarımız olacaktır ama hedefi ortak olarak belirlersek yan yana yürümekten bizi alıkoyacak hiçbir gerekçe olamaz. Bu ülkeye eşit yaşamı, demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı mutlaka getireceğiz” diye belirtti.

“ELEKTRİĞE YAPILAN ZAMLAR İNANÇLARI BASKI ALTINA TUTMANIN ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

Halkların, iktidarın insafsız politikalarıyla soğuğa ve karanlığa mahkûm edildiğini söyleyen Sancar, “İktidar zihniyeti gibi ülkeyi de karanlığa mahkûm etmek istiyor. Buna dur diyeceğiz ve bunu mutlaka başaracağız. Elektriğe yapılan zamlar bir avuç sermayedarı zengin etmeye devam ediyor ama bir yandan da inançları baskı altında tutmanın bir aracı olarak kullanılıyor. Garip Dede Dergâhına 30 bin TL elektrik faturası, Şahkulu Sultan Dergahı’na gelen fatura daha da yüksek, neden fatura geliyor, çünkü cemevleri ibadethane kabul edilmiyor. Eğer ibadethane olarak tanınsaydı bugün elektriği de suyu da halkın verdiği kaynaklarla karşılanır, tıpkı camilerin, kiliselerin, sinagogların ihtiyaçlarının bu şekilde karşılanması gibi, ama cemevleri ibadethane olarak tanınmadığı için bütün bu giderleri kendileri karşılamak zorunda. Elektrik faturaları bu kadar kabarık gelince bir de bakıyorsunuz faturanın altında başka bir gerçek yatıyor, cemevini ev olarak bile kabul etmiyorlar, ticarethane olarak görüyorlar. Bu Alevi inancına yönelik yürütülen ayrımcı politikaların en rezil örneklerinden biridir. Eğer bu faturalar ödenmezse ne olacak, cemevleri faaliyetlerine devam edemeyecek, bir inancın ibadet merkezleri faturaları ödeyemediği için faaliyetini durdurursa bunun adı ayrımcılıktır, inanca baskıdır, zulümdür. Bu sömürü sistemi bir yandan inançlar arasında ayrımcılık yaparken bir yandan da halkı karanlığa mahkûm ediyor. O yüzden inançlarımızın özgürlüğü, kimliklerimizin tanınması ve kimlik haklarımızın güvence altına alınması için yürütülen özgürlük mücadelesi ekmek mücadelesinden koparılamaz ayrı tutulamaz. Bu yüzden halklar ve inançlar için özgürlük, emeğin hakları için adalet, bütün ezilenler için hukuk ve demokrasi, ülkenin tamamı için barış mücadelesini birleştirmemiz gerekiyor. Her alanda bu birliği kurmak bizlerin görevidir, bu konuda kim sorumluluktan kaçarsa hem bugün, hem de gelecekte insanlara hesap vermek zorunda kalacaktır. Farklılıkları Değil, ortaklıkları öne çıkartmamız gerekiyor” dedi.

“ORTAK ADALET MÜCADELESİNİ MUTLAKA BAŞARMALIYIZ”

Adaletsizliğin diz boyu olduğunu ve bazılarını sürekli hatırlatmaları gerektiğini vurgulayan Sancar, “Anlatalım ki adalet arayışı sönmesin. Mesela Şenyaşar Ailesi’nin adalet nöbeti gibi, Gülistan Doku için adalet arayan Bedriye Ana’nın mücadelesini hatırlatmamız gerekiyor. Emine Ana’nın adalet nöbeti vicdanlarımıza yapılmış bir çağrıdır. Bedriye Ana’nın nöbeti vicdanlarına yönelmiş bir çağrıdır. Nerede Gülistan Doku? İki yıl oldu nasıl bulamıyorsunuz? Buradaki amaç nedir? Yoksa bu ülkeye korku salmanın bir yöntemi olarak mı kullanıyorsunuz kayıpları ve kayıpların bulunmamasını? Adaletsizlik kime yapılırsa yapılsın hep birlikte karşı çıkılmadığı takdirde yaygınlaşır. Bedriye Ana’nın adalet arayışı, Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışının bir parçasıdır. Emine Ana’nın adalet arayışı, bu ülkede bütün zulümlere, haksızlıklara karşı adalet arayışının bir parçasıdır. Kime yapılırsa yapılsın adaletsizliklere karşı çıkmak ahlaki yükümlülüğümüz olmalıdır. Ortak adalet mücadelesini mutlaka başarmalıyız. Yoksa adaletsizlik başka bir kesimi vuracaktır, yeni mağduriyetler yaratacaktır” dedi.

“YÜRÜYÜŞÜMÜZE AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”

Muhalefette de iktidarın dili ile konuşan, zihniyeti ile hareket eden kim varsa dokunulmazlıklar ve parti kapatma konusunda iktidarla aynı çizgiye düşüyorsa kendi kendini bin kez sorgulaması gerektiğini belirten Sancar, “Muhalefet olmak için demokrasiyi özgürlüğü eşitliği talep etmek gerekiyor, çünkü iktidar bunun tam tersini yapıyor. İktidara muhalefet ancak bu şekilde demokrasi, barış vaadinde topluma inandırıcı mesajlar verebilir. Aksi takdirde bu iktidar fırsatçılıkla ülkenin başına yeni belalar açabilir. Bunlara hepimizin dikkat etmesi gerekiyor. Dokunulmazlıklar konusunu gündeme getiriyorlar. 2016’da dokunulmazlıklar kaldırılınca neler yaşandığını gördük. Şimdi AİHM de dokunulmazlıkların kaldırılmasını… Bizler söyledik ‘yapılan baskılar zulümdür’ diye. AİHM de bunu tescil etti. Cumhurbaşkanı ‘mahkememi tanımayanı tanımam’ diyor. Tıpkı Demirtaş ve Kavala kararını tanımadığı gibi. Tıpkı din derslerinin zorunlu olmasının insan haklarına aykırı olduğunu tanımadığı gibi. Yani diyor ki Cumhurbaşkanı; ‘ben anayasama göre imza koyduğum, kararlarımı tanıyacağımı taahhüt ettiğim mahkemeyi tanımıyorum, yani anayasayı tanımayacağım’. Biliyoruz zaten, adalet, hukuk umurunuzda değil, ama bizim umurumuzda. Bizim umurumuzda olan bir şey daha var, o nedenle bedel de öder, baskıya da maruz kalırız ama boyun eğmeyiz. Seyit Rıza’nın geleneğini sürdürür. İstedikleri hileleri yapsınlar ama boyun eğmeyeceğiz, yürüyüşümüze aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Bu ülkede geleceği barış, demokrasi, eşit ve ortak yaşam üzerine kurma gücü büyüyor, inancı yükseliyor. Kurtuluş buradadır. Çare biziz, çare birlikteliğimizdir. Memleket darda olabilir ama biliyoruz Hızır darda olanın imdadına yetişir. Hızır fakir fukara için her zaman hazır ve nazırdır. Hızır’ın yetişeceği yer, mücadelenin yetişeceği topraklardır. Hak yardımcımız, Hızır yoldaşımızdır, başaracağız. Bu zamana kadar görevini fedakarlıkla sürdüren yönetimdeki arkadaşlara, il eş başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni seçilen yönetim de başarılı olacaktır ” diye konuştu.

Faaliyet raporunu okunmasının ardından yapılan seçimde İl Eş Başkanlığı’na Ferhat Yıldız ve Ümmügülsüm Özdemir getirildi.

PİRHA/DERSİM

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak