Alevi Haber Ajansi

Mehmet Seyitalioğlu: JES yaşamı sonlandırır, izin vermeyeceğiz!-VİDEO

PİRHA- Varto’nun 16 köyünü etkileyecek Jeotermal Elektrik Santral projesine tepki gösteren Seyit Sabun Ocağı evladı ve DAD Genel Merkez Yöneticisi Mehmet Seyitalioğlu, “Köylülerin geçimini yapacağı bir toprak kalmaz. “Eğer ekmek yoksa, su yoksa biz nasıl yaşarız? JES yaşamı sonlandırır, izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Varto’ya bağlı ve aralarında Güzelkent, Küçüktepe, Teknedüzü, Çalıdere ve Köprücük’ün bulunduğu 16 köyü kapsayan, toplam yüz ölçümü 453 bin 494.83 metrekare olan mera vasıflı alanın 5 bin 560.13 metrekarelik kısmı üzerinde, IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından, Jeotermal Enerji Santrali (JES) için “Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması” yapılmak isteniyor.

Şirket, Mayıs ayında bölgede ilk sondajı yapmaya hazırlanırken, toplumun projeye tepkileri yükselmeye devam ediyor.

Seyit Sabun Ocağı evladı ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Yöneticisi Mehmet Seyitalioğlu, Varto’nun köylerinde yapılmak istenen Jeotermal Elektrik Santral’e (JES) ilişkin konuştu.

“JES OLURSA İŞLEYECEK TOPRAK İÇİLECEK SU KALMAZ”

Jeotermal Santrallerin çevreyi olumsuz etkileyecek bir çok faktörünün olduğunu ifade eden Mehmet Seyitalioğlu, ” Yurttaşlar JES’in yaratacağı tahribatların ne olduğu bilincinde olmazsa kendi malını mülkünü arazisini koruyamaz” dedi.

Yapılan bilimsel çalışmalara dikkat çeken Mehmet Seyitalioğlu, deprem riskinin yüksek olduğu bir alanda JES’in yapılmasının doğru olmadığını söyledi.

Açılacak kuyulardan doğaya zararlı maddelerin yayılacağını vurgulayan Mehmet Seyitalioğlu,”Bitkilerden tutalım, karıncaya, yılana, yani oradaki doğal olan canlı ne varsa hepsinin yaşamına son veriyor. Ve dolayısıyla oradaki halk tarlasını, bağını, bahçesini bir daha böyle bir şenlik içinde, gönül rahatlığı içerisinde işleyemez. Orada geçimini yapacak bir coğrafya kalmaz, toprak kalmaz” diye konuştu.

“ÖRGÜTLENMELİYİZ”

Projenin durdurulması için yurttaşların Avrupa’dan Türkiye’ye bir çok yerde tepki gösterdiğini hatırlatan Mehmet Seyitalioğlu, örgütlenmenin önemine işaret etti.

“HAYIR DEMELİYİZ!”

“Eğer ekmek yoksa, su yoksa biz nasıl yaşarız?” sorusunu soran Mehmet Seyitalioğlu, şunları dile getirdi:

“İş tam da bu noktada bizati cana değen, insana değen, yaşama değen, inciten bir hal haline geliyor. Bu da nedir? Yıkımdır, yok olmaktır. Bundan dönüşün yolu da insanlarımızın seferber olmasıdır.

Varto’da yaşanan olaylara örnek olumsuzluklarına örnek olacak Türkiye’de onlarca yüzlerce örnek vardır. En başta Aydın’da Küçük Menderes ve Büyük Menderes yayının çizdiği yerlerde nelere yol açtığı bilinmektedir. Ayrıca Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kayması sonucu 9 canımızı kaybettik.

Bunun gibi doğayı tahrip eden her türlü projeye hayır demek gerekir. Bu hayır demek de toplumsal bir irade haline gelirse bunun üstesinde geliriz.

Bu topraklar bizim, bu sular bizim, bu atmosfer bizim, bu arazi bizim, bu meralarımız bizim. Hiç kimsenin bu doğal güzelliği yok etme hakkı yoktur. Zaten doğada biz üstün gelmek için değil, biz doğanın bir parçasıyız ve onu korumak zorundayız. O biterse biz de biteriz. Onun için doğamızı korumak gerekir. Doğamızı korumanın yolu da önce bizim birlikte hareket etmemiz gerektiği inancındayım ve böyle bir tutum içine girmeliyiz.”

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.