Alevi Haber Ajansi

‘Madımak anması ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla yasaklandı, kınıyoruz’

PİRHA- Alevilerin öncülüğünde yazar ve sanatçıların da katılımıyla Sultangazi Gazi Şehir Parkı’nda yapılması planlanan Madımak Katliamı protestosu ve katledilen canları anma etkinliği Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklandı. Kaymakamlığın ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla anmayı yasakladığını belirten Alevi kurumları, 24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde anmayı yapacaklarını  duyurdu. 

2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nde gerici-faşist kalabalıklar tarafından yakılarak katledilen 33 canı anmak için 24 Haziran Cumartesi günü Gazi Şehir Parkı’nda yapılmak istenen anma Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklandı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği/Gazi Şehitleri Cemevi, Alevi Kültür Derneği/Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği/Karayolları Cemevi
Habibler Cemevi yönetici ve üyelerinin yapmak istediği etkinliğin yasaklanması tepki çekti.

Alevi kurumları kaymakamlığın yasaklama kararına ilişkin bugün PSAKD-Gazi Şehitleri Cemevi’nde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, kaymakamlığın ‘Grup Yorum katılabilir’ iddiasıyla anmayı yasakladığı belirtilirken, anmanın 24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacağı açıklandı.

4 Alevi kurumu adına PSAKD/Gazi Şehitleri Cemevi Şube Başkanı Ferhat Aktaş’ın okuduğu açıklama şöyle:

“Sivas Madımak Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçti. İnsanlığa karşı işlenen bir suç olarak tasarlanan ve gerçekleşen katliamda aralarında yazar, sanatçı, gazeteci ve dernek çalışanlarının bulunduğu 33 canımızı yitirdik. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen, dönemin Kültür Bakanlığı ve Sivas Valiliği tarafından desteklenen ‘’Pir Sultan Abdal Geleneksel Kültür Etkinliği’’ kapsamında, duyurusu yapılan programa katılmak üzere Sivas şehir merkezine giden canlarımız, 2 Temmuz Cuma günü camilerden çıkarak harekete geçen, gözlerini kin ve nefret bürüyen, Alevi-Kızılbaş düşmanlığıyla dolduruşa getirilen gerici-faşist güruhların hedefi oldu.

2 Temmuz 93’te Sivas’ın cadde ve sokaklarını saatlerce süren linç saldırılarına konu eden gerici-faşist saldırganlar, dönemin iktidar ve düzen partileri sözcülerinin dillerine pelesenk ettiği gibi ‘’tahrik’’ nedeniyle değil, daha önceleri de acı bir şekilde deneyimlediğimiz Maraş ve Çorum katliamlarında yaşandığı gibi, egemen güçlerin himayesi altında tertiplenen, arka plan hazırlığı olan ve siyasal İslamcı odakların kullanıldığı katliam için harekete geçirildiler.
Türkiye’de egemen güçlerin çıkarları doğrultusunda varlık gösteren siyasal İslamcıların tarihi kendilerini Alevilere, demokratik güçlere ve sola karşı kullandırmanın tarihidir. Bugün iktidara taşınmaları da işbirlikçi bu rolleri neticesinde mümkün olmuştur.

Hatırlanacağı gibi; 2 Temmuz 93’te Alevileri katletmek için sokakları dolduran gericiler; ‘’Kahrolsun laiklik, Yaşasın şeriat, Müslüman Türkiye, Şeytan Aziz vb. ‘’ sloganlar atarak Madımak Oteli ile Hükümet Konağı’nın da bulunduğu noktayı kuşatmıştı. Alevilikle ilişkilendirdikleri her şeyi yakıp yıkma histerisiyle şehir merkezinde terör estiren gericiler, Pirimiz Pir Sultan Abdal’a benzettikleri, Kültür Bakanı tarafından açılışı gerçekleştirilecek olan ‘Ozanlar Anıtını’ yerinden sökerek caddelerde sürüklemiş, çığlık çığlığa naralar atarak heykeli parçalara ayırmışlardı. Sivas’ın üzerine yakın tarihin görebileceği en insanlık dışı katliamın karanlığı çökmüştü.

Katliam için Madımak Oteli’ni çevreleyen gerici-faşist kalabalık ‘’Yak, yak’’ diye birbirlerini galeyana getirmiş, saatlerce oteli taş yağmuruna tutmuştu. Ve bu saldırganlara saatlerce tek bir müdahale de bulunulmadı. Havanın kararmaya başlamasıyla birlikte atılan taşlar yerini elden ele taşınan benzin bidonlarına bıraktı. Karar verilmişti. Canlarımız ateşe verdikleri Madımak Oteli’nde yakılarak katledilecekti. Önce otel önünde park halindeki arabalar tutuşturuldu sonra otelin içi. Dakikalar içinde alevler binayı sardı. Otelin koridorlarını kapkara bir duman kapladı. Yaklaşık 8 saat süren, kitlesel vandallığın tavan yaptığı saldırısı neticesinde, 33 canımız yaşamını yitirdi ve 51 canımızda yaralı olarak katliam yerinden çıkabildi.

“DÖNEMİN SİYASİ SORUMLULARI SEYİRCİ KALDI”

Dönemin siyasi sorumluları seyirci kaldıkları katliamın dumanı daha soğumadan durdukları yeri özetleyen ibretlik şu açıklamaları yapacaktı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.” Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Olay münferittir. Ağır tahrik var.’’

Madımak Katliamı sonrası açılan yargılama süreçleri de katliam emrini veren asıl faillerin korunduğu, otelin önüne kitleyi yönlendiren provokatörlerin yakalanamadığı ve sadece katliama iştirak eden 33 tetikçinin ‘ceza’ aldığı bir davaya konu edildi. Ceza alan sanıkların bir bölümü de peyderpey salıverilmiştir. Son kertede katliam davası zaman aşımına uğratıldı. Halihazırda firari birkaç sanık hakkında açılan dava ise duruşmalar ileri bir tarihe ertelenerek aynı akıbete uğratılmak isteniyor. Ayrıca katillerin müdafiiliğini üstlenen siyasal İslamcı avukatlar sonraki yıllarda iktidar partilerinde bakan, milletvekili, belediye başkanı ve bürokrat yapılarak adeta ödüllendirildi.

Unutulmamalıdır ki; Pirimiz Pir Sultan Abdal gibi darağacına da çekilsek, 33 can gibi ateşte de yakılsak türap eyledik cümle varlığımızı yol aşkına. Sivas’ta katliam için toplananlar, bastıramadıkları tarihsel korkuların esiri haline getirilen güruhlar Muaviye zihniyetinin, Hınzır paşaların ardıllarıydı.

Yangın kavursa da bedenleri, rüzgâr savursa da küllerini, susturamadıkları sesimiz, ateşin közünde dile gelerek özge yüreklerde yankısını bulmaya devam etti. Tarihimiz tanıktır; hakikati çağıran sesimizin bendine sığmayan birikimlerine. Hak aşkına, ‘gerçeğin demine hû’ diyen ve davamıza niyaz eden canlarımız, sesimiz olup kanlarıyla tarihe yazdılar, eşitlik adına ödediğimiz bedelleri.

“ALEVİLERİN BİR ARAYA GELMESİNDEN RAHATSIZLIK DUYUYORLAR”

Madımak Oteli’nde ateşte semaha duran canlarımız, asırlar boyu devam eden insanlık davasının şehitleridir ve her biri onurun simgesi oldu.

Sivas Madımak Katliamı’nın 30. yılında Alevi kurumları olarak Türkiye genelinde örgütlenen anma programlarından birini de Sultangazi ilçesinde Gazi Mahallesi’nde gerçekleştirmek için Cemevleri olarak bir araya geldik ve 24 Haziran Cumartesi günü Gazi Şehir Parkı’nda anma etkinliğimizi düzenlemek için çalışmalara başladık. Anma etkinliğimizin sorunsuz bir şekilde yapılabilmesi adına da izin ve yer tahsisi için gerekli kurumlara başvurularda bulunduk. Afiş, pankart, el ilanı, davetiye, kapı ve sokak çalışmalarıyla katliam anmasına katılım açısından duyarlılığı büyüten hazırlık faaliyetlerimiz oldu. Halkımızın Gazi Şehir Parkı’ndaki anma etkinliğine yoğun katılım göstereceği anlaşılmış olmalı ki Alevilerin bir araya gelmesinden rahatsızlık duyanlar ‘nasıl engelleriz’ diyerek gerekçeler üretme arayışı içine girmişler. Dün Madımak Oteli’ni kuşatanlar bugün Gazi’yi kuşatmıştır. Onlara şu hatırlatmada bulunmak isteriz; ‘’Zalime biat eden zalimden beterdir’’ diyen İmam Hüseyin’in, ‘’Siz de Şah diyeni öldürürlerse, ben de bu yayladan Şah’a giderim’’ diyen Pir Sultan Abdal’ın, zulme başkaldırarak huruç eyleyen Kalender Çelebi’nin takipçileriyiz. Baskı, yasak, saldırı bizi yolumuzdan, şehitlerimizi anmaktan alıkoyamaz.

“ANMAYA TAHAMMÜLSÜZLÜK, VAR, ÇİRKİN YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ”

Gazi Şehir Parkı’nda düzenleyeceğimiz, aralarında sanatçı, yazar ve Alevi kurum temsilcilerinin bulunduğu, deyişlerimizin okunacağı ve semahlarımızın dönüleceği anma etkinliğimiz, Sultangazi Kaymakamlığı tarafından yasaklanmıştır. Aldıkları yasaklama kararında; kendi kurgu dünyalarında biz Alevileri ve Cemevlerimizi çeşitli örgütlerle ilişkilendiren, anmaya tahammülsüzlüğü bariz ifadelerle yansıtan, kayda değer bir gerekçe ortaya koyamadıklarından olsa gerek kendi ifadeleriyle ‘’teyide muhtaç’’ ibaresiyle yasaklamaya kılıf üreten malum bir tutumla karşı karşıyayız. Cemevlerimizin inançsal, sosyal ve demokratik faaliyetlerini çarpıtmak, kriminalize eden ithamlarda bulunmak kimsenin haddine değildir ve bu çirkin yaklaşımı asla kabul etmiyoruz.

ANMA PROGRAMINDA GRUP YORUM YER ALMIYOR!

Kaymakamlığın yasaklama kararında somut bir gerekçe olmadığı için ‘müneccimlik’ vakası söz konusudur. Birazdan basın emekçileriyle de örneğini paylaşacağımız yasaklama tebligatında geçtiği gibi; “Grup Yorum’un sahne alabileceği şeklinde teyide muhtaç bilgiler elde edilmiş.’’ Aynen böyle yazılmış. Haftalar öncesinden açık tüm mecralarda duyurusunu yaptığımız anma programımıza katılan sanatçılar arasında Grup Yorum yer almıyor. Kendileri açısından da bu durum bilinmesine rağmen ‘ya katılırsa’ diyerek bir nevi göle maya çalmaya çalışmışlar. 2 Temmuz Sivas şehitlerini anma etkinliğimiz etkinlikte yer almayan muhalif müzik grubu Grup Yorum ‘’katılabilir’’ iddiasıyla yasaklanmıştır. İbretlik, pes dedirten ve kurgu bocalayan bu yasakçı anlayışı kınıyoruz. Halkın sanatını yapanlardan korkuyorlar, deyişlerimizi söylememizden rahatsızlık duyuyorlar, katliamları unutmadığımızı-unutturmayacağımızı göstermemizi engellemek için güncelde yaşadığımız gibi yasaklamalara başvuruyorlar. Son olarak günümüz koşullarında da Hınzır paşa olmaya heveslenenlere, Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın şu sözleriyle sesleniyoruz; “Ben Musa’yım sen Firavun, ikrarsız şeytan-ı lain, üçüncü ölmem bu hain, Pir Sultan ölür dirilir.”

“ANMA AKD-SULTANGAZİ PİR SULTAN ABDAL CEMEVİNDE YAPILACAK”

30. yılında Sivas Madımak şehitlerini anma etkinliğimiz yasaklama kararından kaynaklı olarak Gazi Şehir Parkı’nda yapılamayacak. Tüm canlarımızı 24 Haziran Cumartesi günü (yani yarın) saat: 17.00’da AKD-Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevine çağırıyoruz. Gazi-Son Durak bölgesindeki Cemevimizin bahçesinde deyişlerimiz ve semahlarımızla Sivas şehitlerini anacağız. Davamız şeriata, yobazlığa karşı insanlık davasıdır. Gelin canlar bir olalım!”

PİRHA/İSTANBUL

İLGİLİ HABER

> Alevilerin, Gazi Şehir Parkı’nda yapacağı Madımak anmasına kaymakamlık yasağı

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak