Alevi Haber Ajansi

Komisyon raporu Aleviler için ne sundu; Zeynel Abidin Koç yorumladı!-VİDEO

PİRHA – Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı nihai raporu yorumladı. Koç, halkın beklediği sonuç odaklı bir rapor olmadığını belirterek “Alevilerin duygu ve düşüncelerinin hiçbiri, bu rapora yansımadı” dedi.

Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci ardından Mecliste kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını tamamladı. Komisyon, oy çokluğuyla 83 sayfalık nihai raporunu da kamuoyu ile paylaştı.

Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Abidin Koç, Kürt sorununun çözümü konusunda Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporu yorumladı. Koç, halkın beklediği sonuç odaklı bir rapor olmadığının altını çizdi.

“HALKIN BEKLEDİĞİ BİR RAPOR OLMAMIŞ”

“Alevilerin duygu ve düşüncelerinin hiçbiri, bu rapora yansımadı” diyen Koç, “Toplumsal barışın kalıcı zeminini kuracak bir raporla mı karşılaştık?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Net olarak söyleyeyim. Hayır. Yani, halkın beklediği sonuç odaklı bir rapor olmamış. Ama temelde baktığınız zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araya gelip iyi veya kötü bir rapor çıkması da kıymetli. Kıymetli ama raporun içeriğinde hiçbir bir net sonuç yok, tamamen temennilerden oluşmuş bir rapor.”

“NASIL BİR KARDEŞLİKTEN BAHSEDİYORLAR?”

Söz konusu raporda, dinlenen birçok kesimin taleplerine yer verilmedi. Alevi kurumlarının, komisyona katılıp sorunlarını anlatma talebi ise karşılık bulmadı. Ancak buna rağmen raporda Alevilere dair “Bu coğrafyanın Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimleri 10 yıllar boyunca süregelen acıların ve çatışmaların tekrarına rıza göstermemektedir” ifadelerine yer verildi. “Aleviler bir kez daha yok sayıldı” diyen Koç, düşüncelerini şu cümlelerle paylaştı:

“Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan demokratikleşme sorunu içerisinde Alevilerin duygu ve düşünceleri hiçbir şekilde bu rapora yansımadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi sonuçta ‘hepinizi dinlerim ama ben kendi bildiğimi okur, kendi bildiğimi yazarım’ dedi.

Raporun 28. sayfasında zaten deniliyor ki ‘birinin acısının diğerinin huzur getirdiği bir anlayış bizim medeniyetimizde asla tutunamaz. Birlik ve bütünlük sağlanmadıkça bu huzur gelmez. Bu sebeple kardeşlik bağlarımız asli ilkemizdir’.

Biz bunu, bugüne kadar görmedik. Biz bunu 1921’de Koçgiri’de, 1938’de Dersim’de, 1978’de Maraş’ta, 1993’te Sivas’ta görmedik. ‘Kardeşlik’ derken neyi kastediyorlar?

Bu halk zaten hiçbir zaman birlikte yaşama kültüründen size rağmen; yani sizin baskıcı rejimlerinize rağmen vazgeçmedi. Cumhuriyeti örnek alsanız 7-8 defa katliamdan, soykırımdan geçmemize rağmen biz her zaman barışın yanında yer aldık. Ama raporun sadece bir yerinde ‘Alevi’ kelimesi geçmiş. O da çoğulculuğu içine katmak amacıyla… 82 sayfalık raporun içerisinde kesinlikle bir şey yok. Hiçbir talebimiz, rapora nokta kadar bile geçmemiş.”

Komisyon raporunun en tartışmalı kısımlarından biri de “terörsüz Türkiye” vurgusu oldu. Bu söylem üzerinden sürece yaklaşmanın toplumda güvensizlik oluşturduğunu söyleyen Zeynel Abidin Koç, şunları söyledi:

“Türkiye’de insanlar kendilerini tanımlayamıyor! Bu bir terör. İnsanlar istedikleri dili konuşamıyor, kendi dillerinde eğitim alamıyorlar. Bu bir terör. Türkiye’de insanlar, kendi inançlarını ifade edemiyor; işte Alevileri örnek alın. Kendi ibadethanelerine, cemevlerine ‘ibadethane’ denmiyor. Bu bir terör. Terör dediğiniz sadece silahla yapılan bir çatışma değil ki. Bu raporun tek bir hedefi var; Türkiye’de özellikle doğu coğrafyasında yaşanan silahlı çatışmasının bitmesi. Bunun da nasıl biteceğini de ifade etmeyen bir rapor.”

“KOLAY BİR SÜREÇ DEĞİL”

Zeynel Abidin Koç, sürecin ilerleyebilmesi için hangi adımların atılacağının kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı. “Atılacak adımların hiçbiri raporda yazmıyor” diyen Koç, demokratikleşmenin zorunluluk olduğunu anlattı.

“Demokratikleşme adımının bir an önce atılması lazım. Türkiye’deki bütün sorunların temel kaynağı bu. Devletin, eşit yurttaşlığı bir an önce demokratikleşme paketiyle garanti altına alması gerekir. Aksi halde halk, sürece dair her zaman şüpheli kalacaktır. Ancak şunu da söylemek gerekir; kolay bir süreç değil. Bu mücadelenin içerisinde çeşitli siyasal görüşleri olan partiler var. Ve bunların gerçek anlamda bir araya gelip komisyon kurması, gerçi rapor bir hüsran ama bunun oluşturulmuş olması bile kıymetli. Ama bunun devamının gelmesi gerekir. Eğer gelecekse hangi tarihte gelecek? 2026’da mı 2027’de mi yoksa seçimlerden sonra mı? Yoksa ‘seçimlere kadar bu raporla gidelim. Tekrar seçilelim. Sonra bakarız’ mı denilecek. Çünkü net tarihler yok.”

“DEMOKRATİKLEŞMEYİ SAĞLADIĞINIZDA ORTADA SORUN DA KALMIYOR”

Sürecin, “Terörsüz Türkiye” söylemi üzerinden yürüyemeyeceğinin altını çizen Zeynel Abidin Koç, “Siz demokratikleşmeyi halkınız için mi yoksa başkasıyla girdiğiniz pazarlık üzerinden mi yapıyorsunuz?” diye sordu. Devletin yaklaşımının doğru olmadığını söyleyen Koç, şu görüşleri de paylaştı:

“Bir pazarlık yapacak durumda değilsiniz. Yönümüzü demokratikleşmeye dönmek zorundayız. Orta Doğu’daki iktidarlar gibi krallıkla yönetilen bir ülke değiliz. O yüzden bu açıklama çok sakat, mantıksız bir açıklama. Siz, ülkenizdeki bütün demokratikleşme sürecini yerine getirdiğiniz zaman zaten kimse kendine yandaş ve taraf da bulamaz. Siz zaten halkınızın gerekli olan bütün demokratikleşme, özgürlük mücadelesindeki hakları tanıdığınız zaman ortada bir konu kalmıyor. Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde böyle bir yargı var. Mesela bir dava konusuz kalmışsa otomatikman dava kapanıyor. Çünkü konusuz kalmış. Burada da eğer mevcut Türkiye Büyük Millet Meclisi bu kararları bir an önce uygulayıp konuları konusuz bırakırsa otomatikman her şey yerine oturmuş olacak.”

“BİZİ TANIMLAMAYIN!”

Zeynel Abidin Koç, değerlendirmesinin sonunda AKP-MHP iktidarına “Bizi tanımlamayın, bizi tanıyın” uyarısında bulundu. Koç, “Bizim sözümüz dinlenmeden veya komisyona aktarılmadan Alevi sorununun çözüleceğini sanmaları şahsen bizim açımızdan doğru bir yaklaşım değil” diye konuştu.

ErenGÜVEN/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.