Alevi Haber Ajansi

Kete: Biyolojik Alevilerin konumlanmasına hizmet eden paralel ‘Alevi Diyaneti’ kuruluyor

PİRHA- Erdoğan’ın cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanacağını açıklamasını köşesine taşıyan Yeni Yaşam Gazetesi yazarı Zeynel Kete, “Aleviliği bir alt kültür olarak tanımlamak, Alevi inancındaki kültürel direniş hattına ve özgür yaşam kültürüne karşı bir saldırıdır; kontrol ve denetim altına almaktır” dedi. 

Yeni Yaşam Gazetesi köşe yazarı Zeynel Kete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şahkulu Sultan Dergahı’nda temel atma ve toplu açılış töreninde, “Kültür ve Turizm Bakanlığımız kendi bünyesinde kuracağımız Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile muhtarlara, derneklere, federasyonlara bağlı cemevlerinin tamamının yönetimini yürütecektir” açıklamasına dair yazı kaleme aldı.

Zeynel Kete, “Cumhuriyetin 2. Yüzyılında Alevilik” başlıklı yazısında, Erdoğan’ın “Cemevi” kavramını diline almaktan imtina ettiğine dikkat çekerek, “Alevilerin taleplerine ne kadar hakikatçi yaklaşır!” diye sordu.

“ALEVİLİĞİ BİR ALT KÜLTÜR OLARAK TANIMLAMAK, KONTROL VE DENETİM ALTINA ALMAKTIR”

Kete, yazının devamında şunları dile getirdi:

“Osmanlı’dan Cumhuriyet modernitesine devriye olan egemen devlet aklının ajandasında Aleviler “Makbul olmayan” topluluğu oluşturdu, bu bakış açısı hala devam ediyor. Egemen devlet aklında bu bakış açısı sistemin muhalefet ve iktidar partileri açısından devamlılık gösteren hakim anlayış durumundadır.

Özünde bir kültürel direniş olan Alevi kültürünü “Alevi Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na” bağlamak paralel bir “Alevi Bektaşi-Diyanet İşleri Başkanlığı” oluşturmaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlamaktan bir farkı yoktur. Alevilerin Diyanet’e karşı olan reflekslerini gizlemekten öte bir şey değildir. Biyolojik Alevilerin konumlanmasına hizmet eden paralel bir Alevi Diyaneti kuruluyor. Bu hamle bir devlet projesidir.

Alevi toplumu, yaşadığı sorunları aşmanın yolunun resmi zihniyeti aşmaktan geçtiğini bilmelidir. Bir sistemi zihniyetten aşmak demek bu zihniyetin kirinden, pasından, kültüründen kurtulmak demektir. Aleviler “rıza toplumu perspektifini” alternatif hale getirmezlerse kriz ve kaos halini yaşamaktan kurtulamazlar.

Elit, bürokratik, çıkarcı orta sınıfın temsil ettiği bir anlayışın kadroları ile Alevilerin sorunları çözülemez. Düşkünlüğün modernleşmiş alanını genişletilerek Alevilerin sorunları çözülmez. Aslında bu alanda anlamsızlaşmış bir bedenleşme durumu yaşanıyor, bu durumun adı çürümedir…

Aleviliği bir alt kültür olarak tanımlamak, Alevi inancındaki kültürel direniş hattına ve özgür yaşam kültürüne karşı bir saldırıdır; kontrol ve denetim altına almaktır. İktidar İslamının dışında kalan toplumsal kesimi oluşturan Alevi sürekleri Nahak zihniyetin zihin kodlarından uzak durdukları sürece verdikleri ikrara sadık kalırlar, ahlaki ve politik yönlerini korurlar.

Binlerce yıldır iktidarcı anlayışların baskı ve zulmüne rağmen Alevi kültürü bugünlere nasıl gelmiştir?  Bunca katliamlara rağmen toplumsallığını nasıl inşa etmiştir? Dilini, kimliğini, kültürünü, kavramlarını nasıl korumuştur? “Yok edilme” haline karşı, “var olma” halini nasıl inşa etmiştir? Gelinen aşamada Alevilerin “Diyanet kapatılsın” söyleminin bir süre sonra “Cemevleri kapatılsın” şekline dönüşmesi süreci çok uzak değildir.”

(HABER MERKEZİ)

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak