PİRHA- Bu coğrafyada herkes her şeyin sahibi olabilir ama Kürtler ne Irak’ta ne Suriye’de ne İran’da ne de Türkiye’de hiçbir şeyin sahibi olamazlar yaklaşımın hâkim olduğunu belirten Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, “Bir taraftan İmralı üzerinden barış görüşmeleri yapılırken diğer taraftan Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar yapılıyorsa bunun barışla ilgili yapılan tüm çalışmaları boşa çıkarma hamlelerinden başka bir şey değildir” dedi.
Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter grupların Halep kentindeki Kürt ve Süryani mahallelerine dönük saldırılarında yüzlerce yurttaş katledildi. Ailelerinden koparılıp gözaltına alınan yüzlerce gençten ise haber alınamıyor.
Kürtlere yönelik saldırılarıyla ilgili olarak Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, PİRHA’ya açıklamada bulundu.
“SURİYE’DE YAŞANAN TÜM KATLİAMLARIN SEBEBİ ULUSLARARASI GÜÇLERİN ÇIKARLARI”
Suriye’deki tüm yaşananların önceden hazırlanmış uluslararası bir plan dolduğunu belirten Çiçek, “Bugünkü cihatçı olan örgütün başı olan kişi Şam’da iktidara oturtuldu. Suriye’de yaşanan diğer haklar açısından zaten iyimser bir durum yoktu, olamazdı da. Çünkü bunların yaptığı katliamlar, soykırımlar, mala mülke çökmeler, bunlar hep zaten yaşanıyordu ama bu yaşanan süreçte de devam edeceğin işaretleri de vardı. Özellikle, Dürzülerin, Kürtlerin ya da Alevilerin büyük bir beklentileri yoktu” şeklinde ifade etti.
“ALEVİLER VE DÜRZİLER KÜRTLER GİBİ ÖRGÜTLÜ OLMADIKLARI İÇİN SOYKIRIMA UĞRUYORLAR”
Alevilerin kendi bölgelerinde örgütlü olmadıklarını vurgulayan Çiçek, “Aleviler örgütlü olmadığı için sahil bölgesi Lazkiye, Tartus, Hama bölgesinde geçen yıl bir soykırıma uğradılar. Çünkü rejim değiştikten sonra elinde kendilerini koruyabilecek ne bir silah nede bir malzeme vardı olanları da teslim ettiler. Ona rağmen bu katliamdan kurtulamadılar ve on binlerce insanı soykırımdan geçirdiler. Hala da o soykırım devam ediyor” diyerek yaşanacak katliamlara dikkat çekti.
Kemal Çiçek, gelinen süreçte yaşanan baskıya ve katliamlara dayanamayan Alevilerin sokağa çıkma cesareti gösterdiklerinin altını çizerek, Suriye’de yaşayan Aleviler açısından bu karşı çıkışın önemli olduğunu söyledi.
“ULUSLARARSI GÜÇLER KÜRTLERİN STATÜ SAHİBİ OLMASINI İSTEMİYORLAR”
Halep’te yaşanan saldırılara dikkat çeken Çiçek, bu saldırıların Türkiye’de yayyın yapan medya tarafından ele alınış biçimini değerlendirdi.
Türkiye’de medyaya bakıldığın da sözde muhalif medya diye bilinen Halk ve Sözcü TV’nin de ana akım medya ile aynı haberleri yapmakta olduğunu özellikler vurgulayan Çiçek, Kürtlere karşı birlik olumuş ve aynı cephede görev yaptıklarını belirtti.
Bu coğrafyada herkes her şeyin sahibi olabilir ama “Kürtler ne Irak’ta, ne Türkiye’de, ne Suriye’de, ne de İran’da hiçbir şeyin sahibi olamazlar” yaklaşımın hâkim olduğunun altını çizen Çiçek, “Tüm çalışmalar bunun üzerine. Şimdi bir taraftan İmralı üzerinden barış görüşmeleri yapılıyor. Sonuçta baktığımızda barışla ilgili yapılan tüm bu çalışmaların bence geçersiz oldu” dedi.
Yapılması gerekenin Suriye’de Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, laik ve liberal Arapların birlikte hareket ederek aslında Şam üzerinde ve uluslararası düzeyde bir baskı oluşturması gerektiğine işaret eden Çiçek, “Bu yapılırsa bugün bu saldırılar son bulabilir. İşte tam saldırıların yapıldığı dönemde Avrupa Birliği’nde heyetin Şam’ı ziyaret ettiği çok açık net görüyor ki burada hangi anlaşmalar yapıldı. Hangi tavizler koparıldı?” diye sordu.
“KAZANAN İSRAİL OLDU”
Bu toplantılarda ne yaşandığının çok bilinmediğini belirten Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, konuşmasının devamında şunları belirtti:
“Görünen o ki bir şeylerin karşılığında Halep operasyonuna müsaade edildiği ve aynı zamanda işte Suriye ile İsrail arasında bazı anlaşmaların yapıldığıdır. Kamuoyuna yansıdı bunlar. Aslında Suriye’nin denetimi bugün İsrail’in denetiminde olacağı çok açık ve net olarak görülüyor.
Askeri anlamda neyin yapılacağı, tarımda, ekonomide hangi kararları vereceğini İsrail’in belirleyeceği çok açık gözükmektedir. Türkiye yıllardır İsrail düşmanlığı üzerinden Suriye’de ciddi anlamda selefi örgütleri destekledi, büyüttü. Sonuçta kazanan bence İsrail oldu. İsrail bir fiil savaşın içine girmeden tüm kazanımları elde etti. Bize ülkemize ise gelen göçmenler ekonomik yükü kaldı.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.