Alevi Haber Ajansi

Karakoçanlı kadınlar, Kadın Konferansı’nda buluştu: Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır!-VİDEO

PİRHA – KAR-DEF tarafından düzenlenen kadın konferansında şiddetin türleri ve kadınların hakları konusunda sunumlar yapıldı. 2025 yılında katledilen Sinem Çeşim cinayetini de gündemleştiren kadınlar, “işlenen bu ağır suçun takipçisi olacağımızı; kadına yönelik şiddetin karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.

Video eklenecek.

Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) tarafından düzenlenen konferansta kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve aile içi sağlıklı iletişim konularında sunumlar yapıldı.

Karakoçan Sarıbaşak Köy Derneğinde yapılan buluşmaya, kadın yurttaşların ilgisi yoğun oldu. KARDEF Kadın Meclisinin organize ettiği konferansın açılış konuşmasını Reşan Bozdoğan yaptı. Konferansın moderatörlüğünü ise Helin Akyol yürüttü. Kadın alanında çok sayıda örgütün mücadele yürüttüğünü belirten Akyol, KADES uygulamasının önemine değindi. Akyol, “Mor Çatı örgütünün, kadınların her zaman yanında olduğunu bilmemiz gerekir. Yanlız olmadığımızı bilmek, şiddet döngüsünü kıran en önmli husus” diye belirtti.

Programın ilk konuşmacısı Uzman klinik Psikolog Ayla Helin Çelik, ‘Şiddetin ve istismarın psikolojik boyutunu” değerlendirdi. Cinsel istismarın sadece fiziki temasla olmayacağının altını çizen Çelik, şu bilgileri paylaştı:

“İstismar travmatik bir etki yarattığı için psikolojik etkikeri de oluyor. Örneğin tetikte olma hali olur. Dış dünyayı tehlikeli görürler. Utanç ve suçluluk duyqrlar. Faili suçlamak yerine kendilerine yönelik bir durum oluşuyor. İstismarı önlemenin en derin çözümü, toplumsal etkidir. İstismarı kabullenmek çok önemlidir. ‘Acaba yanlış mı anladım, abartıyor muyum?’ denilmemeli, yaşadıklarımızı çevremizdekilerle paylaşmalıyız. Okullarda rıza ve sınır eğitiminin verilmesi de gerekir.

‘Senin o saatte orada ne işin vardı? Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ sözlerini duyuyoruz. Etiketlenme korkusu sebebiyle de susuyor, savunmuyoruz. Okullarda, derneklerde, işyerlerinde bu yönlü eğitimler verilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.”

ŞİDDETE UĞRAMA TEHLİKESİ OLDUĞUNDA YAPILACAKLAR!

Avukat Alev Çelik ise kadına yönelik şiddet sonrasında hukuki anlamda ne yapılabileceği konusunda bilgi verdi. Psikolojik şiddetin de bir suç türü olduğunu söyleyen Çelik “Kadının temel ihtiyaçlarının erkek tarafından karşılanmaması da bir şiddettir” dedi.

6284 Sayılı Kanunun çok önemli olduğunu belirten Çelik, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Şiddete uğrama tehlikeniz olduğunda dair kolluğa, savcılığa gidip koruma talep edebilirsiniz. Kanun, ‘Kadının beyanı esastır’ diyor. Delil istenmiyor yani. Ancak en ufak bir şiddet durumunda dahi kanıt için darp raporunun alınması çok önemli. Umuyorum toplumun bilinçlenmesiyle bu sorun azalır.”

AİLE İÇİ İLETİŞİMİN ÖNEMİ!

Klinik Psikolog Oya Eray ise ‘Aile içi iletişim’ konusunda sunum yaptı. Aile içinde iletişimi en çok zorlayan dört davranışın olduğunu söyleyen Eray “Sürekli yargılanma ve eleştirme, Savunmaya geçme ve karşılık verme, Küçümseme ve alay etme, Duvar örme, susma ve iletişimi kesme” başlıklarını detaylandırdı.

Şiddetsiz iletişim dili kurmanın önemine değinen Eray, “Duyguları ifade etmek, iletişim dilini geliştirmek önemli. Göz teması kurmak, duygular hakkında konuşabilmek de çok önemli. Çünkü biz hep duyguları bastırılan taraftayız. Bir yetişkin öyle ya da böyle sözel iletişimi sağlayabilir ama çocuklar, istismar ve şiddeti anlatmada zorluklar yaşıyorlar. Kimse, çocuğunuza izinsiz dokunup, sarılamaz” diye belirtti.

“BU SUÇUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Programın sonunda, ‘erkek arkadaşı’ tarafından Nisan 2025’te katledilen Sinem Çeşim için basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Sevgi Pilten okudu. Sinem Çeşim’in katilinin halen bulunamadığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kadına yönelik şiddet, bireysel bir öfke ya da münferit bir suç değil; yaşam hakkını hedef alan, insan onurunu yok sayan ve toplumsal adalet duygusunu zedeleyen ağır bir insan hakları ihlalidir. Sinem Çeşim’e yönelik gerçekleştirilen vahşet, bu gerçeği bir kez daha acı biçimde gözler önüne sermiştir.

Bu olay, yalnızca bir kadının maruz kaldığı şiddet olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda, kadınların korunmasına yönelik hukuki mekanizmaların etkinliği, caydırıcılık sorunu ve cezasızlık algısı açısından da ciddi bir sorgulamayı zorunlu kılmaktadır.

Kadına yönelik şiddetin her geçen gün daha ağır sonuçlarla karşımıza çıkması, önleyici ve koruyucu tedbirlerin yetersiz kaldığını göstermektedir. Şiddet yalnızca uygulandığı anda değil; önlenmediği, görmezden gelindiği ve cezalandırılmadığı her durumda yeniden üretilmektedir.

Sinem Çeşim’e yönelik bu insanlık dışı saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu vahşetin unutulmaması, normalleştirilmemesi ve cezasız bırakılmaması gerektiğini kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz. Sorumluların, hukukun öngördüğü en ağır yaptırımlarla cezalandırılması; adaletin gecikmeksizin ve eksiksiz şekilde tesis edilmesi temel talebimizdir.

Kadına yönelik şiddet karşısında sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır.

Sinem Çeşim’e yönelik işlenen bu ağır suçun takipçisi olacağımızı; kadına yönelik şiddetin karşısında durmaya, kadınların yaşam hakkını savunmaya ve bu alandaki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.