PİRHA – KCDP ve Gaziantep Demokratik Kadın Platformu’nun İranlı ve Rojavalı kadınlar için Balıklı Meydanı’nda yaptığı açıklamada, Rojava’daki kadın devriminin ve kadınların yaşam haklarının sistematik bir şekilde hedef alındığı vurgulandı.
KCDP (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu) ve Gaziantep Demokratik Kadın Platformu tarafından, Balıklı Meydanı’nda İranlı ve Rojavalı kadınlar için basın açıklaması yapıldı. “Jin, jiyan, azadi”, “Rojava’ya uzanan eller kırılsın”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganlarının atıldığı açıklamanın basın metnini, KCDP Temsilcisi Tuba Aşık ve Gaziantep Demokratik Kadın Platformu Temsilcisi Mihriban Arslan okudu.
“BEDENLERİMİZ HAKKINDA KARAR VERMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİL”
“İran’da direnen halk, direnen kadınlar katlediliyor” diyen Aşık, yaklaşık bir haftadır yaşanan internet ve telefon hatlarının, elektrik kesintilerinin bilinçli bir karartma olduğunu vurguladı. İletişimin tamamen kesildiği bu süreçte İran’daki ölü sayısının hızla arttığını belirten Aşık şunları söyledi:
“Kadınlar, gençler, direnenler öldürülüyor. Kaç kişinin öldürüldüğünü bile bilmiyoruz, çünkü rejim gerçeği saklıyor. Biz burada İran’daki yoldaşlarımızın sesi olmak için toplandık. Direnişlerinde yanlarındayız. Bedenlerimiz hakkında karar vermek kimsenin haddi değil.”
“ROJAVA’DAKİ KADIN DEVRİMİ HEDEF ALINIYOR”
Erkek egemen zihniyetin yalnızca İran’a özgü olmadığının altını çizen Aşık, Rojava’ya yönelik saldırılar hakkında “Aynı erkek egemen zihniyet, Rojava’daki kadın devrimini hedef alıyor. Kadınların öz savunmasına, eşitliğine ve özgür yaşamına saldırıyor. İran’da kadınları öldürenlerle, Türkiye’de kadın ölümlerini aklayanlar, Rojava’daki kadın kazanımlarını bombalayanlar aynıdır” dedi.
“ALEVİ KADINLAR KAÇIRILIYOR”
Suriye’de cihatçı çetelerin Alevilere yönelik saldırılarında kaçırılan kadınlara dikkat çeken Mihriban Arslan da şunları söyledi:
“Suriye’de ise cihatçı yapılar eliyle özellikle Alevi halkına yönelik mezhepçi saldırılar sürmektedir. Bu saldırılar, Alevi kimliğini yok etmeyi hedefleyen gerici ve erkek egemen bir şiddet politikasının parçasıdır. Alevi kadınlar kaçırılmakta, tehdit edilmekte, kamusal yaşamdan silinmek istenmektedir. Kadınların bedenleri burada da savaşın ve mezhepçi nefretin hedefi haline getirilmektedir.”
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI HEDEF ALINIYOR”
Kadınların Türkiye’de de erkek şiddeti, cezasızlık politikaları ve kadın düşmanı devler politikaları arasında yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Arslan, İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kadın cinayetlerinin artışının, nafaka ve kazanılmış haklara yönelik saldırıların kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde hedef alındığını gösterdiğini söyledi.
PİRHA/ANTEP
Yoruma kapalı.