Alevi Haber Ajansi

İSİG Meclisi Raporu: 2025’te 2105 işçi öldü, iş cinayetleri rejimi derinleşiyor!

PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2105 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi döneminin ardından kaydedilen en yüksek işçi ölümü olarak dikkat çekti.

İSİG Meclisi, yaşanan tabloyu yıllardır dile getirdikleri “olağanlaştırılmış iş cinayetleri rejimi”nin sonucu olarak değerlendirdi. Raporda, çalışma koşullarının ağırlaştığı, sömürünün derinleştiği ve işçi ölümlerinin tekil kazalar değil; devlet aygıtı, yargısal-idari mekanizmalar, üretim ilişkileri ve sermaye birikim modeliyle doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.

Kamu ya da özel sektör, güvenceli ya da güvencesiz çalışma, çocuk, yaşlı, yerli ya da göçmen ayrımı olmaksızın iş cinayetlerinin mekân ve zaman boyutunda yoğunlaştığına dikkat çekildi.

PANDEMİ SONRASI EN YÜKSEK ÖLÜM SAYISI

Rapora göre 2025 yılı, pandemi sonrasında işçi ölümlerinin en fazla yaşandığı yıl oldu. İş cinayetlerinin yalnızca işyeri önlemleriyle durdurulamayacak bir aşamaya geldiği belirtilirken, çok katmanlı ve çok boyutlu bir olguya dönüştüğü ifade edildi.

İSİG Meclisi, mücadelesinin yalnızca kayıt tutmakla sınırlı olmadığını, iş cinayetlerinin emek hareketinin temel mücadele başlıklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti.

ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ ALARM VERİYOR

İSİG Meclisi’nin ulusal basın ve sahadan gelen bildirimlere dayandırdığı verilere göre 2025 yılında her gün en az 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölümlerin yüzde 67’si ulusal basına yansırken, yüzde 33’ü işçilerin yakınları, sendikalar, mesai arkadaşları ve yerel kaynaklar aracılığıyla tespit edildi.

Raporda en çarpıcı başlıklardan biri çocuk işçiliği oldu. 2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu rakam, İSİG Meclisi’nin bugüne kadar tespit ettiği en yüksek çocuk işçi ölümü olarak kayıtlara geçti.

İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin kitleselleşmesinin temelinde yoksullaştırma politikaları ve eğitim sisteminin çökertilmesi olduğunu vurguladı. Özellikle MESEM uygulamalarıyla çocukların eğitim adı altında ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürüldüğü ifade edildi.

EN ÇOK ÖLÜM İNŞAAT, TARIM VE TAŞIMACILIKTA

2025 yılında iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı işkolları inşaat, tarım ve taşımacılık oldu. Bu üç işkolu toplam ölümlerin yüzde 56’sını oluşturdu. İnşaatlarda yüksekten düşme ve göçükler, tarımda güvencesiz çalışma ve taşımacılıkta uzun çalışma saatleri ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldı.

Deprem bölgelerinde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerinde ise son üç yılda en az 289 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Rapora göre 2025 yılında hayatını kaybeden işçilerin yüzde 97’si sendikasızdı. İSİG Meclisi, bu tabloya dayanarak iş cinayetlerini önlemenin temel yolunun işçi örgütlülüğü ve işçi denetimi olduğunu vurguladı.

2025 yılında en az 91 göçmen/mülteci işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerin yarısını Suriyeli ve Afgan işçiler oluşturdu. Raporda, savaşlar ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalan işçilerin en güvencesiz alanlarda çalıştırıldığına dikkat çekildi.

İSİG MECLİSİ’NDEN MÜCADELE ÇAĞRISI

İSİG Meclisi, raporun sonunda iş cinayetlerinin kader olmadığını vurgulayarak; çocuk işçiliğiyle mücadele, güvenceli çalışma, sendikal örgütlenme ve insanca yaşam koşulları için ortak mücadele çağrısı yaptı.

“İş cinayetleri durdurulabilir” diyen İSİG Meclisi, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında İSİG talebiyle direnen tüm işçileri selamladı.

HABER MERKEZİ

PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2105 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi döneminin ardından kaydedilen en yüksek işçi ölümü olarak dikkat çekti.

“Olağanlaştırılmış İş Cinayetleri Rejimi”

İSİG Meclisi, yaşanan tabloyu yıllardır dile getirdikleri “olağanlaştırılmış iş cinayetleri rejimi”nin sonucu olarak değerlendirdi. Raporda, çalışma koşullarının ağırlaştığı, sömürünün derinleştiği ve işçi ölümlerinin tekil kazalar değil; devlet aygıtı, yargısal-idari mekanizmalar, üretim ilişkileri ve sermaye birikim modeliyle doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.

Kamu ya da özel sektör, güvenceli ya da güvencesiz çalışma, çocuk, yaşlı, yerli ya da göçmen ayrımı olmaksızın iş cinayetlerinin mekân ve zaman boyutunda yoğunlaştığına dikkat çekildi.

Pandemi Sonrası En Yüksek Ölüm Sayısı

Rapora göre 2025 yılı, pandemi sonrasında işçi ölümlerinin en fazla yaşandığı yıl oldu. İş cinayetlerinin yalnızca işyeri önlemleriyle durdurulamayacak bir aşamaya geldiği belirtilirken, çok katmanlı ve çok boyutlu bir olguya dönüştüğü ifade edildi.

İSİG Meclisi, mücadelesinin yalnızca kayıt tutmakla sınırlı olmadığını, iş cinayetlerinin emek hareketinin temel mücadele başlıklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti.

2025’te Her Gün En Az 6 İşçi Öldü

İSİG Meclisi’nin ulusal basın ve sahadan gelen bildirimlere dayandırdığı verilere göre 2025 yılında her gün en az 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölümlerin yüzde 67’si ulusal basına yansırken, yüzde 33’ü işçilerin yakınları, sendikalar, mesai arkadaşları ve yerel kaynaklar aracılığıyla tespit edildi.

Çocuk İşçi Ölümleri Alarm Veriyor

Raporda en çarpıcı başlıklardan biri çocuk işçiliği oldu. 2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu rakam, İSİG Meclisi’nin bugüne kadar tespit ettiği en yüksek çocuk işçi ölümü olarak kayıtlara geçti.

İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin kitleselleşmesinin temelinde yoksullaştırma politikaları ve eğitim sisteminin çökertilmesi olduğunu vurguladı. Özellikle MESEM uygulamalarıyla çocukların eğitim adı altında ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürüldüğü ifade edildi.

En Çok Ölüm İnşaat, Tarım ve Taşımacılıkta

2025 yılında iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı işkolları inşaat, tarım ve taşımacılık oldu. Bu üç işkolu toplam ölümlerin yüzde 56’sını oluşturdu. İnşaatlarda yüksekten düşme ve göçükler, tarımda güvencesiz çalışma ve taşımacılıkta uzun çalışma saatleri ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldı.

Deprem bölgelerinde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerinde ise son üç yılda en az 289 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Sendikasızlık Ölüm Getiriyor

Rapora göre 2025 yılında hayatını kaybeden işçilerin yüzde 97’si sendikasızdı. İSİG Meclisi, bu tabloya dayanarak iş cinayetlerini önlemenin temel yolunun işçi örgütlülüğü ve işçi denetimi olduğunu vurguladı.

Göçmen İşçiler ve Görünmeyen Ölümler

2025 yılında en az 91 göçmen/mülteci işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerin yarısını Suriyeli ve Afgan işçiler oluşturdu. Raporda, savaşlar ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalan işçilerin en güvencesiz alanlarda çalıştırıldığına dikkat çekildi.

İSİG Meclisi’nden Mücadele Çağrısı

İSİG Meclisi, raporun sonunda iş cinayetlerinin kader olmadığını vurgulayarak; çocuk işçiliğiyle mücadele, güvenceli çalışma, sendikal örgütlenme ve insanca yaşam koşulları için ortak mücadele çağrısı yaptı.

“İş cinayetleri durdurulabilir” diyen İSİG Meclisi, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında İSİG talebiyle direnen tüm işçileri selamladı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.