Alevi Haber Ajansi

‘İran’da çözüm ne emperyalist müdahale ne İran molla rejimidir. Çözüm halkların ortak mücadelesidir!’-VİDEO

PİRHA- ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dair konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren, “Ne Amerika emperyalizmi, ne İsrail Siyonizm’i, ne de İran’daki molla rejiminin bölge insanına, dünya halklarına verebileceği hiçbir şey yoktur. Özgürlük, demokrasi, barış bunlar için sadece birer söylemden ibarettir. Bunu başaracak olan bölgenin halklarıdır” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eren, savaşa dair denklemlerin çok fazla olduğunu, bu denklemin içerisinde sadece Amerika, İsrail, İran, Katar ve Irak’ın olmadığını, bu denklemin içinde Çin, Rusya, Kore ve Pakistan’ında olduğunu söyledi.

“ABD VE İSRAİLİN İRAN’A YÖNELİK MÜDAHALESİ BEKLENİYORDU”

Emperyalist blok ve siyonist İsrail’in Ortadoğu’ya demokrasi ve özgürlük getirmesi gibi bir hayalin mümkün olmadığını belirten Eren, “Böyle bir gerçekliğin olmadığını bunu örnekleriyle Suriye’de, Irak’ta, daha önce Libya’da, birçok yerde gördük. O açıdan savaşın karakteristik özelliği daha çok bir petrol enerji ve tahakküm savaşı olarak şekilleniyor. Bu noktada bizim için çok şaşırtıcı bir hamle ve müdahale olmadı” dedi.

“ABD VE İSRAİL’İN AMACI SAVAŞI İRAN’DAN SONRA DİĞER ÜLKELERE SIÇRATMAK”

Savaşın nereye evirileceği, nasıl bir sürece gireceği konusunda birçok tahminin var olduğunu ifade eden Eren, “ABD ve İsrail bu noktada kara harekâtı da düşünüyor. Tabii ki İran’a bir kara harekâtı bir Suriye’deki, bir Irak’taki gibi olmayacaktır. İran’daki köklü devlet geleneği ve farklı toplumsal katmanlar açısından bu sıkıntılı bir süreç. Çünkü İran’da yoğun bir Şii nüfusu var. Bu noktada Amerika’yı ve İsrail’i oldukça zorlayan bir hareket olur ve Ortadoğu’da yeni bir cehennem yaratılır. Ve bu cehennemin yansımaları da hem Türkiye’ye hem de diğer komşu ülkelere sıçraması kaçınılmaz bir durumdur” diye belirtti.

ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A YÖNELİK HESABI TUTMADI”

ABD ve İsrail’in İran’a ilk başta çok kısa süren bir saldırı olarak hesaplanmıştı ancak planı tutmadığını belirten Eren, Trump’ın Amerikan tarihindeki gerçeklikten uzak başkanlardan birisi olduğunu, Amerikan kamuoyundan da çok fazla tepki çektiğini ifade etti.

“TRUMP ‘IN İRANA YÖNELİK BARIŞ SÖYLEMİ SADECE DÜŞEN BORSAYA YÜKSELEN PETROL FiYATLARINA MÜDAHALEDİR”

Trump’ın İran’a yönelik barış söylemlerinin borsaya yükselen petrol fiyatlarını düşürmek için yaptığına dikkat çeken Eren, “Bir biçimi ile kara savaşına hazırlanmak için zaman kazanma yönünde. Yoksa Amerikan emperyalizminin zaten böyle bir niyeti olduğunu düşünmüyoruz. Ki İran için teklif ettiği şartlar da zaten uygulanabilir şartlar değil” diye ifade etti.

“KÜBA İLE DAYANIŞMALIYIZ”

ABD’nin pervasızlığını her yerde uygulamaya çalıştığını belirten Eren, “Venezuela’da bir devlet başkanını kaçırdı. Ardından İran savaşını başlattı ve şu anda da Küba’ya tehditler savuruyor. Şu anda Küba’da yaklaşık bir aydan fazla zamandır çok yoğun bir şekilde bir enerji sıkıntısı yaşanıyor. Bu da abluka ile ilgili” dedi.

Hem tarım alanında hem günlük hayat işleyişinde hem de sağlık alanında ve Küba’nın acil desteğe ihtiyaç olduğunu vurgulayan Eren, “ Küba’nın bir Suriye bir Irak olmaması için bu noktada Küba’ya destek vermek gerekiyor. Burada bize düşen görev, sadece İran halkı ile değil, şu anda saldırıya uğramayan ama abluka altında olan Küba halkıyla da dayanışmayı yükseltmektir. Onlara gerekli yardımları yapmak, kamuoyunda Küba halkının sesi olmak zorundayız” şeklinde ifade etti.

“EMPERYALİZMİN ÖZGÜRTLÜK DEMOKRASİ VE BARIŞ SÖYLEMİ SAHTE BİR SÖYLEM”

İran’da yaşayan halkların kendi kaderlerini tayin etme gücüne sahip olduklarının altını çizen Eren, konuşmasının devamında şunları belirtti:

“İran’da İran’ın kaderini tayin edecek olan İran halkıdır. İran’ın da yaşayan Farslar, Azerbaycan Türkleri, Kürtler, Beluç’lar ve Yâresân Alevileridir. Bu noktada bize düşen görev de bu halkların kendi kaderini tayin etmeleri noktasında onlara destek vermektir. Ne Amerika emperyalizmi ne İsrail Siyonizm’i ne de İran’daki molla rejiminin bölgeye, bölge insanına, dünya halklarına verebileceği hiçbir şey yoktur. Özgürlük, demokrasi, barış bunlar için sadece birer söylemden ibarettir. Bunu başaracak olan bölgenin halklarıdır.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.