Alevi Haber Ajansi

‘İmralı çağrısının kıymetini bilerek, demokratik toplumun inşasında yerimizi alalım’-VİDEO

PİRHA – DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, 27 Şubat’ta açıklanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mektubunu değerlendirdi. Doğan, tüm toplumsal kesimlerle birlikte Alevi örgütlülüğüne de bu süreçte ciddi sorumluluklar düştüğünü söyledi. Kadriye Doğan, “Demokratik toplumun inşasında bizler de yerimizi alalım, taleplerimizi toplumsal taleplerle buluşturup demokratik toplumun inşasında sorumluluğumuzu yerine getirelim” diye konuştu.

22 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile başlayan süreç, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrı ile yeni bir boyut kazandı. PKK Lideri Öcalan’ın silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısı tüm dünya kamuoyunda konuşulur oldu.

Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı, Alevi toplumunda nasıl okundu; Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’a sorduk.

“DÜNYANIN GÖZÜ KULAĞI ORADAYDI”

İstanbul’da 27 Şubat’ta yapılan tarihi açıklamanın olduğu salonda yer alan Kadriye Doğan, “Bütün dünyanın gözü kulağı oradaydı” dedi. İmralı’dan gelen mektuba ilişkin çok sayıda uluslararası gazetecinin de ilgi gösterdiğini belirten Doğan, “Türkiye toplumu, özellikle Kürtler, yürekleri kafesine sığmaz vaziyette, heyecanla, uykusuz geçirdikleri gecenin sonunda orada olduklarını söylüyordu. Sonuçta şunu söylemek mümkün; beklenen çağrı geldi. Sayın Öcalan, ‘Süreci, şiddet zemininden, demokratik yasal zemine çekebilirim, buna benim gücüm yeter’ çağrısını, sözünü kurmuştu” diye belirtti.

DEMOKRATİK TOPLUM VURGUSU!

DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, İmralı’dan gelen çağrıya karşılık “demokratik uzlaşmanın şart” olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“İki Dünya Savaşı görmüş son yüzyılın paralelinde kurulan cumhuriyet rejiminin, o inkar ve teklik üzerine inşası, tüm toplumun kimlik inkarını, ama bu mücadele ile 1990’lı yıllarda realitenin ortaya çıktığı kabulünün gerçekleştiği bir sürecin yaşandığını ve tarihsel olarak da Mezopotamya’da, Anadolu’da Kürtlerle Türklerin yüzlerce yıla dayanan birlikte yaşamışlığına ve egemen güçlere karşı ortak tavır geliştirmiş olduklarını, günümüzde de bunun olanaklarının olabileceğini bizlere söylüyor. Aslında cumhuriyeti yorumluyor. Cumhuriyetin şekillenişinin ve akabinde gelişen sürecin, demokratik zeminin, toplumun tüm kimlikleri ve inançların kendini inşa edememesinin şiddeti doğurduğunu, demokratik zeminin olmayışından kaynaklandığını vurgulayan bir süreç yaşandığını ve günümüze geldiğinde de artık çözümün demokratik toplum olduğunu, ulus devletlerin artık çözüm olmadığını, hatta federatif ve özerkliğin de çözüm olmadığını, demokratik toplumun, tüm kimliklerin ve inançların özgür, ifade edildiği, demokratik anlamda özgürleşmenin önemli olduğunu bize söylüyor. Yani bir demokratik uzlaşma şart. Barış ve demokratik toplum döneminin başladığını söyleyen bir açıklamaydı.”

“DEMOKRATİK TOPLUMUN İNŞASINDA BİZLER DE YERİMİZİ ALALIM”

Kadriye Doğan, barışın oluşabilmesi için Alevi toplumuna da sorumluluk düştüğünün altını çizdi. DAD Eş Genel Başkanı Doğan, şunları söyledi:

“Yani çağrının kıymetini bilerek yol yürümek lazım artık. Biz Aleviler için de aslında bunu yorumlamak istersek şöyledir; bunu hep söylüyorum, Rıza Şehri hayalimiz var. Birlikte yaşayalım, birbirimizin varlığını, inancını, kimliğini kabul ederek ortak yaşam, komünal bir yaşam özlemi… Darımız, didarımız, cemimiz budur. Kırklar Meclisi de bunu ifade eder. Bunun da tam Sayın Öcalan’ın söylediği perspektif; Demokratik Toplum, barış içindeki demokratik toplumun kendini özgürce ve özgünce örgütleyip yaşayabildiği bir süreç bizim de arzularımızı karşılayacak yerde duruyor. Onun için tüm toplumsal kesimlerle birlikte Alevi örgütlülüğüne de bu süreçte çok ciddi sorumluluklar yüklüyor. Bunun bilincinde olarak barış içinde demokratik toplumun inşasında bizler de yerimizi alalım, taleplerimizi toplumsal taleplerle buluşturup demokratik toplumun inşasında sorumluluğumuzu yerine getirelim.”

Eren GÜVEN/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.