Alevi Haber Ajansi

GÜNCELLENDİ-İliç davasında 6. duruşma görüldü: Adalet sağlansın!-VİDEO

PİRHA – Erzincan İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği toprak kaymasına ilişkin açılan davanın duruşması öncesi yapılan konuşmalarda, “Adalet” vurgusu öne çıktı. Mahkeme heyeti yurtdışında firari olan sanıklar için kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi. 

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Maden’inde 13 Şubat 2024’te meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirdiği toprak kaymasına ilişkin açılan davanın 6. duruşması bugün Erzincan’da görülüyor.

Duruşma öncesi yapılan açıklamaya, yaşamını yitiren işçilerin ailelerinin yanı sıra DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgülü, EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul, Divriğ Maden İşçileri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgülü, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Adalet” vurgusu yaparken, gerçek sorumluların hesap vermesini istedi.

Duruşmaya, tutuklu sanıklar Operasyonlar Başkan Yardımcısı İain Ronald Guille, Jeoteknik Başmühendisi Ali Rıza Kalender, Projeler Sorumlusu Shaun Swartz, İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Selçuk Çiftlik’in tutuklu bulunduğu duruşmada sanıklar SEGBİS ile katıldı.

Tutuksuz sanıklar ve madene teknik destek veren İNR Mühendislik Şirketi sahibi Ömer Ardıç, Erdi Seyhan, Aykut Ayderman ve Funda Ardıç ise mahkeme salonunda hazır bulundular.

BİLİRKİŞİ RAPORLARINA İTİRAZ

Tutuklu sanık Şirketin Operasyon Başkan Yardımcısı Ronald Guille, yığın liçin kendisi işe başlamadan tasarlamadığını ve kendisinin sorumlu olmadığını, görev tanımı içerisinde yer almadığını söyledi. Tutuklu sanık Selçuk Çiftlik de sorumluluğun kendisinde olmadığını, iş güvenliği uzmanında bir sorumluluk olmadığını ifade ederek tahliyesi talep etti.

Tutuklu sanık, Jeoteknik Başmühendisi Ali Rıza Kalender bilirkişi raporunda ağır kusurlu olarak tanımlanmasına itiraz ederek, katliamın yıllık izinde olduğu zamanda gerçekleştiğini söyledi. Anagold firmasının kendisinin günah keçisi seçildiğini söyledi. Şirketin radar cihazı almadığını, kuşların siyanürlü su içmemesi için cihazları aldığını ancak, kendisi talep etmiş olmasına rağmen radar cihazlarının alınmadığını söyledi.

Ali Rıza Kalender’in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Verilen aranın ardından Ömer Ardıç yaptığı savunmada suçsuz olduğunu ve bu yüzden mahkemelere sürekli katılım gösterdiğini söyledi. Üzerinde bulunan adli kontrol şartının kaldırılmasını talep ederek, önceki savunmalarını tekrarladı.

Erdi Seyhan, Aykut Ayderman ve Funda Ardıç adlı sanıklar önceki savunmalarını tekrarlayarak konuşma yapmadılar.

Sanık avukatları savunma yaparken müvekkillerinin suçlarının ve sorumluluklarının olayda olmadığını söylerken Uğur Yıldız’ın babası, “O diyor ben sorumlu değilim bu diyor ben sorumlu değilim. Bana sorumluları getirin bizim dokuz canımız orada gitmiş bunlar hala biz sorumlu değiliz diyorlar. Siz katilsiniz. Adalet istiyoruz. Diyoruz ki bir daha İliçler yaşanmasın” diye tepki gösterdi.

Yaşanan gerginlik sonrası mahkeme heyeti duruşmaya 15 dk ara verildi.

Maden kazasında ölen Ramazan Çimen’in kardeşi Yakup Çimen Ana Gold şirketinden para aldıklarına dair açıklamaları iftira olduğunu belirterek, “Kabul etmiyoruz. Şirket yetkilileri de burada ailelerde burada biz Ana Gold’dan para almadık. Aldık diyen varsa belgesiyle gelsin ispat etsin” dedi.

Yakup Çimen’in ardından kazada ölenlerin avukatları karşı savunma yapmaya başladı.

Facida yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, mahkemede yaptığı konuşmada, “Oğlum söz verdim sana, yılmayacağım, adalet yerini buluncaya dek davanın takipçisi olacağım. İki yıl geçti ölen canlarımızın mekanı cennet olsun. Bir hayali şirket kurmuşlar sanki. Facia yaşanıyor, felaket yaşanıyor ama hiçbir sorumlu yok. Bu nasıl bir şirket, kim yönetti bu şirketi. Sorumlular ortaya çıkarılsın” dedi.

Yıldız ailesinın avukatı Akçay Taş, şunları ifade etti:

“Ne talep ettiysek reddedildi. Savcılık, davada sorumluluğu bulunan Bakanlığı tereyağından kıl çeker gibi akladı ve dosyadan çıkardı. En son mahkeme başkanı olarak resminiz AKP milletvekilleriyle çıktı. Dosyadaki tüm usulsüzlükleri biraraya toplayarak, reddi hakim talebinde bulunduk. Ama ne hikmetse o da reddedildi. Şimdi yargılama devam ediyor. Bu davada bu katliamda öldürenler olası kasıt olsun olmasın ceza almalı, sanıkları mahkeme huzuruna getirin yargılayalım, yurtdışında olan sorumlular hakkında kırmızı bülten çıkarın ve buraya getirin, yargılayalım ve bu dosyada adaleti sağlayalım.”

Avukatın savunmasının ardından mahkemeye 15 dk ara verildi.

Duruşmanın ardından yakınlarını kaybeden ailelerin avukatlarından Ümit Aktaş ise şunları söyledi:

“Davada ve sunulan raporların çıktığı tek yol var Ana Gold Maden şirketidir. Şirketi bu salona getirin yargılayalım. Korkmayın! Sanık olarak getiremiyorsanız tanık olarak getirin burada yine sorularımızı soralım. Burada bir suçluluk varsa o da fakir olmamızdır. Bugün İliçliler madenin zararlı olduğunu bilmiyor mu? Çok iyi biliyoruz. Dokuz insan yaşamını yitirdi, bir ekokırım yaşandı sorumlular nerede? Herkes buranın patlayacağını söylüyordu. Bu çöküşe ‘kusursuz çöküş’ deniliyor. Olacağı o kadar belliydi ki işin uzmanı olmayanlar bile önceden uyararak felaketin geleceğini önceden bildiler. Cesaretli olun hakim bey. Suçluları getirin, sanıkları getirin ve bizde burada yargılayalım.

Ölülere saygımızdandır bu dosyayı sonuna kadar götüreceğiz. Ölüler altın takar mı arkadaşlar! Ama ne yazık ki bizim ülkemizde altın insan yaşamından daha değerli… Hakim bey bunun tersini ispatlamak için Ana Gold Maden şirketini çağırın sorgulayalım. Cesaretli olun. Siz çağırmazsanız, adil yargılanma ilkesini uygulamazsanız, biz çağıracağız. İnsanları mahkemenin önüne getirerek biz tanıklıklarını dinleyeceğiz. Siz sahaya gitmiyorsunuz, uzman mütala talebimizi kabul etmiyorsunuz. Yazınızı yazın, bize alanı açın, biz sanıklarında kabul edeceği tarafsız heyetlerle bölgeye gidip araştırma yapalım. Rapor yazalım, tanıkları dinleyelim. Korkmayın hakim bey! Yeter ki siz yazınızı yazın alanı bize açın.”

Mahkeme ara kararında; bilirkişi rapor için on gün ek süre verilmesine,
sanıklardan Ömer Ardıç’ın il dışı yasağının kaldırılmasına ve ayda bir adli kontrol uygulanmasına,
tanık dinleme taleplerinin reddine,
kırmızı bültenin yurtdışındakiler için çıkarılmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma
14 Nisan olarak belirlendi.

PİRHA/ERZİNCAN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.