Alevi Haber Ajansi

Halkların İklim Zirvesi Antalya’da başlıyor: Ekoloji enternasyonalinin kurulması için çalışacağız! -VİDEO

PİRHA- Antalya’da 14-18 Kasım tarihleri arasında yapılacak Hakların İklim Zirvesi’ne ilişkin konuşan Dr. Kuddis Büyükakıllı iklim krizini yaratanların sorunları çözemeyeceğini vurgulayarak, “Ekoloji enternasyonalinin kurulması için çalışacağız ve ‘dünyanın tüm halkları birleşin’ diyeceğiz” dedi. Halkların İklim Zirvesi Mersin Meclisi’nden Veyis Yiğit de, sorunun küresel bir sorun olduğuna dikkat çekerek, mücadelenin de ortaklaştırılması gerektiğini ifade etti.

COP (Taraflar Konferansı), 1992’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında her yıl düzenlenen en üst düzey küresel iklim zirvesidir. Dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, bilim insanları, iş dünyası liderleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren COP, iklim değişikliğiyle mücadelede ortak eylemi müzakere etmek ve ilerletmek için birincil platformdur. COP31, bu küresel sürecin 31. oturumunu oluşturmakta ve 2026 yılında Türkiye tarafından ev sahipliği yapılacaktır.

COP zirvelerinde alınan kararların uygunlanmasını sağlamak ve alternatif alanlar oluşturmak için Halkların İklim Zirvesi (HİZ) düzenleniyor. Bu yıl Antalya’da 14-18 Kasım tarihleri arasında yapılacak HİZ’e ilişkin Dr. Kuddis Büyükakıllı ve Halkların İklim Zirvesi Mersin Meclisi’nden Veyis Yiğit ile konuştuk.

“SORUNU YARATANLAR ÇÖZÜM ÜRETEMEZ”

Bundan önce yapılan 30 COP toplantısında alınan kararların yaşama geçirilemediğini gördüklerini vurgulayan Veyis Yiğit, “Örneğin Türkiye’de de doğanın tahribatına ekoloji kırıma neden olan birçok şirket, kurum bugün COP’un sponsoru, ortağı niteliğinde” dedi.

HAKLARIN İKLİM ZİRVESİ

Bu toplantılarla küresel iklim krizine sebep olanların bu iklim krizini çözemeyeceğini düşünen halklar, sivil toplum örgütleri ve ekoloji mücadelesi veren kurum, kuruluş, aktivistler son 5-6 yıldır Hakların İklim Zirvesi’ni düzenlediğini belirten Yiğit, bu yıl da Türkiye’de Hakların İklim Zirvesini örgütlemeye çalıştıklarını dile getirdi: “İlk Mersin’de 14 Mart’ta bir toplantı çağrısı yaptık. Bu toplantıya yaklaşık 30 kurum katıldı. 30 kurumdan 60’a yakın arkadaşlar arkadaşla Mersin Halklar İklim Zirvesi Meclisi’ni oluşturduk. Aynı şekilde Türkiye’nin birçok ilinde bu il meclisleri oluştu ve bu il meclisleri kendi içlerindeki çalışmalarla 14 Kasım, 18 Kasım tarihleri arasında yani COP’un yapıldığı 9-20 Kasım tarihleri süreci içinde Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce kurum, kuruluş ve aktivistin katılacağı Hakların İklim Zirvesini Antalya’da toplamayı hedefliyoruz. Biz burada Hakların İklim Zirvesini tarif ederken COP karşıtı bir zirve örgütlemekten öte, Paris ve Kyoto Antlaşması’nda alınan kararların uygulanmasını sağlamak ve gerçekten bağlayıcı kararlar almasını sağlamak amacıyla yapıyoruz ve COP 31 ötesinde iklim zirvesi diye tarif ediyoruz.”

“UYARIP GERÇEK KARARLAR ALSINLAR VE ALDIKLARI BU KARARLARI UYGULASINLAR İSTİYORUZ”

Dr. Kuddis Büyükakıllı da, yeryüzünde bundan önce dört büyük yokoluş yaşandığını hatırlatarak, “Bu doğanın kendi ritmiyle olan felaketlerdi. Bu seferki doğanın kendi ritmiyle olan bir felaket değil insan eliyle yaratılan bir felaket ve geri döndürülemez bir noktaya ulaştı neredeyse. Bu yüzden yine insan müdahalesiyle bu krizin durdurulması ve geri döndürülmesi gerekiyor. Bunu bu ülkeler de fark etti ama şu anda ülkelerarası ekonomik ve siyasi mücadele nedeniyle bu mücadele başarıya ulaşamıyor. Çünkü iklim krizini yaratanlar ve kar peşinde koşanlardan, bundan vazgeçip çevre dostu teknolojilere yönelmesini bekleyemiyoruz. O yüzden COP kararlarını etkilemek için biz de alternatif bir zirve düzenliyoruz. Onları uyarıp gerçek kararlar alsınlar ve aldıkları bu kararları uygulasınlar istiyoruz” diye belirtti.

“MERSİN BİR EKO KIRIM YAŞIYOR”

Halkların İklim Zirvesinin hazırlık sürecini aktaran Veyis Yiğit, uzun bir çalışma önlerine koyduklarını ve Türkiye Ekoloji Meclisi oluşturduklarının altını çizerek, Mersin’de yaşanan doğa kırımına dikkat çekti: “Mersin ekolojik kırımın en yoğun yaşandığı şehirlerden birisi. Bunların en başında Akkuyu Nükleer Santrali geliyor. Türkiye’nin ilk nükleer santrali, üretime geçerek nükleer santrali Mersin’de. Bunun yanında ithal çöp atıkları sorunu var. Yine taş ocakları, altın maden ruhsatları ve benzerleriyle Mersin bir eko kırım yaşıyor. Bunlara karşı mücadele ediyoruz.”

Antalya’da yapılacak Halkların İklim Zirvesi ayın 14’ünde büyük küresel yürüyüş ve mitingle başlayacak. Bu etkinliğe 30 ülkeden 200 katılımcı konuşmacı olarak katılıyor. Oturumlar Mimar Sinan Kültür Merkezi’nde yapılacak. Oturumlar 4 gün sürecek.

“HİZ’DE 4 BAŞLIK 18 OTURUM YAPILACAK”

Her gün ayrı bir tema işleneceğini aktaran Dr. Kuddis Büyükakıllı, “Birinci gün ekolojik yıkım ve doğanın hakları konusu konuşulacak. İkinci gün fosil yakıtlardan çıkış ve adil geçiş konusu tartışılacak. Üçüncü gün ekolojik tarım ve gıda egemenliği konuları konuşulacak ve son günde demokrasi anti-militarizm ve barış konusundaki sunumlar gerçekleştirilecek. Bu başlıklar karşılaştığımız ekolojik sorunlar ve bunların nedenleri üzerine araştırılarak oluşturuldu ve uluslararası hareketten kişilerle yapılan toplantılar sonucu belirlendi. Her birinin altında yaklaşık her gün 18 civarında oturum gerçekleşecek” diye belirtti.

“HALKTAN YANA BİR İKTİDAR KURULURSA İKLİM KRİZİ ÇÖZÜLEBİLİR”

Bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en büyük iklim etkinliği olduğunu vurgulayan Büyükakıllı, “Büyük bir farkındalık yaratacağını ve toplumun küresel ısınmaya karşı aktif olmasını sağlayacağını düşünüyoruz. Her insan bu konuda elinden geleni yapmalıdır. Hiçbir ekolojik mücadele siyasi mücadeleye evrilmeden başarıya ulaşamaz. Bu nedenle siyasi örgütlenme de çok önemlidir. Özellikle ekoloji mücadelesini öne çıkaran siyasi mücadeleler daha da önemlidir. Halktan yana bir iktidarın kurularak anca bu iklim krizi konusu çözülebilir” şeklinde ifade etti.

BÜTÜNLÜKLÜ MÜCADELE VURGUSU!

Veyis Yiğit, toplumun bireysel tedbirlerle ya da bireysel çabalarla iklim krizinin ya da çevre kirliliğinin çözülmeyeceğine dikkat çekerek, “İklim krizinin kendisi bir sistem sorunu, sistemin krizidir. Dolayısıyla da siz sistemin bütünlüklü bir eleştirisini ya da ona karşı bütünlüklü bir mücadeleyi vermeden iklim krizini çözemezsiniz” ifadelerine yer verdi.

“EKOLOJİ ENTERNASYONALİ KURULMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

“Elimizdeki tek mekan olan dünyaya sahip çıkmalı ve korumalıyız” diyen Büyükakıllı, Antalya’da bu konuda mücadele eden iklim aktivistleri deneyimlerini aktaracaklar ve bilim insanları bu konudaki bilimsel çözümleri sunacaklarını dile getirdi:

“Örneğin fosil yakıtlardan çıktığımızda bir ekonomik küçülme meydana gelecek. Bu ekonomik küçülme insanları işsiz bırakabilir kaygısı var. Buna da bir çözümümüz var. Bu geçişin adil olmasını istiyoruz. Adil olmaktan kastımız iklim krizinin tüm suçunu çalışanlara yüklememeliyiz ve onların geçim kaygılarını giderecek çözümler üretmeliyiz. Yeni açılacak iş alanlarına kaydırılarak, mesleki eğitim verilerek bu çalışanlar işsiz bırakılmamalıdır.

Bunun dışında ekolojik yıkıma karşı doğanın hakları kavramından söz ettik. Doğanın hakları kavramı, doğanın hakları, insanların doğayı katletmesine karşı geliştirilen bir kavram. Örneğin bir nehirdeki tüm suyu çekerseniz tarım için nehirdeki canlı yaşamı yok edersiniz. O nehir hakkını gasp etmiş olursunuz. Bunu doğadaki her habitata, her ekolojik sisteme yayabilir.

Son günde anti-militarizm, demokrasi ve barış konuşulacak. Burada toplumun demokratik bir yönetime kavuşması için neler yapılması gerektiği, iklim mücadelesi verenler üzerindeki baskıların kaldırılması için çağrılar yapılacağı biliniyor. Bunun dışında bir de gıda egemenliği ve ekolojik tarım konusu var. Gıda egemenliğinden kastımız da, gıdayı üretenlerin, bu üretimde söz hakkı olması, neyi ne zaman üreteceğini kendileri karar vermesi, büyük tarım şirketlerinin kendi çıkarları doğrultusunda tarımı yönlendirme konusu tartışılıyor. Gıdalarda yapılan genetik değişikliklerle insan sağlığı çok büyük tehlikeler altına giriyor. Buna karşı da mücadele ediyoruz. Ekoloji enternasyonali kurulması için çalışacağız ve ‘dünyanın tüm halkları birleşin’ diyeceğiz”

“KÜRESEL MÜCADELE HATTI KURACAĞIZ”

Çevre kurumlarından, ekoloji aktivistlerine kadar dünyadaki tüm kurumların ve aktivistlerin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Veyis Yiğit, Halkların İklim Zirvesinin sonucunda tüm dünyada doğasına, havasına, suyuna, toprağına sahip çıkan küresel bir direniş ve mücadele ağı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.