PİRHA- FEDA ve DAKB, 1937-38 Dersim Tertelesi’ne ilişkin açıklamasında, yaşananların “isyan bastırma” değil planlı bir soykırım olduğunu belirterek, geçmişle yüzleşmenin demokratik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 1937-38 Dersim Tertelesi’nin 89. yıldönümü vesilesiyle yayımladıkları açıklamada, Dersim’de 1937-38 yıllarında yaşananların resmi söylemde ileri sürüldüğü gibi bir “isyanın bastırılması” değil, ulus-devlet inşası sürecinde planlanmış ve adım adım uygulamaya konulmuş kapsamlı bir soykırım olduğunu vurguladı. Açıklamada ,Dersim’in kendi rızalık düzenini, inancını ve yaşam erkanını koruyan özgün yapısı nedeniyle hem Osmanlı döneminde hem de ulus-devleti inşa sürecinde hedef haline getirildiği ifade edildi.
Açıklamada, Kemalist dönemde yürütülen ulus yaratma politikaları kapsamında, gayrimüslim halklara yönelik yok etme politikalarının ardından Kürt ve Alevi toplumunun hedef alındığı belirtildi. 1921’de Koçgiri ile başlayan süreçte, 1925 Şeyh Sait, Ağrı ve Zilan gibi olayların da bu politikanın devamı olduğu ifade edildi.
“SOYKIRIM POLİTİKALARI DEVAM EDİYOR”
Açıklamada, devletin 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Dersim’e yönelik askeri harekat başlattığı, 1935 tarihli Tunceli Kanunu’nun ardından operasyonların genişletilerek sürdürüldüğü kaydedildi. 1938 yılı boyunca devam eden süreçte, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği, sivillerin mağaralarda zehirli gazlarla öldürüldüğü ve çok sayıda kişinin zorla sürgün edildiği vurgulandı.
Açıklamada, Dersim’de yaşananların yalnızca tarihsel bir olay olmadığı, sonraki yıllarda da Alevi ve Kürt toplumuna yönelik benzer politikaların sürdürüldüğü ifade edildi. Bu kapsamda 1960’lı yıllarda Muğla’nın Ortaca ilçesinde yaşanan saldırılara da dikkat çekildi.
“BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM PROJESİ TEK ÇIKIŞ YOLU”
Açıklamada, halkların geliştirdiği direnişin önemli bir aşamaya ulaştığı belirtilerek, barış ve demokratik toplum projesinin bu saldırıları durdurabilecek temel çözüm olduğu ifade edildi. Alevi toplumunun da bu sürecin hayata geçirilmesi için sorumluluk alması gerektiği kaydedildi.
“SOYKIRIMLARLA YÜZLEŞMEK DEMOKRATİK ZORUNLULUKTUR”
FEDA ve DAKB açıklamasında, Dersim başta olmak üzere yaşanan katliamlarla yüzleşmenin bir tercih değil, demokratik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Açıklama, geçmişle yüzleşilmeden barışın ve demokrasinin mümkün olmayacağına dikkat çekildi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.