PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, iftariye dağıtan Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı sert sözlerle eleştirdi. Erçe, kurumun Alevi inancını temsil etmediğini belirterek, “Alevi katliamları ve toplumsal felaketler karşısında sessiz kalan bu yapı, iktidarın asimilasyon politikalarını yerine getiriyor” dedi.
Aleviler tarafından eleştirilen ve kapatılması talep edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı “Gönüller bir olsun” sloganıyla Ankara Kızılay’da iftariye dağıttı.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin trafikte araçları durdurarak bizzat iftariyeleri dağıttı.
“ASİMİLASYON ÜSSÜ GİBİ ÇALIŞIYOR”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yönelik sert eleştirilerde bulundu. Erçe, söz konusu başkanlığın kuruluş amacının Alevi inancını temsil etmek değil, asimilasyon politikalarını yürütmek olduğunu söyledi.
Erçe, başkanlığın son olarak Ankara’da trafik yoğunluğu nedeniyle evlerine geç kalan yurttaşlara iftarlık dağıtması üzerinden eleştirilerini dile getirdi. Bu uygulamanın kendilerine göre “komik” olduğunu belirten Erçe, kurumun Alevilerin temel meseleleri karşısındaki sessizliğine dikkat çekti.
Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bugüne kadar Sivas Katliamı’nın yıldönümlerinde tek bir açıklama yapmadığını vurguladı. Aynı şekilde Çorum, Maraş, Koçgiri ve Dersim katliamları gibi tarihsel kırılmalar konusunda da herhangi bir tutum ortaya koymadığını söyledi.
Erçe, yalnızca Alevilere yönelik katliamlar değil, insanlığa karşı işlenmiş diğer suçlar konusunda da kurumun sessiz kaldığını ifade etti. Suruç ve Roboski katliamları, işçi sınıfına yönelik Soma, Ermenek ve Zonguldak maden faciaları gibi olayların yıldönümlerinde ya da sonrasında da herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtti.
Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Erçe, Aleviler başta olmak üzere Kürtler, Ezidiler, Dürziler ve Hristiyanların saldırı ve katliamlara maruz kaldığı dönemlerde de başkanlıktan tek bir açıklama gelmediğini söyledi.
“DEVLETİN ALEVİLERE BİÇTİĞİ SINIRLAR İÇERİSİNDE FAALİYET YÜRÜTÜYORLAR”
Erçe, kurumun Aleviliğin kadim ritüelleri konusunda da herhangi bir değerlendirme yapmadığını belirtti. Hızır orucu, Muharrem matem orucu ve yüzyıllardır süren Alevi ritüelleri hakkında da kurumun bir yaklaşım ortaya koymadığını ifade etti.
Cuma Erçe, “Zaten böyle bir değerlendirme yapmalarını da beklemiyoruz. Çünkü kuruluş amaçları bu değil” dedi.
Erçe’ye göre söz konusu başkanlık, siyasal iktidarın verdiği görevleri yerine getiren bir yapı olarak faaliyet yürütüyor. “Onlar herhangi bir Alevi kurumu değiller. Devletin Alevilere biçtiği sınırlar içerisinde faaliyet yürütüyorlar” diyen Erçe, kurumun cemevlerinin kültürel ve sosyal tesis olarak tanımlanmasını da desteklediğini söyledi.
Erçe, bu yaklaşımın Aleviliğin inanç statüsünü yok sayan bir politika olduğunu belirterek, “İktidarın ihtiyaç duyduğu asimilasyon politikalarını yerine getiriyorlar” dedi.
Ayrıca geçmişte gündeme gelen “Cami-Cemevi” projelerine benzer “barıştırma” projelerinin de yeniden hayata geçirilmeye çalışıldığını savundu.
PİRHA-ANKARA
Yoruma kapalı.