PİRHA- 8 Mart etkinlikler kapsamında Düsseldorf Cemevi’nde bir araya gelen kadınlar, birçok ülkede kadınların temel hakları için ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
Düsseldorf Cemevi’nde Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB), AAKB NRW Alevi Kadınlar Birliği’nin organizesiyle, “Kadın, Yaşam, Siyaset” konulu panel düzenlendi.
Moderatörlüğünü Gülay Bektaş’ın yaptığı panele DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, AAKB Genel Başkanı Özgür Demir, AAKB Genel Başkanı Leyla Solmaz, FEDA Eş Başkanı Huriye Kabayel, Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Çakır Ceylan ve Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılışı bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Gülay Albayrak şiddet gören kadınlar adına Güldünyanın hikayesini anlattı.
Ardından Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı açılış konuşması yaptı.
“KADIN MESELESİ TOPLUMUN MESELESİDİR”
Canan Sarı, dünyada ve Türkiye’de kadınların karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek, birçok ülkede kadınların temel hakları için ağır bedeller ödediğini belirterek İran’daki genç kadınların özgürlük taleplerini, Sudan ve Somali’de savaşın kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerini hatırlattı. Sarı, kadınların yalnızca kendi özgürlükleri için değil, eşit ve demokratik bir yaşam için direnişin öncüsü olduğunu vurguladı.
Konuşmada Rojava deneyimine de değinen Sarı, kadınların siyasal ve toplumsal alandaki rolünün tüm dünyaya güçlü bir örnek sunduğunu ifade etti. Kadınların eşitlik ve özgürlük talebinin yeni bir dönüm noktasına ulaştığını dile getirdi.
Türkiye’deki tabloya da işaret eden Sarı, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve eşitsizliğin hala yakıcı bir gerçeklik olduğunun altını çizdi: “Her kaybedilen kadın; yarım kalan bir hayat, sönen bir umut ve eksilen bir toplumdur.”
AAKB NRW Başkanı Mehtap Çıplak, kadınların hak ve yaşam mücadelesine ilişkin güçlü mesajlar verdi. Çıplak, konuşmasında toplumsal sorunların açıkça konuşulması gerektiğini vurgulayarak, “Her gün yaşadığımız sorunları konuşacağız. Konuşulması lazım” dedi. Kadınların yalnızca konuşulan değil, bedel ödeyen taraf olduğuna dikkat çeken Solmaz, kadınların yaşamın her alanında sürdürdüğü mücadeleyi hatırlattı.
Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.
HURİYE KABAYEL: KADIN, YAŞAM VE SİYASET BİR BÜTÜNDÜR
FEDA Eş Başkanı Huriye Kabayel, kadın mücadelesi, eşitlik ve dayanışma üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kabayel, kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerde kimlik ya da inanç ayrımı yapılmadığını vurgulayarak, “Kadınlar öldürüldüğünde hangi dinden, hangi ırktan olduğu sorulmuyor. Cinayetler de yoksullaşma da herkes için aynıdır” dedi. Alevi inancında kadının merkezi bir yerde durduğunu belirten Kabayel, kadın eksenli bir yaklaşımın tarihsel bir yol olduğunu ifade etti: “İnancımızda kadın çok önemli bir yerdedir. Nerede erkeklikten kaynaklı bir zulüm varsa biz orada dururuz.”
Kabayel, toplumun ayrıştırılmasına karşı uyarıda bulunarak, “Bizi karşı karşıya getiren politikalara karşı Kürt, Türk, Alevi, Sünni demeden ortak sorunu görmek zorundayız” dedi.
ÖZGÜR DEMİR: KADINLARIN ÇOKLU EŞİTSİZLİKLERİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE ŞART
AAKB Genel Başkanı Özgür Demir ise, kadının bedeni, emeği, kimliği ve diliyle varoluşunun yüzyıllardır iktidar ilişkilerinin ve toplumsal mücadelenin merkezinde yer aldığını belirtti. Alevi kadınlarının karşı karşıya olduğu eşitsizliklerin çok katmanlı olduğuna dikkat çekerek, “Kadın olduğumuz için, inancımızdan dolayı, göçmen kimliğimizle ve içinde yaşadığımız toplumun yapısı nedeniyle çoklu eşitsizlikler yaşıyoruz” dedi.
Özgür Demir, konuşmasında Orta Doğu’da yaşanan savaşlar ve katliamların kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaptı. Kadın bedenine yönelik şiddetin savaşlarda sistematik bir araç olarak kullanıldığını ifade eden Demir, geçmişten bugüne uzanan acı örnekleri hatırlattı.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca çatışma bölgelerinde değil, gündelik yaşamda da sürdüğünü belirten Demir, Türkiye’de artan kadın cinayetlerine işaret etti. “Bir günde altı kadının erkek şiddetiyle katledildiği bir gerçeklikten söz ediyoruz. Bu zihniyet, biçim değiştirerek karşımıza çıkıyor,” ifadelerini kullandı.
ESMA CEYLAN: GÖÇMEN KADINLARIN GERÇEKLIĞI GÖRÜNÜR KILINMALI
Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Ceylan, Almanya’da göçmen kadın olmanın çok boyutlu gerçekliğine dikkat çekti.
Ceylan, “Almanya’da göçmen kadın olmak ne demek? Bu soru yalnızca fikirlerle cevaplanamaz. Hepimiz için son derece duygusal bir konudur” diyerek göç deneyiminin taşıdığı yükleri ve çelişkileri vurguladı. Göçmen kadınların yaşamlarının kimi zaman kırılganlık, kimi zaman ise güç ve dirençle şekillendiğini ifade etti.
Almanya’ya gelen farklı kuşaklardan kadınların deneyimlerine değinen Ceylan, ilk gelen kadınların çoğunun genç, dil bilmeyen ve geçici bir süre kalma düşüncesiyle yola çıktığını hatırlattı. “Hayat kalıcı oldu, çocuklar burada büyüdü. Kadınlar burada kök saldı” dedi. Göçmen kadınların tek tip bir hikâyeye indirgenemeyeceğini belirten Ceylan, politik nedenlerle gelenler, aile birleşimiyle gelenler, akademisyenler, işçi kadınlar ve Almanya’da doğup büyüyen kadınların farklı gerçekliklerine işaret etti.
Konuşmasında yaygın iki yaklaşıma eleştiri getiren Ceylan, “Göçmen kadınları ya mağdurlaştırıyoruz ya da yalnızca ‘başarı hikâyeleriyle’ süsleyerek sorunları görünmez” dedi.
LEYLA SOLMAZ: 8 MART’LA SINIRLI DEĞİL, ALANLARDA OLACAĞIZ
AAKB Genel Başkanı Leyla Solmaz, dünyada artan krizlerin en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocukların yaşadığına dikkat çekti.
Solmaz, küresel ölçekte süren savaşlar, ekonomik daralma ve toplumsal gerilimlerin yarattığı huzursuzluğa işaret ederek, “Haberleri açtığımızda doğuda da Avrupa’da da her yerde sorunlar görüyoruz. Bunun en büyük yükünü kadınlar ve çocuklar taşıyor” dedi.
AAKB yönetimi ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ile yapılan değerlendirmeler sonucunda bu yıl farklı bir yol haritası benimsediklerini belirten Solmaz, 8 Mart’ın yalnızca salon etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Elif SONZAMANCI PİRHA-DÜSSELDORF
Yoruma kapalı.