Alevi Haber Ajansi

Dünya basını Ortadoğu’daki savaşın enerji krizine dönüşmesini manşetlere taşıdı

PİRHA- ABD-İsrail ile İran arasında büyüyen çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, dünya basınının ana gündemlerinden biri oldu. The Guardian, Reuters ve Associated Press, petrol fiyatlarının yükselişini, rafine yakıt piyasasındaki arz krizini ve ABD’nin müttefiklerine yaptığı askeri çağrıyı manşetlerine taşıdı.

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan çatışma, özellikle Hürmüz Boğazı’nda petrol sevkiyatının kesintiye uğramasıyla küresel ekonomi ve güvenlik gündeminin merkezine yerleşti. Bugün uluslararası medya, krizi enerji piyasalarındaki sarsıntı, askeri gerilim ve diplomatik ayrışma başlıklarıyla ele aldı. Dünya basınındaki haber ve analizlerde, çatışmanın artık yalnızca bölgesel bir askeri gerilim değil, küresel enerji piyasalarını etkileyebilecek bir kriz başlığına dönüştüğü vurgulandı.

THE GUARDİAN: MÜTTEFİKLER HÜRMÜZ İÇİN ABD’YE MESAFELİ

İngiltere merkezli The Guardian, Ortadoğu’da ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimin küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini yazdı. Gazete, ABD’nin İran’ın petrol ihracatının merkezi olan Kharg adasındaki tesisleri hedef alan saldırılarının ardından petrol fiyatlarının yükselişe geçtiğini ve bölgedeki gerilimin dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntı yarattığını aktardı.

Gazetenin haberine göre saldırıların ardından uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent petrol fiyatı kısa sürede 104 doların üzerine çıktı. Analistlere göre bu yükseliş, Ortadoğu’daki askeri gerilimin küresel enerji arzı üzerindeki etkisinin giderek büyüdüğünü gösteriyor.

Haberde, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizliğin küresel ekonomiyi doğrudan etkileyebilecek bir krize dönüşme riski taşıdığına dikkat çekildi. Gazete, özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin enerji güvenliği açısından bu boğaza bağımlı olduğuna vurgu yaparak, bölgede yaşanabilecek bir kesintinin petrol fiyatlarını daha da yukarı çekebileceğini yazdı.

The Guardian’ın aktardığına göre ABD yönetimi, İran saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanması için müttefik ülkeleri askeri destek vermeye çağırdı. Ancak bu çağrıya beklenen ölçüde yanıt gelmedi. Gazete, ABD’nin uluslararası bir deniz koalisyonu kurarak boğazdaki petrol tankerlerinin güvenliğini sağlamayı hedeflediğini fakat birçok ülkenin doğrudan askeri müdahaleye katılma konusunda temkinli davrandığını belirtti.

The Guardian’da yayımlanan ayrı bir analizde ise ABD’nin çağrısına rağmen bazı müttefiklerin askeri katılım konusunda geri durduğu vurgulandı. Analize göre özellikle Japonya ve Avustralya Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi gönderme planlarının bulunmadığını açıkladı. Her iki ülke de bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasından endişe duyduklarını ve diplomatik çözüm yollarının öncelikli olması gerektiğini savundu.

Gazete, İran’ın ABD ve İsrail’e yönelik olası misilleme saldırıları ihtimalinin petrol arzı üzerindeki riskleri daha da büyüttüğünü yazdı. Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir askeri çatışma yalnızca bölgesel bir kriz yaratmakla kalmayacak aynı zamanda küresel enerji piyasalarında yeni bir şok dalgasına yol açabilecek.

REUTERS: HÜRMÜZ KRİZİ RAFİNE YAKIT PİYASASINI VURDU

Uluslararası haber ajansı Reuters, Ortadoğu’da İran merkezli savaşın küresel enerji piyasasında en büyük etkiyi ham petrolden çok rafine petrol ürünlerinde yarattığını yazdı. Ajansa göre özellikle jet yakıtı ve dizel piyasasında ciddi arz sıkıntısı oluşurken, Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti küresel enerji tedarik zincirini doğrudan sarsıyor.

Reuters’ın analizine göre dünyanın en kritik enerji geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden normal koşullarda küresel petrol ve petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Ancak savaşın ardından bu hatta yaşanan ciddi aksama yalnızca ham petrolü değil rafinerilerden çıkan yakıt ürünlerinin ticaretini de kesintiye uğrattı. Bu durum özellikle ulaşım, sanayi ve lojistik için kritik öneme sahip yakıt türlerinde küresel ölçekte arz daralmasına yol açtı.

Haberde, rafine ürün piyasasında en sert yükselişin havacılık yakıtı ve dizelde görüldüğü belirtildi. Asya enerji piyasalarının merkezlerinden biri olan Singapur’da dizel fiyatlarının kısa sürede yüzde 57’ye kadar yükseldiği, jet yakıtı fiyatlarının ise savaşın şiddetlendiği Şubat sonundan bu yana yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdiği aktarıldı.

Reuters’a göre özellikle ithalata bağımlı Asya ekonomileri krizden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Örneğin Avustralya’nın günlük yaklaşık 900 bin varil yakıt ithal ettiği ve bu ithalatın büyük bölümünün dizelden oluştuğu belirtiliyor. Aynı şekilde Endonezya’da da günde yaklaşık 600 bin varil petrol ürünü ithal ederek enerji ihtiyacının önemli bölümünü dış kaynaklardan karşılıyor.

Haberde ayrıca bazı büyük rafineri ülkelerinin piyasayı korumak için ihracatı kısıtlamaya başladığına dikkat çekildi. Özellikle Çin’in yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları bölgesel arzı daha da daraltırken, Asya’daki enerji piyasasında fiyat baskısını artırıyor.

Reuters’ın değerlendirmesine göre birçok ülke olası yakıt kıtlığına karşı stratejik enerji rezervlerini kullanmaya başlamayı tartışıyor. Ancak bazı ülkelerde depolardaki yakıt stoklarının yalnızca birkaç haftalık ihtiyacı karşılayabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzaması halinde küresel ekonomi üzerinde ciddi bir baskı yaratabileceği anlamına geliyor.

Ajansın analizinde, rafine yakıt piyasasında yaşanan bu arz daralmasının küresel ekonomide yeni bir enerji şokuna yol açabileceği vurgulandı. Özellikle dizelin taşımacılık, madencilik, tarım ve sanayi için kritik bir yakıt olması nedeniyle fiyat artışlarının küresel üretim maliyetlerini ve enflasyonu hızla yukarı çekebileceği ifade edildi.

ASSOCİATED PRESS: ABD, HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN MÜTTEFİKLERE SAVAŞ GEMİSİ ÇAĞRISI YAPTI

ABD merkezli haber ajansı Associated Press, Ortadoğu’da tırmanan çatışmaların ardından ABD yönetiminin müttefik ülkelere Hürmüz Boğazı’nda askeri varlığı artırma çağrısında bulunduğunu yazdı.

Associated Press’in haberine göre ABD yönetimi, özellikle Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan ve küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı çevresinde artan saldırılar nedeniyle uluslararası bir deniz güvenliği operasyonu oluşturmayı gündeme aldı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin bu dar deniz geçidinden taşındığı hatırlatılırken, bölgede yaşanan askeri gerilimin küresel enerji piyasalarında büyük bir risk yarattığı vurgulandı.

Ajansın aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, müttefik ülkelere yaptığı çağrıda Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası bir donanma gücünün oluşturulması gerektiğini söyledi. Washington yönetimi özellikle petrol tankerlerinin hedef alınmasını önlemek için çok uluslu bir deniz devriyesi planı üzerinde çalışıyor.

Associated Press’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre son haftalarda Körfez bölgesindeki enerji altyapısı ve tanker trafiği çeşitli saldırıların hedefi oldu. İran destekli olduğu iddia edilen insansız hava araçlarının ve füze saldırılarının bazı petrol tesislerini ve tankerleri tehdit ettiği belirtilirken bu durumun bölgedeki güvenlik riskini ciddi biçimde artırdığı ifade edildi.

Haberde ayrıca ABD ordusunun bölgedeki askeri varlığını güçlendirdiği ve özellikle Basra Körfezi çevresinde konuşlu donanma unsurlarının devriye faaliyetlerini artırdığı aktarıldı. ABD donanmasına ait bazı savaş gemilerinin ticari tanker konvoylarına eşlik etmesi gibi seçeneklerin de değerlendirildiği belirtildi.

Associated Press’e göre Washington yönetimi bu çağrıyı başta Körfez ülkeleri olmak üzere Avrupa ve Asya’daki müttefiklerine iletti. Ancak bazı ülkelerin doğrudan askeri operasyona katılma konusunda temkinli davrandığı ve diplomatik çözüm yollarının öncelikli olması gerektiğini savunduğu ifade edildi.

Ajansın değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri hareketlilik yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil aynı zamanda küresel enerji arzı açısından da kritik bir gelişme olarak görülüyor. Uzmanlar, bu stratejik geçitte yaşanabilecek uzun süreli bir kriz durumunun petrol ve doğal gaz sevkiyatını ciddi biçimde sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.