Alevi Haber Ajansi

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den 12 Aralık’ta Ankara’ya çağrı: Halk için bütçe, insanca yaşam!

PİRHA- DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 2027 yılı bütçesi ve asgari ücret belirleme sürecine ilişkin ortak basın açıklaması yaparak 12 Aralık’ta Ankara’da buluşma çağrısında bulundu. Ortak açıklamayı okuyan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bütçe kaynaklarının emekçilerden ve halktan yana kullanılmasını isteyerek, “Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değil, kaynakların kimler için kullanıldığıdır” dedi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), “İnsanca yaşayacak ücret, halk için bütçe, demokratik Türkiye” talebiyle ortak basın açıklaması yaptı.

Kurumlar adına açıklamayı okuyan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 2027 yılı bütçesi ile asgari ücret belirleme sürecinin milyonlarca emekçinin yaşam koşullarını doğrudan etkileyeceğini belirtti. Ekonomik krizin faturasının işçilere, kamu emekçilerine ve emeklilere çıkarıldığını ifade eden Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN SORUNU KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL”

Milyonlarca insanın çalışmasına rağmen geçinemediğine dikkat çeken Çerkezoğlu, emekçilerin yarattığı zenginliğin adil paylaşılmadığını söyledi.

Çerkezoğlu, “Bir yanda yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşamaya çalışan işçiler, emekçiler, kamu emekçileri; ömrünü çalışarak geçirdiği halde yaşamak için yeniden çalışmak zorunda kalan emekliler var. Diğer yanda krizleri fırsata, kamu kaynaklarını arpalığa, kentleri ve doğayı ranta dönüştürenler” ifadelerini kullandı.

Yaşanan tablonun iktidarın ekonomik ve siyasal tercihlerinin sonucu olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değil, kaynakların kimler için kullanıldığıdır. Sorun zenginlik üretememek değil, üretilen zenginliğin adil paylaşılmamasıdır” dedi.

“FAİZE 4 TRİLYON LİRA AYRILIRKEN EMEKÇİYE KAYNAK BULUNAMIYOR”

2027 yılı bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrıldığını belirten Çerkezoğlu, buna karşılık emekçilerin, emeklilerin ve kamusal hizmetlerin ihtiyaçlarının karşılanmadığını ifade etti.

Sermayeye teşvikler ve vergi ayrıcalıkları sağlanırken çocuklara okullarda ücretsiz yemek verilmesi, nitelikli sağlık ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması için yeterli kaynak ayrılmadığını dile getiren Çerkezoğlu, şöyle konuştu:

“Biz halktan toplayıp sermayeye dağıtan değil, sermayeden, zenginlerden, fon vurguncularından toplanıp halkın ihtiyaçlarını karşılayan bir bütçe istiyoruz. Faize, ranta, ayrıcalıklara değil; eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, güvenli kentlere ve kamusal hizmetlere kaynak ayrılmasını istiyoruz.”

“AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ ALINSIN”

Vergi politikalarının emekçiler üzerindeki yükü artırdığını belirten Çerkezoğlu, ücretlerden yapılan gelir vergisi kesintilerinin yanı sıra temel tüketim ürünlerinden alınan dolaylı vergilerin de çalışanların alım gücünü düşürdüğünü söyledi.

Vergi dilimleri nedeniyle çalışanların yıl içerisinde daha yüksek oranlarda vergilendirildiğini ifade eden Çerkezoğlu, büyük servetlerin ve yüksek kazançların adil biçimde vergilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çerkezoğlu, “Bizden toplanan vergilerle bir avuç ayrıcalıklı kesimin zenginliğinin büyütülmesini kabul etmiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını istiyoruz” dedi.

“ASGARİ ÜCRET İNSANCA YAŞANACAK DÜZEYDE BELİRLENMELİ”

Enflasyonla mücadele gerekçesiyle ücretlerin baskılandığını belirten Çerkezoğlu, uygulanan ekonomi politikalarının emekçilerin alım gücünü düşürdüğünü söyledi.

“Asgari ücretin ve tüm ücretlerin insanca yaşayacak düzeyde belirlenmesini, bütün ücretlerin enflasyon karşısında korunmasını ve büyümeden pay almasını istiyoruz” diyen Çerkezoğlu, grev hakkını içeren gerçek bir toplu pazarlık düzeninin oluşturulmasını ve güvenceli çalışmanın sağlanmasını talep etti.

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Çerkezoğlu, emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmasını, intibak yasasıyla emeklilik sistemindeki eşitsizliklerin giderilmesini istedi. Çıraklık ve staj mağdurlarının taleplerinin de karşılanması gerektiğini belirtti.

“ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜNE SON VERİLMELİ”

Eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal bir hak olarak sunulması gerektiğini vurgulayan Çerkezoğlu, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına karşı çıktı. Herkesin eşit, ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve erişilebilir sağlık hizmeti alması gerektiğini söyledi.

Çocuk işçiliğine ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocuk emeğinin sömürülmesine de dikkat çeken Çerkezoğlu, çocukların okula aç gitmediği, mesleki eğitimin kamucu anlayışla verildiği bir eğitim sistemi istediklerini belirtti.

Kadınların güvenceli istihdama erişimindeki eşitsizliklere de değinen Çerkezoğlu, her mahallede ve iş yerinde kreş açılması, bakım hizmetlerinin kamusal sorumluluk olarak üstlenilmesi ve eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

“İŞ CİNAYETLERİNİ KABUL ETMİYORUZ”

İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin patronların maliyet hesaplarına terk edilemeyeceğini belirten Çerkezoğlu, madenlerden fabrikalara, inşaatlardan tersanelere kadar birçok işkolunda yaşanan iş cinayetlerine dikkat çekti.

Bilimsel ve bağımsız kamusal denetimin esas alındığı bir çalışma düzeni talep eden Çerkezoğlu, kentlerin, ormanların, derelerin ve tarım alanlarının rant uğruna tahrip edilmesine de karşı çıktı. Depreme dayanıklı kentler, güvenli konutlar ve sağlıklı bir çevre için kamucu politikaların uygulanması gerektiğini ifade etti.

“KAYYIM UYGULAMALARINA VE DEMOKRATİK HAKLARA YÖNELİK BASKILARA SON VERİLSİN”

Ekonomik adaletsizliklere hukuk ve demokrasi krizinin eşlik ettiğini belirten Çerkezoğlu, sendikal örgütlenmenin engellenmesine, grev yasaklarına, seçilmişlerin görevden uzaklaştırılmasına ve basın özgürlüğüne yönelik baskılara tepki gösterdi.

Siyasi nedenlerle tutuklananların ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılanların serbest bırakılmasını isteyen Çerkezoğlu, yerel yönetimlere kayyım atanmasına karşı halk iradesine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Kürt sorununun demokratik çözümüne de değinen Çerkezoğlu, “Kürt sorununda silahların sustuğu bu dönemde, barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek demokratik adımların gecikmeden atılmasını istiyoruz” dedi.

Çerkezoğlu, savaş ve çatışma politikaları yerine barışın, laikliğin, demokrasinin ve özgürlüklerin güçlendirildiği bir ülke istediklerini vurguladı.

“12 ARALIK’TA ANKARA’DA BULUŞUYORUZ”

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ortak mücadele çağrısını duyuran Çerkezoğlu, 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara’da “Halk için bütçe, kamucu planlama” talebiyle bir araya geleceklerini açıkladı.

Çerkezoğlu, işçileri, kamu emekçilerini, mühendisleri, mimarları, şehir plancılarını, hekimleri, emeklileri, işsizleri, gençleri ve kadınları Ankara’daki buluşmaya davet ederek şunları söyledi:

“Bu ülkenin bütün zenginliklerini yaratan milyonların, o zenginliklerin nasıl paylaşılacağına, bu ülkenin nasıl yönetileceğine dair söyleyecek sözü vardır. Biz sadaka değil hak, ayrıcalık değil eşitlik, sefalet değil insanca yaşam istiyoruz!”

Ortak açıklama, “Savaşa değil, barışa bütçe”, “Ülkenin bütçesi, halkın geleceği” ve “Halk için bütçe, demokratik Türkiye” çağrılarıyla sona erdi.

HABER MERKEZİ

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.