Alevi Haber Ajansi

Dicle Deli’nin babası Faik Deli: Bu ülkeye yeniden barış tesis edilmeli-VİDEO

PİRHA – 10 Ekim 2015 yılında emek ve meslek örgütleri tarafından düzenlenen barış mitinginde 2 İŞİD çetesi tarafından patlatılan bombalar sonucunda yaşamını yitiren Dicle Deli’nin babası ve 10 Ekim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Faik Deli patlama öncesi, sonrası ve devam eden mahkeme sürecini PİRHA’ya anlattı. Deli, “Bu ülkeye yeniden barış tesis edilmeli” dedi. 

Haberin Videosu

10 Ekim 2015 yılında ülkenin kötü gidişatına, bozulan toplumsal barışa dur demek için ülkedeki sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, sivil örgütlerin ortaklaşarak aldıkları karar doğrultusunda Ankara’da yapılması planlanan miting için Ankara Garı önünde toplanıldı. Ancak 2 İŞİD çeteci tarafından patlatılan bombalar sonucunda 103 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda yaşamını yitirenlerden 17 yaşındaki lise öğrencisi Dicle Deli’nin babası Faik Deli PİRHA’ya konuştu.

“DEVLETİN KOLLUK KUVVETLERİ GÜVENLİK TEDBİRİ ALMADI”

10 Ekim günü asli görevi vatandaşı, etkinliği düzenleyen kurumların barış ve demokrasi yanlılarının can güvenliğini, eylem güvenliğini korumak olan devletin güvenlik güçlerinin o gün ortalıkta görünmediğine dikkat çeken Deli, “Eylemci eylem kararı alır, eylem yerine gider, eylem ve etkinliğini düzenler, çevre ve can güvenliğini almakta devletin kolluk kuvvetlerinin alacağı bir şey. Ama 10 Ekim’de sanki yer yarılmıştı, devletin güvenlik görevlileri tamamıyla yerin altına girmişler. Saat 10.04 geçe Ankara Garı’nın önünde hiçbir engele takılmadan gelip kortejin içinde halay çeken, türkü söyleyen, barış hemen şimdi diyen insanların içinde iki canlı bomba İŞİD katilleri kendilerini patlatarak 100 canın hayatını kaybetmesine, bizim tespitlerimize göre 459-460 insanın ciddi anlamda yaralanmasına neden olmuştur” dedi.

“BU PATLAMADAN HÜKÜMET SORUMLUDUR”

Bugüne kadar Ankara Katliamı davasının dört duruşmasının yapıldığını belirten Faik Deli, bugüne kadar başta aileler olmak üzere, avukatlar, arkadaşları, yoldaşları bu patlamada sorumluluk payı olan kamudaki görevlilerin bu davaya dahil edilmesi gerektiğini istediklerini vurgulayarak şunları ifade etti:

“Ama maalesef bugüne kadar herhangi bir kamu görevlisi müfettişlerin raporlarına girmiş olmasına rağmen, kamudaki görevlilerin kusurlarının olduğu söylenmesine ve belirtilmesine rağmen, mahkeme şu ana kadar kamudan herhangi birini çağırıp sorgulamış değil. Ankara Emniyet Müdürü, Ankara Valisi, güvenlik şube müdürü, bu işten birinci derecede sorumludur. Adalet Bakanı sorumludur. O gün daha bombalar patlatıldıktan sonra insanlar can havliyle kendilerini kurtarmaya ve yaralı arkadaşlarını kurtarmaya çalışırlarken emniyet yetkilileri kitlenin üzerine plastik mermi, su ve gaz bombalarıyla saldıran ve onun emrini veren Ankara’daki güvenlik müdürleri bire bir sorumludur. Sonuç olarak Sağlık Bakanı, Adalet Bakanı sorumludur, bir bütün olarak birinci dereceden başbakan ve bir bütün olarak hükümet sorumludur.”

“HÜKÜMET ÜÇ MAYMUNLARI OYNUYOR”

10 Ekim’den bu yana devletin ailelerin yaralarını sarmak için herhangi bir girişimlerinin olmadığını kaydeden Faik Deli, zaman zaman kimi ailelerin tehditlere maruz kaldığını ancak bunu takip ettiklerini, bunun hesabını soracaklarını ifade etti.

Devletin, 15 Temmuz Darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin ailelerine maddi manevi  destek sağladığını söyleyen Deli, “Ancak 21 aydır davaları devam eden ve barış istemekten başka hiçbir suçları olmayan, bütün o acılarına rağmen halen barış diyen o ailelerin hangi derdine bu hükümet, bu devlet el uzatmış. Hangi sorunlarını çözmüş, hiç birini. 3 maymunları oynuyorlar. Kulakları sağır, dilleri kesilmiş ve gözleri kör. Hiç bir şekilde olumlu şekilde bizimle her hangi bir bağlantı kurulmamış” dedi.

“ANMA SONRASI POLİS BASKI UYGULADI”

Son görülen dava öncesi hayatını kaybedenlerin mezarlarını ziyaret eden Deli, anma yerinden ayrılırken polisin baskı uyguladığını belirten Faik Deli, 10 Ağustos’ta görülen davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

” Mahkeme salonuna girerken avukatların kimlikleri çıkartılarak belirli sayıda avukatın gireceği söylendi. Mahkeme içerisinde ki mahkeme heyetinin bizlere karşı tutumu ise, orada tutuklu olan İŞİD terör örgütünün mensupları çıkıyor dakikalarca İŞİD’in   propagandasını yapabiliyor, gerektiğinde de oradaki  aileleri dönüp tehdit edebiliyor, mahkeme başkanının buna ilişkin herhangi bir tavrı yok. Ailelerden bir tanesi de oradan bağırıp müdahale ettiği zaman azarlıyor. Dolayısıyla biz aileler olarak bu yaşadığımız bütün olumsuzluklara rağmen halen bu ülkede barış diyoruz, barış diyoruz, barış diyoruz” ifadelerini kullandı.

Olağanüstü hal gerekçesiyle KHK’lerle bu ülkede hayata geçmeyen anti demokratik uygulamaların kalmadığına dikkat çeken Faik Deli, “Kamu emekçileri işlerinden atılıyor, akademisyenler işlerinden atılıyor. Kimin terör örgütü yaftasıyla suçlanacağı bilinmiyor. Kimsenin yarına dair güvencesi yok” dedi.

“BU ÜLKEYE YENİDEN BARIŞ TESİS EDİLMELİ”

Bu ülkede yeniden barışın tesis edilmesi gerektiğini kaydeden Faik Deli, “Şimdi yeniden halkların kardeşliği diyoruz. Bu ülkede bir an önce toplumsal barışın tesis edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın barış. Umuyoruz ki bir an önce bu yaralı insanların hayatını kaybeden insanların yakınlarının yüreği soğutulacağı bir şekilde karar olur. Kamuda sorumluların adaletin önüne çıkarılır.  Adalet dediğimiz şey gökyüzü ile yeryüzü arasındaki direktir. O direk yıkıldığı zaman herkes o direğin altında kalır” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak