Alevi Haber Ajansi

Dersimli Üreticiler: İptal edilen HES projesinin, diğer projeler için de emsal olmasını istiyoruz!- VİDEO

PİRHA- Erzincan İdare Mahkemesi’nin Çemişgezek’te bulunan Tağar Çayı üzerinde yapılmak istenen HES projesinin iptali kararı, hayvan yetiştiricileri tarafından olumlu karşılandı. Dersimli üreticiler, Tağar Çayı nezdinde alınan bu kararın tüm coğrafya için emsal olmasını dilediler.

Dersim’in Çemişgezek İlçesi’nde bulunan, Aliboğazı’ndan doğan, Çemişgezek’e can veren ve birçok yaban hayvanı ile endemik türün yaşam alanı olan Tağar çayı üzerinde ÇED raporu olmadan hidroelektrik santrali (HES) inşaatına başlanmıştı.

Yürütülen mücadele ve çabalar sonucu, Erzincan İdare Mahkemesi projenin iptali kararını verdi. Bu karar doğa savunucuları, hayvan yetiştiricileri tarafından olumlu karşılandı.

Karara dair konuşan Tunceli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan ve Tunceli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan, alınan bu kararın tüm Dersim coğrafyasında yürütülen maden arama ve HES-GES projeleri için emsal olmasını istediler.

“DERSİM COĞRAFYASINDA ÜRETİM VE DOĞAYI ÖN PLANA KOYMALIYIZ”

Çemişgezek Tağar Çayı’nda yapılması planlanan Hidroelektrik Santraline(HES) karşı verilen hukuki mücadelede kazanılan başarı, bölgedeki arıcılar tarafından olumlu karşılandı. Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan, PİRHA’ya yaptığı açıklamada karardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Doğan, “Her geçen gün üretim alanlarımız barajlar, madenler ve santrallerle yok ediliyor. Üretim, sanayiye dönük bir hale getiriliyor. Bu karar bizim için anlamlı. Bu sürece emek veren herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

Dersim’de yaklaşık 1000 arıcının faal olarak üretim yaptığını, 90-95 bin civarında arılı kovan bulunduğunu belirten Doğan, bölgenin Türkiye’de organik arıcılığın merkezi olduğunu vurguladı. Balların kalitesinin üniversiteler tarafından yapılan analizlerle kanıtlandığını da hatırlattı.

Doğan, doğanın sürekli saldırı altında olduğunu ifade ederek, “Barajlar, madenler, HES’ler, hatta güneş ve rüzgar enerji projeleri toplumun ihtiyaçlarından çok kâr hırsıyla yapılıyor. Oysa bizim memleketimizde yatırımlar üretimi desteklemeli. Arıcılık, tarla tarımı, koyunculuk ve orman faaliyetleri ile elde edilecek kazanç, madenlerden daha fazla olur ve bütün topluma fayda sağlar” diye konuştu.

Başkan Doğan, alınan kararın üretim ve doğa mücadelesine moral verdiğini belirterek, çevreyi yok eden yatırımlar yerine toplumsal faydayı önceleyen projeler çağrısını yineledi.

“DOĞANIN BETONLAŞMASI DEMEK BİZİM YAŞAM ALANLARIMIZIN DARALMASI DEMEKTİR”

Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan da, mahkemenin kararının hem çevre hem de hayvancılık açısından hayati önem taşıdığını belirtti.

Erdoğan, kararın kendileri için büyük bir kazanım olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bugün öğrendiğimiz kadarıyla Tağar Çayı’nda mahkemenin ret kararı vermesi hem çevre hem de bir üretici olarak bizim için olumlu bir karardı. Çünkü doğanın betonlaşması, bizim oradaki yaşam alanlarımızın daralması demektir. Hayvancılık yapıyorum, dolayısıyla oradaki kendi hayvanlarımızın ötesinde zengin bir doğamız var. Mahkemenin verdiği karar bizim için olumlu bir karardır” dedi.

Ancak Erdoğan, bölgede yeni bir tehdidin gündemde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti,

“Şimdi Cevizlidere Barajı üzerinde bir planlama yapıldığını duyduk. Cevizlidere köyü, bizim üreticilerimizin hayvancılık yaptığı bir alandır. Eğer burada böyle bir çalışma olursa, Munzur Havzası’nın bitmesi demektir. Havaçor’a yakın bir yerde bir çalışma yapılıyor. İliç’te, Çöpler köyünde yaşanan facianın belki de iki katı yaşanabilir. Toplum ve kurum olarak biz bu çalışmaya karşı duracağız. Bu baraja karşıyız, gerçekten karşıyız. Çünkü yaşam alanlarımız ve insanlık için zararlı”

Erdoğan, madencilik faaliyetlerinin de hayvancılığı olumsuz etkilediğine dikkat çekti: “Özellikle Pülümür’de Hel Dağı, Karagöl, Batı ve Doğu’da yapılan krom madenleri bizim hayvancıların önünü ciddi bir şekilde kesmektedir. Daha önce Şampaşa, Karagöl, Batı ve Doğu’ya 22 üretici gönderirken, son yıllarda 13-14 üretici gönderebiliyorum. Çünkü hayvancılık yapılan alanlarda, kazılar ve tahribatlar hayvan sayımızı düşürmek zorunda bırakıyor. Çadır kuracağımız alanlar ve su kaynaklarımızda ciddi yapılar oluştu. Biz mera alanlarına derme çatma hayvan çadırı kuramazken, orada devasa binalar yapılıyor.”

“İlimiz hayvancılığı ve doğamız için elimizden geleni yapacağız, bütün çalışmalara destek vereceğiz” diyen Zeynel Erdoğan, hukuki süreci yakından takip ettiklerini ve hem doğayı hem de bölgedeki hayvancılığı korumak için mücadele edeceklerini vurguladı.

Cem EKİNCİ/DERSİM

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.