Alevi Haber Ajansi

Dersim’deki Karagöz yaylaları, Dimin Madenciliğin krom madeni projesiyle yok edilmek isteniyor

PİRHA- Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz, Dağbek, Çakırkaya, Kovuklu, Kaymaztepe, Mezra, Kocatepe köyleri, krom madeni tehdidi altında. Daha önce halkın tepkisi ve mücadelesi sonucu geri çekilen krom madeni projesi, Dimin Madencilik girişimleri sonucu tekrardan gündeme geldi. Karagöz yaylaları için ÇED süreci tekrardan başlatıldı.

Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz köyü başta olmak üzere 7 köyü kapsayan krom madeni projesi yeniden gündeme geldi. Şirketin 2024 yılında Bakanlığa yaptığı başvuru sonrası başlatılan ÇED süreci, halkın tepkisi üzerine geri çekilmişti. Ancak şirket aynı projeyi tekrar hayata geçirmek istiyor.

Edinilen bilgilere göre 13 Nisan 2026 tarihinde, İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplanarak maden projesi için verilecek özel formatın kapsamını, kriterlerini ve bu doğrultuda hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporunu inceleyip değerlendirecek.

Burada yaşayan köylüler ve doğa savunucuları, madenin doğaya ve yaşam alanlarına vereceği zarara dikkat çekiyor. Endemik bitki türlerinin de bulunduğu bu coğrafyada, hem Alevi toplumunun ziyaretgahları bulunmakta hem de hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır. Karagöz köyü ve çevresinde üretim alanlarının, meraların ve kültürel alanların yok edilmesine karşı çıkan yurttaşlar, projeyi bir “talan girişimi” olarak nitelendiriyor.

“DOĞAMIZDA, TOPRAĞIMIZDA KROM MADENİ İSTEMİYORUZ”

Kocatepe köyü muhtarı Baki Fırat, Dimin Madencilik Şirketi’nin uzun zamandır yaşam alanlarına yönelik ‘krom madeni ocağı’ projesi olduğunu belirtti ve devamında şunlara değindi: “Dimin Madencilik Şirketi, en son 2024 yılında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurmuştu. Bu başvuru üzerine Tunceli Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 27 Haziran 2024 tarihinde ÇED toplantısı yapılmak istendi. Ama biz bölge köylüleri ve doğa savunucuları toplanarak bu durumu protesto ettik. Gerçekleştirdiğimiz basın açıklaması ve protesto sonrası geri adım atıldı” dedi.

Maden projesinin tekrardan hayata geçirilmek istendiğini söyleyen Fırat, “Şirket, tekrardan maden ocağı açmak için girişimlerde bulunuyor. En son Tunceli Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden gelen bilgilendirmeye göre, maden projesiyle ilgili inceleme değerlendirme süreci yeniden başlatıldığı bilgisi tarafımıza verildi” diyerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Yeniden bir değerlendirme yaparak, maden projesini açmak istiyorlar. Biz bugüne kadar elimizden geleni yaptık. Halen rızamız yoktur. Bugünden sonrada elimizden geleni yaparak, doğamızın, inanç alanlarımız olan ziyaretgahlarımızın ve yaşam alanlarımızın yok edilmesine müsaade etmeyeceğiz” diyerek mücadele mesajı verdi.

“MADEN PROJESİ GERÇEKLEŞİRSE MERALARIMIZ VE YAYLALARIMIZ YOK EDİLECEK”

Maden projesinin kapsam alanında bulunan Dağbek Köyü muhtarı Ahmet Doğan ise maden projesinin doğaya vereceği zararın getirisinden daha büyük olacağını belirterek, “Burada Zil, Karagöz, Şirin, Kefir, Sarıgül, Bezolar, Hel yaylaları gibi yaklaşık 20 yaylanın bulunduğu bir bölgeden söz ediyoruz. Bu bölgede geçen sene kayıtlı 12 bin küçükbaş hayvan yaylaya çıkarıldı. Aslında potansiyel olarak 20 bin hayvan burada kalabileceğini” söyledi.

Devamında maden ocağının açılması halinde yaşanacakları belirten Doğan, “Eğer krom madeni açılırsa, başta hayvancılık ve arıcılık olmak üzere tüm doğa olumsuz etkilenecek. Burada birçok ender görülen bitki ve hayvan çeşitliliği var. Maden faaliyetleri dolayısıyla bu türler yok olacak. Bu bölge aynı zamanda Alevi inancına göre kutsal olan Buyer Ana ve Büyük Çeşme gibi ziyaretlerimizin yeridir. Dolayısıyla inanç alanlarımız da tehlike altına girecek” dedi ve son olarak krom madenini istemediklerini belirtti.

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.