PİRHA- Dersim’de son günlerde sosyal medyada dolaşıma sokulan ve kentteki devrimciler, emek ve demokrasi güçlerinin temsilcileri ile insan hakları savunucularının isimlerini, kamuoyunda suçla anılan bazı kişilerle aynı listede gösteren içerikler tartışma yarattı. Kaynağı belirsiz olan ve doğrulanmamış iddialar içeren listelere ilişkin DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin ile Emek Partisi (EMEP) MYK üyesi Orhan Kurul açıklama yaparak, bunun sistematik bir itibarsızlaştırma girişimi olduğunu vurguladı.
DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, son günlerde sosyal medya üzerinden yayılan ve kentte çeşitli kişi ve kurumlara yönelik hazırlanan listelere dair açıklamalarda bulundu. Yeğin, bu tür listelerin dolaşıma sokulmasının hem kişilik haklarına hem de özel hayata bir müdahale olduğunu vurguladı.
“BU LİSTELER ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARININ BİR SONUCU”
DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, bu listelerin toplumda güvensizlik duygusu yaratmayı amaçladığını belirterek, “Dersim, Alevi kimliğiyle, Kürt kimliğiyle, sol sosyalist kimliğiyle öne çıkan bir yer. Bu tarz listeler aynı zamanda bu kimlikleri karalama ve yozlaştırmayı hedefliyor. Kurumlarımızda emek veren arkadaşlarımıza yönelik bu saldırılar birer itibar suikastıdır” dedi.
Listelerin, özel savaş politikalarının bir parçası olduğunu vurgulayan Yeğin, şunları söyledi:
“Dersim ve bölgede yaşadığımız birçok şey zaten özel savaş politikalarının sonucu. Bugün bu kentlerde uyuşturucunun, yozlaşmanın ve fuhuşun bu kadar gündemde olması, bunların çoğu zaman görmezden gelinmesi veya yaygınlaştırılması bu politikanın parçasıdır. Üstüne kaynağı belirsiz listelerle sanki kentte yalnızca bu sorunlar varmış gibi bir algı yaratılıyor. Kurumların yaptıkları, kentimizin tarihi ve geçmişi yok sayılıyor.”
Yeğin, sosyal medyada yayılan listelerin toplumda güven duygusunu hedef aldığını belirterek, “Eğer gerçekten bu iddialar doğruysa, kanıtlanmalı ve yasal mercilere sunulmalı. Ancak kaynağı belirsiz listelerin sosyal medyada dolaştırılmasının başka bir nedeni yok. Bu, toplumun birbirine güvenini zedelemeyi hedefliyor” ifadelerini kullandı.
Topluma bu listeleri paylaşmama çağrısı yapan Yeğin, şöyle konuştu: “Bu magazinsel bir mesele değil, kişilerin ve kurumların itibarı söz konusu. Toplum olarak bu amaca hizmet etmemeliyiz. Bu listeleri paylaşanlara karşı net bir tutum almalı ve paylaşmamalıyız. Bu listeleri hazırlayanların elbette bir amacı var. Toplum olarak tavır aldığımız ve çalışmalarımızı güçlendirdiğimiz sürece bu anlayışlar zemin bulamayacaktır” dedi.
Yeğin, resmi kurumlara da çağrıda bulunarak, “Bu listeler nereden geldi, kimler yaydı, bunun ortaya çıkarılması gerekiyor. Eğer önüne geçilmezse daha farklı boyutlara evirilebilir. Yargı ve diğer resmi kurumlar bu konuda ciddi adımlar atmalı” dedi.
Dersim’in özgün kimliği, hafızası ve kültürünün hedef alındığını vurgulayan Hümeyra Tusun Yeğin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu basit ve sıradan bir mesele değil. İlk başta sınırlı sayıda kişi hedef alınıp sonra kurumlar ve isimler üzerinden toplumun birbirine kırdırılması amaçlanıyor. Sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler olarak net tavır koymamız ve toplumun da bu oyunlara gelmemesi gerekiyor” dedi.
“DERSİM’DE DOLAŞAN LİSTELERİN HALK NEZDİNDE BİR KARŞILIĞI YOK”
Emek Partisi (EMEP) MYK üyesi Orhan Kurul, son günlerde Dersim’de dolaşıma sokulan ve kentteki devrimciler, emek ve demokrasi güçlerinin temsilcileri ile insan hakları savunucularını hedef alan listeler hakkında konuştu ve bu listelerin halk nezdinde hiçbir karşılığı olmadığını vurgulayarak, “Tamamen itibarsız bir liste. Emek ve demokrasi güçlerine dönük açık bir saldırıyla karşı karşıyayız” dedi.
Kurul, söz konusu listelerin, Dersim’de uzun süredir sürdürülen ajanlaştırma ve itibarsızlaştırma politikalarının bir parçası olduğunu belirtti. “Bu listelerin en temel amaçlarından biri, listedeki isimleri, özellikle de bazı isimleri itibarsızlaştırmaya çalışmak” diyen Kurul, şöyle devam etti:
“Tamamen listenin içerisinde daha önce bazı suçlara bulaştığını bildiğimiz isimlerle yan yana getirilen emek ve demokrasi güçlerinin temsilcilerinin isimleri, halkın kafasında ‘acabalar’ yaratmak için yapılmış bir şey. Bu asla bir tesadüf değil. Emek Demokrasi Platformu’nda her şeyine şahitlik edebileceğimiz isimlerin bu listeye aktarılmış olması, Dersim’de emek ve demokrasi güçlerinin tamamına dönük açık bir saldırıdır. Bu saldırıya karşı topyekûn bir yanıt vermek ve birlikteliğimizi göstermek zorundayız.”
Kurul, listelerin amacına ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Bu listelerle toplumun belirli kesimlerini listedeki isimlerden uzaklaştırmayı hedefliyorlar. Kapitalizm insanları bireyci, çıkarcı, sadece kendini düşünen ve yanındaki insanı da hızla satabilecek bir insan tipine dönüştürüyor. Bu listeler de bunun bir parçası. Dersimlilerin yoksulluğu üzerinden onları kimliksizleştirmeye çalışanları halk çok iyi tanıyor” dedi.
Kurul, çözümün iki temel ayağı olduğunu vurguladı:
1. Örgütlülük ve örgütlenme seferberliği: Dersim kimliğinin en temel özelliklerinden biri örgütlü bir toplum olmaktı. Bugün yeniden bir örgütlenme seferberliğine girmemiz gerekiyor.
2. Halk ve mahalle meclisleri: Bu örgütlenme seferberliğini halk meclisleri ve mahalle meclisleriyle taçlandırabilirsek, karşı karşıya olduğumuz sorunları minimize edebiliriz.
Dersim halkının, emek ve demokrasi güçlerini kentin değiştirici ve dönüştürücü unsuru olarak gördüğünü belirten Kurul, sözlerini şöyle tamamladı:
“Halkımız sorunların çözümünü devrimcilerden ve emek-demokrasi güçlerinden bekliyor. Bu duygu değerlidir ama artık halkın kendisinin de doğrudan bu kentin sorunlarına dair söz söyleyen, çözüm üreten ve mücadele eden bir pozisyona geçmesi gerekiyor.”
Nuray ATMACA-Cem EKİNCİ/DERSİM
Yoruma kapalı.