Alevi Haber Ajansi

Dersim’de kadınların ellerinde pişen Qavut lokması! – VİDEO

PİRHA- Hızır ayının en önemli sembollerinden biri de oruç zamanında pişirilen Qavut’tur. Dersim’in bir çok hanesinde Dıstar’dan geçirilen qavut, Hızır aşkıyla pişirilir. Geceden ocağın kenarına bırakına Hızır lokmasının yanında çıla yakılırken, Hızır’ın haneye uğraması beklenir.

Alevi inancının kutsal dönemlerinden biri olan Hızır orucu başladı. Dersim’de Hızır Orucu, Miladi takvime göre Ocak ayının ikinci yarısında başlayıp Şubat ayının ortalarında sona erer ve bir ay boyunca ocak sistemi içinde dönüşümlü tutulan üç günlük oruçla devam eder.

Aslında birçok inançta çeşitli biçimlerde tasvir edilen Hızır, Alevi inancında yerin, göğün her şeyin sahibi olduğuna inanılır. Hızır, insanların en müşkül zamanlarında darda olanın koruyucusu, zorda olanın kurtarıcısıdır. Bu yüzden insanlar dara düştüğünde ‘Yetiş ya Hızır’ diye onu çağırır.

Hızır Orucu, toplamda üç gün sürer. Bu üç gün boyunca oruç tutulur, qavut yapılır, ziyaretlere gidilerek lokmalar pay edilip çılalar yakılır, kurbanlar kesilir. Aynı zamanda Görgü Cemi’nin yapıldığı günlerdir. Pir rayberiyle birlikte köyleri dolaşarak cem tutar, küsleri barıştırır, yurttaşları inançsal olarak yıla hazırlar.

Hızır ayının en önemli sembollerinden biri de oruç zamanında pişirilen Qavut’tur. Kavrulmuş ve öğütülmüş buğdaydan yapılan qavut, hanenin damına yada ocağın önüne konur ve Hızır’ın o evi ziyaret ederek qavuttan lokma alacağına inanılır. Hızır’ın bu gavuttan lokma alması berekettir, bolluktur.

Dersim’in Turuşmek köyünde mihman olduğumuz hanede, Qavut lokmasının yapılma amacını ve yapım sürecine eşlik ettik.

HIZIR AŞKIYLA YAPILAN QAVUT!

“Bu Hızır ın Qavutudur” diyen Hülya Bozkurt, ocağın üzerinde buğdayı karıştırıken, yaşama, doğaya ve topluma dair dileğini ifade ediyor.

Kvrulan buğdayları Dıstar (el değirmeni) ile un haline getirilme aşamasını anlatan Hülya Bozkurt, “Biz kış ayında Hızır ayı başlarken biz buğdayı günler öncesi yıkarız ve kuruduktan sonra sacı ateşe koyar buğdayı kavururuz. Dıstar dediğimiz el değirmeninde öğütürüz. Sonra tekrar ocağa alır pişiririz. Piştikten sonra kolu komşu çağırır lokmamızı paylaşırız.”

Lokmanın Hızır için ayrılan payını ocağın yanına bırkatıklarını da dile getiren Hülya Bozkurt, “Hızır’ın lokmasını bir kaba koyup Hızır’ın işaretlemesi için evin ocağına koyup, çılamızı yakacağız. Sabah kalkarız eğer qavuta Hızır’ın izi varsa o yıl bizim yılımızdır” diye konuştu.

Nuray ATMACA-Cem EKİNCİ/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.