Alevi Haber Ajansi

Dersim’de doğa talanına karşı Munzur Çevre Derneği’nden açıklama: Rızamız yok, doğa talanına hayır!- VİDEO

PİRHA- Munzur Çevre Derneği, “Dersim’de GES’lere Karşı Örgütlenelim” şiyarıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği’nde yapılan açıklamada, “Rızamız yoktur!” denilerek, Dersim doğasını talan eden proje ve faaliyetlere izin vermeyeceklerini vurgulandı.

Munzur Çevre Derneği Dersim Temsilciliği, bölgedeki baraj, HES, GES ve maden projelerine karşı basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Suna Çelik okudu. Dernek, doğa talanına karşı halk dayanışmasını büyüteceklerini vurguladı.

Açıklamada, hemen hemen tüm akarsuların üzerine kurulan baraj ve HES’lerin coğrafyayı “nefessiz bıraktığı” vurgulandı. Munzur ve Peri Suyu üzerinde yapılan barajların Bingöl Yedisu’ya kadar uzandığı, 1965’te yapımına başlanan Keban Barajı ile birlikte Çemişgezek, Pertek ve Mazgirt’teki verimli tarım arazilerinin, köylerin ve tarihsel belleğin sular altında kaldığı hatırlatıldı ve “Bu acımasız projeler bölgeyi büyük göçe zorladı; Dersim ekonomik ve kültürel yıkıma uğratıldı. Hayvancılık ve tarımsal üretim dramatik biçimde küçüldü” denildi.

HES’LERE KARŞI DİRENİŞ, GES VE MADEN TEHDİDİ

Suna Çelik, 1990’larda gündeme gelen 8 HES projesinin, halkın ve demokratik kurumların direnişiyle durdurulduğunu, Munzur ve Pülümür Vadisi’nin sular altında kalmasının engellendiğini hatırlattı. Ancak 2011’de Peri Suyu üzerindeki zincir barajlarla Mazgirt, Nazımiye ve Karakoçan’daki tarım arazilerinin yine sulara boğulduğu, köylülerin arazilerinin zorla kamulaştırıldığı kaydetti.

Çelik,bugün ise yeni bir saldırının gündemde olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Bu kez GES projeleriyle Pertek’in Demirsaban, Kaçar, Dereli, Günboğazı, Soğukpınar mahalleleri ve Hozat’ın Kardelen köyündeki geniş tarım arazileri hedef alınmakta. Meralara ve otlaklara kurulacak GES’ler hayvancılığı ve arıcılığı bitirecek, yeni bir göç dalgası yaratacaktır” dedi.

MADEN RUHSATLARI VE MİLLİ PARK TEHDİDİ

Dersim’in maden sahalarıyla kuşatıldığını belirten Suna Çelik, altın, krom ve diğer metalik maden ruhsatlarının dağları, ormanları, su kaynaklarını ve kutsal mekanları tehdit ettiğini söyleyerek, patlatmalı kazılar ve kimyasal işlemlerle yapılan madenciliğin, toprağı ve suyu olduğu kadar havayı ve canlı yaşamını da kirlettiğine dikkat çekti.

Meclis’te görüşülen milli park yasası değişikliklerinin, koruma statülerini zayıflatacağına dikkat çeken Çelik, Munzur Vadisi Milli Parkı’nın sermaye projelerine açılmak istendiği uyarısı yaptı.

Suna Çelik, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Şirketler para uğruna yaşam alanlarımızı talan ediyor. Barajlarla sulara boğulan coğrafyamız şimdi de GES projeleri, maden sahaları ve yasa değişiklikleriyle geri dönüşsüz bir yıkımla karşı karşıya. Bu politikalara karşı örgütlenecek ve mücadele edeceğiz. Yaşam alanlarımızın talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Rızamız yok! GES’lere, madenlere, doğa talanına hayır! Doğamızın talanına karşı yaşasın halk dayanışması!”

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.