Alevi Haber Ajansi

Dersim Kadın Platformu: 6 yıl oldu Gülistan Doku nerede?- VİDEO

PİRHA- Dersim Kadın Platformu, Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 6. yılı dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Doku ailesi de katıldı. Eylemde konuşan baba Halit Doku, “Benim kızım 5-6 kişi tarafından katledildi. Ele başı valinin oğludur” iddiasında bulundu.

Gülistan Doku’nun kaybedilişinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen yetkililerce hala bir adım atılmadı. Doku’nun kayboluşu hala aydınlatılmazken, ailesi çaresizce bekleyişini sürdürüyor.

Dersim Kadın Platformu, Gülistan’ın kaybedilişinin 6.yılında Sanat Sokağı’nda toplanarak Yeraltı Çarşısı’na yürüdü. Karanlığa karşı telefonlarının fenerlerini açan kadınlar, “Koruma, aklama, failleri yargıla” sloganlarıyla açıklamanın yapılacağı alana yürüdü. “Unutmayacağız! Unutturmayacağız” diyen Dersimli kadınlar, “Munzur Üniversitesi çocuk gelişimi bölümü öğrencisi, kız kardeşimiz Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinden beridir, yani tam 6 yıldır kayıp. Gülistan Doku’nun ailesi 6 yıldır kızları belki bir yerlerden çıkıp gelir diye bekliyor” dedi.

Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamaya Gülistan’ın annesi Bedriye Doku, babası Halit Doku ve ablası Aygül Doku’nun yanı sıra DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve yerlerine kayyum atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan katıldı. Açıklamayı Dersim Kadın Platformu adına Handan Kahraman Şanlı okudu.

“KALDIĞI YURTTAN AYRILDIKTAN SONRA DAHA HABER ALINAMADI”

Gülistan’ın kaldığı yurttan çıktıktan sonra bir daha haber alınamadığını söyleyen Şanlı, “Hatırlıyoruz; Gülistan Doku’dan, 2020 yılında kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı. Diyarbakır’da yaşayan ailesi, Gülistan’ın kaybolduğu gün Dersim’e gelerek, güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Ailenin ihbarı üzerine arama çalışmaları başlatıldı. Yapılan araştırmalar sonunda, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile bir kafenin önünde tartıştığı, cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Ve sonrasında dönemin valisi tarafından kesin bir dille Gülistan’ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair sözler verildi” dedi.

Doku ailesinin Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, birçok bakan ve yetkiliyle görüşmeler yaptığını ve Gülistan’ın akıbetinin aydınlatılacağına dair sözler verildiğini vurgulayan Şanlı, “Uzunçayır baraj gölünde aylarca su altı arama çalışması yapıldı. Bu esnada Gülistan’ın ailesi Cumhurbaşkanı ve dönemin bakanlarının da içerisinde olduğu çok sayıda görüşme yaptı ,Gülistan’ın akıbetinin bulunması için sözler aldılar. Ancak gelinen noktada, 6 yılın sonunda soruşturma dosyası yeniden açılmasına ve verilen sözlere rağmen dosyada herhangi bir ilerleme olmadı” diye konuştu.

Asıl faillerin ceza almadığını, bunun yerine abla Aygül Doku’ya ceza verildiğini hatırlatan Handan Kahraman Şanlı “Tüm bu süreçte, soruşturmanın baş şüphelisi olarak görülen Zainal Abakarov ve polis memuru olan üvey babası Engin Yüceer hakkındaki şaibeler de aydınlatılmamıştır. Hatta öyle ki Engin Yücer’in şikayeti üzerine abla Aygül Doku yargılandı” ifadelerini kullandı.

“GÜLİSTAN NEREDE DİYE SORMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Dersim’de üst düzey güvenlik önlemlerinin alındığını ve yetkililerin ‘huzur şehri’ diye tabir ettiği bu kentte suç oranın gittikçe arttığını vurgulayan Şanlı“Dört bir tarafı güvenlik kameralarıyla çevrili, içinde yaşayanlara adeta bir açık cezaevi duygusu yaşatan Dersim’de ne gülistan Doku’nun akıbetine ışık tutacak tek bir kamera görüntüsü bulundu nede fuhuş çetelerinin bu kentte rahatça kolgezmeleri engellenebildi. Yetkililerin ‘’Huzur şehri’’ olarak tabir ettiği şehrimizde uyuşturucu yaşı gittikçe düşüyor, genç kadınlar gece yarıları yurtlardan zorla alınıyor. Kadınlar tehdit ve baskılarla fuhuşa sürükleniyor” dedi.

Gülistan’ın kaybedilişinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen Dersim Kadın Platformu olarak hala meydanlarda olduklarını ve davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını kaydeden Handan Kahraman Şanlıson olarak şunları belirtti:

“Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçmişken bizler yine bu şehrin meydanlarındayız. Son bir yıldır dosyanın sil baştan yeniden ele alındığı söylense de somut bir gelişme yaşanmış değil. Dosya üzerinde gizlilik kararı var. Bu karar neden alındı ve kimleri koruyor anlamış değiliz. Ayrıca geçtiğimiz günlerde doku ailesinin avukatının basına yapmış olduğu bir açıklama var. Avukat, faillerden birinin kendilerine ulaştığını ve üst düzey bir kamu görevlisinin örtbas sürecinde rol aldığını söylüyor. Daha öncede dosyada yer yer üst düzey bir kamu görevlisinin adı geçmekteydi. Aynı zamanda bu kişi dosyanın örtbas edilmesinde kendisinin de görev aldığını açıkça belirtmiş. Bizler bu alandan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir an önce faillere yönelik olarak gerekli işlemleri yapmasını ve toplumu bir yönüyle de bilgilendirmesini talep ediyoruz.”

KORDU: DELİLLERİN KARARTILMASINA GÖZ YUMULDU

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 6. yılında adalet talebini yineleyerek, olayın bir intihar değil, kadınlara yönelik sistematik bir kaybettirme politikası olduğunu vurguladı. Kadın katliamlarının siyasal iktidarın cezasızlık politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Kordu, dosyada bugüne kadar tek bir tutuklama olmamasını ve kamusal sorumluların yargılanmamasını eleştirdi. Delillerin yok edilmesine göz yumulduğunu ifade eden Kordu, özellikle Munzur Üniversitesi’ndeki kameraların çalışmamasına ilişkin soruların yanıtsız bırakıldığını söyledi. Ailenin her yıl adalet talebiyle mücadeleyi sürdürdüğünü hatırlatan Kordu, hem Gülistan hem de Rojin için, zorla kaybedilen tüm kadınlar adına sokaklarda olmaya ve “Gülistan Doku nerede?” demekten vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

“BABA HALİT DOKU: ADALET İSTİYORUM”

Ben gariban bir insan olmasaydım kızımın katliam olayı aydınlatılır diyen baba Halit Doku, kızının kaybettirilmesinde Tuncer Soner’in oğlu ve Zaynel Abarakov’un olduğunu iddia etti. Devamındaysa şunları dile getirdi: “Benim kızımı 5-6 kişi bir olup kaybettiler. Ele başı valinin ve adı geçen polisin oğludur. Vali bana iki kızının üzerine yemin ederek, ‘Senin kızını getireceğim’ dedi. Hiç oğlundan bahsetmedi. Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum, bize yardım et. Biz gariban, köylü insanlarız. Bu yüzden cenazemizi bile bulamıyoruz. Eğer suçlular cezalandırılmazsa suç işlemeye devam edecekler.”

“ABLA AYGÜL DOKU: ELİMİZDE YENİ BİLGİ VE DELİLLER VAR”

Dönemin valisinin olayın en başından beri Gülistan’ın intihar ettiğini söyleyen abla Doku, “Vali Tuncer Soner, bize kızınız intihar etti. Cenazesini bulup size getireceğim demişti. Ama bizi gidip o köprüde mahkum etti. Başka hiçbir yerde arama yapılmadı” dedi. Devamında ise şunlara dikkat çekti: “Bu cinayet organize olarak kişiler tarafından işlenmiştir. Yapan bir kişi değildir. Daha da üzücü olan ve bizi daha da yaralayan da ister baskıdan ya da korkudan olsun onlarca kişi delilerin yok edilmesine, cenazenin saklanmasında rol almasıdır. Nitekim bunların bazıları bize ulaştılar ve önemli deliller de sundular. Bu baştan beri organize cinayetin saklama olayıdır. İntihar izlenimi yaratmadan tutun ailenin yönlendirilmesine kadar cenazenin kendilerince daha uygun bir yere taşınmasına kadar hep bir organizasyon içinde hareket edilmiştir. Ve bugün bu bize ulaşan bilirkişilikler tarafından net bir şekilde artık ortadadır.” 

PİRHA/DERSİM

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.