Alevi Haber Ajansi

Deprem sürecinde yürüttükleri mücadeleyi belgesele dönüştürdüler – VİDEO

PİRHA- Mor Dayanışma’dan kadınlar, deprem sürecinde yürüttükleri mücadeleyi belgesele dönüştürdü. belgeselin yönetmenlerinden Aslı Asena Elibol, depremin olduğu ilk gün örgütlü sosyalist feminist bir kadın olmanın ne kadar önemli olduğunu söyledi. Yaren Esin ise “Alevileri, Ermenileri, Kürtleri görmeyeceklerini zaten biz biliyorduk ve bunun için müdahale etme ihtiyacıyla bölgeye gidip faaliyete başladık. Onlar bizden vazgeçmiş, bizi ölüme terk etmiş olabilirler. Biz birbirimizden vazgeçmedik” dedi.

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay’a giderek bölgedeki kadınlarla dayanışma gösteren Mor Dayanışma, depremin birinci yılında yaşananlara hafıza oluşturmak amacıyla hazırladıkları ‘Çatı’ isimli belgeseli 2 Şubat’ta İstanbul’da yapılacak gösterimle izleyicilere sunacak.

PİRHA’ya konuşan belgeselin yönetmenlerinden Aslı Asena Elibol, “Depremin olduğu ilk gün örgütlü sosyalist feminist bir kadın olmanın ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Çünkü genel olarak depremden hemen sonra insanların şimdi ne yapacağız diye düşünmesi bizim için şöyleydi: Şimdi ne yapacağız? Tabi ki biz de söyledik fakat birbirimize tutunduğumuz bir süreç oldu. Birbirimize kenetlendiğimiz ve birbirimizin eksiklerini tamamladığımız süreçti. O sırada birbirimize güç vererek ilerledik” dedi.

“EV EMEĞİ ÇADIR EMEĞİNE DÖNÜŞTÜ”

Yönetmenlerden Yaren Esin ise oluşan doğal afetlerde ilk göz ardı edilenin kadınlar olduğunun altını çizerek, “Yaşanılan krizlerde en göz ardı edilen kesimlerden birinin kadınlar olduğunu biliyorduk. Hâliyle de bu toplumsal cinsiyet durumuna dair perspektifimiz ve feminist duruşumuz bizi oraya gidince kadın çadırı açmanın ne kadar önemli bir şey olduğuna dair de itmiş oldu. Bunu da gerçekleştirmiş olduk. Kadınlarla konuşurken şöyle sözlerle de karşı karşıya kaldık: Hayatımızda bir şey değişmedi.
Bir şey değişmedi derken tabii ki her şey çok kötüye gitti ama ev içi emek dediğimiz şeyin aslında çadır emeğine döndüğü bu süreçte şiddet oranlarının, tacizin ve öldürülmelerin arttığı bir süreçle karşı karşıya kaldık” ifadelerini kullandı.

“ÖRGÜTLENMEK YAŞAMSAL BİR İHTİYAÇ”

Esin, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Süreç içerisinde hareket ederken o yoğunluk içerisinde ya da mücadelenin o akışında bazen ne kadar güçlü olduğumuzu ve neler yapabildiğimizi unutuyoruz ve bunu hatırlamaya, birbirimize de hatırlatmaya ihtiyacımız var. Hiç kimse gelip de bizi bu düzenin içerisinden kurtarmayacak. Kurtarıcı biziz. Bir kez daha deneyimlemiş olduk ki, örgütlenmek bir tercih değil, örgütlenmek yaşamsal bir ihtiyaç.”

Dilan ŞİMŞEK/ İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak