PİRHA- DEM Parti’nin 8 Mart Kadın Şöleninde konuşan Sebahat Tuncel, “Kürt sorununun demokratik siyaset alanında çözülmesi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerekir. Bunun bir ayağı devlet, bir ayağı halk, bir ayağı kadınlardır” dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi ve Tevgera Jinên Azad (TJA- Özgür Kadın Hareketi) Akdeniz ilçesinde kadın şöleni gerçekleştirdi.
Şölen alanına Türkçe ve Kürtçe “Kadın kırımına isyan ediyor. Özgürlüğe yürüyoruz” pankartı asıldı. Miting alanına ulusal kıyafetleri ile gelen kadınlar seslendirilen şarkılar eşliğinde halay çekerken, sık sık “Jin jiyan azadi” sloganları attı.
TUTUKLU EŞ BAŞKAN NURİYE ARSLAN’IN 8 MART MESAJI OKUNDU
Şölende ilk olarak konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, kadınların 8 Mart’ını kutladıktan sonra yerine kayyım atanan ve tutuklanan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Aslan‘ın kadınlara gönderdi 8 Mart mesajını okudu. Nuriye Aslan’ın mesajı şöyle:
“Son dönemde barışın ve demokratik çözümün yeniden tartışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Ancak barışı konuşmanın en büyük şartı, halkın iradesine saygı duymak, hukuksuz tutuklamalara ve kayyum rejimine son vermektir. Çünkü barış, ancak adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün olduğu yerde yeşerebilir. Ve biliyoruz ki, kadınlar bu sürecin en güçlü öncüleridir. Hayatın her alanında kadının özgürleşmesi ve eşit eş yaşam sağlanmadan ortaya koyulan demokratik toplum paradigmasının başarıya ulaşması mümkün değildir. Cinsiyet eşitliği temelinde bir demokrasi ve halk iradesi, bu paradigmanın en temel dayanaklarıdır. Ancak bugün, yerel yönetimlerde halkın seçtiği temsilciler yerine kayyumlar atanmakta, pek çok kişi fikirleri ve mücadelesi nedeniyle cezaevlerinde tutulmaktadır. Bugün halk iradesi ile seçilen belediye eş başkanları tutuklanırken, gerekçe olarak eş başkanlık uygulaması soruşturma dosyalarında suç dayanakları olarak öne sürülmektedir.
Gerçek barış; baskıların sona erdiği, halk iradesine saygı duyulan, hukukun üstünlüğüne ve cinsiyet eşitliğine dayanan bir dünyada mümkündür. Ve biliyoruz ki, kadınlar bu sürecin en güçlü taşıyıcılarıdır. Bu yüzden, cezaevlerinde de dışarıda da mücadele eden tüm kadınları selamlıyorum. Eşit, özgür ve demokratik bir geleceği birlikte inşa edeceğimize olan inancımla, tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”
‘HER GÜN KADINLAR KATLEDİLİYOR’
Ardından konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, kadınların her gün erkek şiddeti ve cinayetlerle burun buruna yaşadığını belirtti. 2024’te 394 kadının erkekler tarafından katledildiğini hatırlatan Koca, “ Her gün onlarca kadın kardeşimizin ölümü şüpheli bir şekilde kadın cinayetleri rekorları olarak yazılıyor. Ancak kadın cinayetlerine karşı kadınlar ve hakları için mücadeleyi sokaklarda, meydanlarda büyütmeye ve yeni bir yaşamı müjdelemeye devam ediyorlar” dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısına da değinen Perihan Koca, “İmralı’da Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın çağrısıyla Kürt halkı bu memlekete bir kez daha barış elini uzatmıştır. O barış elini bu topraklarda, bu memlekette en önde, en büyük sorumlulukla, işte beyaz tülbentli, barış annelerimiz öncülüğünde biz kadınlar yeşerteceğiz. Kadınların hakları için mücadele edeceğiz. Ve ama bir yandan savaşın en büyük mağduru olan kadınlar olarak barışı biz inşa edeceğiz” sözlerini kullandı.
SEBAHAT TUNCEL: BİZ KADINLAR KÖLE DEĞİLİZ
Şölende son olarak konuşan siyasetçi Sebahat Tuncel konuştu. Tuncel, kadınların ülkenin dört bir yanında kendilerine dayatılan şiddete, sömürüye karşı direndiklerini vurguladı. “Biz kadınlar köle değiliz. Biz kadınlar nesne değiliz” diyen Tuncel, şunları söyledi:
“Bizim bedenimiz, emeğimiz alınıp satılamaz. Biz kadınlar özgür bireyleriz. Beş bin yıldır erkek egemen sistem bize köleliği dayatıyor. Zulmü dayatıyor. Sessizliği dayatıyor. Bize tek vaat ettiği şey nedir? Erkeğin kölesi olmak, devletin kölesi olmak. İşte biz bunu kabul etmiyoruz. Reddediyoruz. Buna karşı özgürlük mücadelesi veriyoruz. İlk eşitsizlik kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikle başlamıştır. İlk emek sömürüsü kadının emeği sömürülmüştür. İlk kadının bedeni sömürülmüştür. İlk eşitsizliğin yaşadığı yerde adaletsizliğin, hiyerarşinin, tahakkümün, şiddetin zorun olduğu yer orasıdır. Bu şiddet politikasını, eşitsizlik politikasını gidermek kadın özgürlük mücadelesi yürüyenlerin en temel görevidir.”
“BARIŞ İÇİN HERKES SORUMLULUK ALMALI”
Sebahat Tuncel de Öcalan’ın çağrısına değinerek, “Bu önemli ve tarihi bir çağrıdır. Gerçekten Kürt sorununun savaş ve çatışma zemininden çıkması isteniyorsa yapılması gereken şey bunun olanaklarını yaratmasıdır. Yani Sayın Öcalan’ın özgür çalışır koşullarının yaratılması lazım. Özgürlük koşullarının yaratılması lazım. Biz Kürtler yıllardır barış olsun diye mücadele ediyoruz, direniyoruz. Bunun da bedelini ödüyoruz. Barış olsun dediğimiz için zindanlara atıldık. Şimdi çıktık yine barış olsun diyoruz. Cezaevine girmeden kayyum atıyorlardı. Çıktık, hala kayyum atıyorlar. Bunun değişmesi lazım. Bunun değişmesi için de Kürt sorununun demokratik siyaset alanında çözülmesi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerekir. Bunun bir ayağı devlet, bir ayağı halk, bir ayağı kadınlar” diye kaydetti.
Suriye’de Alevilerin katledildiğine de dikkat çeken Tuncel, ortak mücadelenin gerekliliğine vurgu yaptı. Tuncel son olarak şunları söyledi:
“Yeni bir süreç başlıyor. İşimiz çok, zamanımız yok. O açıdan herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi lazım. En nihayetinde her savaşın bir barışı vardır. Barışı güçlüler yapar. Ve barışın inşa edilmesi için hepimize görev düşüyor. Gerçekten barış istiyorsak hepimiz elimizi taşın altına koyacağız ve barış inşa edeceğiz.”
Sebahat Tuncel’in konuşması ardından şölen, sanatçı Nuray Balık’ın seslendirdiği şarkılardan sonra sona erdi.
PİRHA/ MERSİN
Yoruma kapalı.