PİRHA – DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Özgür Özel’i ziyaret etti. Yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından yapılan açıklamada Bakırhan, barış sürecine ilişkin çerçeve yasanın uygulanması ve Meclis’te izleme kurulunun oluşturulması çağrısında bulundu. Özel ise demokratikleşme adımlarının geciktiğini belirterek kayyım uygulamalarına, yargı kararlarının uygulanmamasına ve basına yönelik müdahalelere tepki gösterdi.
DEM Parti, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında siyasi partilerle yürüttüğü görüşmelerini sürdürüyor.
Bu kapsamda DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 19 Ekim’de Özgür Özel ile bir araya geldi. Görüşmeye DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit de katıldı.
Yaklaşık iki saat süren görüşmede, barış sürecine ilişkin kabul edilen çerçeve yasanın uygulanması, yeni yasal düzenlemeler, Meclis’te kurulması öngörülen izleme mekanizması ve demokratikleşme başlıkları ele alındı. Görüşmenin diğer gündem maddesi ise yatırım fonlarına ilişkin soruşturma ve Meclis’te görüşülmesi beklenen kanun teklifi oldu.
Görüşmenin ardından Tuncer Bakırhan ve Özgür Özel ortak basın açıklaması yaptı.
BAKIRHAN: YASANIN UYGULAMADAKİ KARŞILIĞI GÖRÜLMELİ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, barış sürecinde kabul edilen çerçeve yasayla yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, toplumun bundan sonraki beklentisinin düzenlemelerin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.
Yasal düzenlemelerin yalnızca kabul edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Bakırhan, “Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır” dedi.
Yasanın uygulanabilmesi için Meclis’in, siyasi partilerin, sendikaların ve meslek örgütlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Meclis Başkanlığı’nın da gerekli adımların atılmasını sağlaması çağrısında bulundu.
“MECLİS İZLEME KURULU BİR AN ÖNCE OLUŞTURULMALI”
Süreç kapsamında oluşturulması planlanan Meclis izleme kurulunun henüz kurulmadığına dikkat çeken Bakırhan, çalışmaların geciktirilmemesini istedi.
Kurulda Meclis’teki bütün siyasi partilerin temsil edilmesinin önemine işaret eden Bakırhan, barış sürecinin partiler arasında siyasi rekabet konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır” diyerek sürecin Türkiye toplumunun tamamını ilgilendirdiğini belirtti.
Siyasi partilerin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, barış sürecinin yalnızca Kürtleri veya DEM Parti’yi ilgilendiren bir mesele olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
“BASINA VE MUHALEFETE YÖNELİK MÜDAHALELERDEN VAZGEÇİLMELİ”
Barış sürecinin ilerlemesine rağmen hak ihlallerinin ve hukuksuz uygulamaların devam ettiğini belirten Bakırhan, muhalefete yönelik baskıları eleştirdi.
Özellikle muhalefet belediyelerine, gazetecilere ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, demokratikleşme olmadan barışın kalıcı hâle gelmesinin güçleşeceğini söyledi.
Bakırhan, “Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması, içinin siyaseten biraz yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı.
DEM Parti’nin siyasi partiler, sendikalar ve toplumun örgütlü kesimleriyle görüşmelerini artıracağını belirten Bakırhan, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
ÖZEL: DEMOKRASİNİN ÖLÇÜSÜ MUHALEFETİN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR
Görüşmenin ardından konuşan Özgür Özel ise Türkiye’deki demokratikleşme sorunlarına dikkat çekti.
Demokrasinin varlığının yalnızca seçimlerle değil, siyasi ve toplumsal muhalefetin özgür biçimde faaliyet gösterebilmesiyle değerlendirilebileceğini belirten Özel, iktidarın muhalefete yönelik uygulamalarını eleştirdi.
Siyasi partilerin farklı görüşlere sahip olsalar da ülkenin temel meselelerinde diyalog kanallarını açık tutması gerektiğini ifade eden Özel, barış sürecine ilişkin tutumlarını sürdüreceklerini söyledi.
Silahlı çatışmaların sona ermesinin toplumun bütün kesimlerinin yararına olduğunu belirten Özel, çatışmalar için kullanılan kaynakların kalkınmaya ve toplumsal ihtiyaçlara yönlendirilmesinin önemine işaret etti.
“DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI ATILMIYOR”
Meclis’te kabul edilen komisyon raporunu hatırlatan Özel, raporun demokratikleşmeye ilişkin bölümünde öngörülen adımların hayata geçirilmediğini söyledi.
Seçilmiş siyasetçilerin cezaevinde bulunduğunu ve kayyım uygulamalarının sürdüğünü belirten Özel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını da eleştirdi.
Osman Kavala ve Tayfun Kahraman hakkında verilen yargı kararlarına değinen Özel, yüksek mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekerek bunların uygulanması gerektiğini vurguladı.
“HALK TV SUSTURULMUŞ DURUMDA”
Basın özgürlüğüne yönelik müdahaleleri de gündeme getiren Özel, gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemlere ve yayınlara getirilen kısıtlamalara tepki gösterdi.
Halk TV’nin yayın durumuna değinen Özel, “Bugün 1 kamera eksik burada, 1 muhabir eksik burada” diyerek basına yönelik uygulamaların muhalefetin sesini duyurmasını da etkilediğini söyledi.
Özel, Halk TV’nin bant yayın yapmak zorunda kaldığını belirterek, “Halk TV şu anda susturulmuş durumda” ifadelerini kullandı.
Barış süreci yürütülürken ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasının toplumda güven sorunu yarattığını savunan Özel, demokratikleşme konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilmesini istedi.
ÖZEL’DEN MEHMET UÇUM’A ERKEN SEÇİM TEPKİSİ
Özel, basın toplantısında Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim takvimine ilişkin açıklamalarını da değerlendirdi.
Erken seçim kararı için Meclis’te gerekli milletvekili desteğinin sağlanması gerektiğini hatırlatan Özel, CHP’nin seçim tarihinin kısa süreliğine öne alınmasına yönelik bir uzlaşmada yer almayacağını söyledi.
DEM Parti’nin de bu konuda herhangi bir görüşme yapılmadığını açıkladığını belirten Özel, Uçum’un seçim tarihine ilişkin değerlendirmesini hangi siyasi taahhüde dayandırdığını açıklamasını istedi.
Özel, “Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve ‘Bu tarih kesinleşti’ dediği taahhüdü kimden almış, onu bir açıklasın” dedi.
Meclis’in iradesinin yürütme tarafından belirlenemeyeceğini vurgulayan Özel, “Sorun, Saray’da oturanların kendini Meclis’in üzerinde görme sorunu” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.