PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP ziyareti sonrası açıklama yaptı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin düzenleyeceği siyasi parti ziyaretlerinin ilkini Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yaptı. Rojava gündemli görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iyi bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, “Halep saldırısı başladığı günden bugüne kadar yapmış olduğu yapıcı, sağduyulu açıklamalarını takip ettik. Bu süreçte sağduyuya, yapıcı davranmaya, kapsayıcı açıklamalar yapmaya hepimizin ihtiyacı var. Suriye’yi konuştuk, bölgeyi konuştuk. Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmeleri konuştuk. Orada bir insanlık dramı yaşanıyor. Deyim yerindeyse ateşe benzinle gidenler var. Bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var. Biz oradaki çatışmanın, şiddetin son bulmasını; meselenin diyalogla, müzakereyle barışçı bir şekilde çözülmesini istiyoruz. Ama maalesef Türkiye’de bir nefret korosu var. Sabah akşam neredeyse Kürt karşıtı propaganda yapıyorlar. Suriye’de sanki demokratik bir rejim zemin var da Kürtler oyunbozanlık yapıyormuş gibi bu koro, 7/24 saat Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor. Tekrar ediyoruz. Kürtler yaşamış olduğu ülkelerde hiçbir zaman yaşadıkları ülkeleri ve komşu ülkelere tehdit olmadılar. Bundan sonra da olmayacaklardır. Bu, aslında biliniyor ama bu konuda bir ezber var. Bu ezberlerin artık bozulması gerektiğini belirtmek istiyoruz” dedi.
Bölgede kirli oyunların oynandığına dikkat çeken Bakırhan, bu oyunu her an takip ettiklerine işaret ederek devamla şunları söyledi: “Aslında bu oyunu bilmeyen yok. Bölgede hakları kabul etmeyen halklara isyan ülkelere de onları bastırma zemini bırakılmış. Bu oyun ülkeye kan, savaş ve çatışma getirdi. Artık 100 yıldır devam eden bu oyunu, bu kısır döngüyü kırmak gerekiyor. Bunu kırabileceğimize inanıyoruz. Aslında 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrı da tam da bölgede 100 yıldır oynanan bu kısır döngüyü ortadan kaldırmaya dönüktü. Ama maalesef tam bu süreçte Halet’te bir sabotaj gerçekleşti. Halep’te bir saldırı gerçekleşti. Orada silahsız, günahsız yaşayan Kürtler saldırı altında kaldı. Göç etmek zorunda kaldılar. Bir insanlık dramı yaşandı ve insanlar yaşamını yitirdi.
Birileri istiyor ki halklar sürekli çatışsın. Hegemonik emperyal güçler de bu çatışmalardan rant elde etsin. Ama Kürtler Suriye Araplarla çatışmak istemedikleri için bir halklar arası çatışma savaş yaşanmasın diye Halep’i terk ettiler. Kürtlerin yaşamış olduğu kentlere çekildiler. Bu oyunu görmek gerekiyor. Büyük bir oyun var. Tehlikeli bir oyun var. Biz DEM Parti olarak bu oyunun farkındayız. Umarım ülkemizi yöneten iktidar da halkları karşı karşıya getiren hegemonik emperyal güçlerin çıkarına oluşturulan bu zemini görür. Bu oyunların olmaması için de üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirir.
Suriye bizim için önemli. Ülkemizi de yakinen ilgilendiriyor. Suriye’deki rejimin karakteri de çok önemlidir. Suriye’de rejim selefi mi olacak? Kadın düşmanı, Kürt düşmanı, Dürzi, Alevi düşmanı mı olacak yoksa demokratik mi olacak? Türkiye’yi de yakinen ilgilendiriyor. Biz DEM parti olarak Suriye’de Selefi bir zemin ve mantık yerine demokratik Arapları, Kürtleri, Alevileri, Dürzileri, kadınları kapsayan demokratik bir zemin oluşmasının mücadelesini yürütüyoruz. Ama Suriye’de bugün sahada ciddi bir insani kriz var. Özellikle Kürtlerin yaşadığı kentler abluka altında. En başta da Kobanî’de ciddi bir abluka var. Elektrikler yok, sular akmıyor. Çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor. Neredeyse ateşkes olmasına rağmen her gün ciddi çatışmalar var. Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakmıyorlar. Bunun için öncelikle Kobani başta olmak üzere Suriye’de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor. Türkiye, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir. Daha önce Kobani kuşatmasında da bu kap Mürşitpınar sınır kapısı açıldı. Oradan geçişler sağlandı. 25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye’nin tekrar bu kapıları açmasını, önüne koyması gerektiğini, oradaki insanlık dramını giderecek bir pratik içerisinde olması gerektiğini belirtmek istiyorum.
Suriye’de ateşkes var ama bir türlü tam olarak ateş kesilmedi. Ateşkesin sürmesi gerekiyor. Sorun silahlarla, çatışmalarla değil, diyalogla, müzakereyle çözülmeli. Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmeli. Türkiye sadece HTŞ rejimini değil, orada Kürtleri de önceleyen, dikkate alan, onların demokratik hak ve özgürlüklerini de gören bir süreç içerisinde olmalıdır. Siz de izlediniz. Kürtlerin SDG’nin çıktığı bölgelerde IŞİD bayrakları açıldı. Türkiye kamuoyuna şunu söylemek istiyorum. IŞİD sadece Kobani için bir tehdit değil. Diyarbakır için de, İzmir için de Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan insanlarımızın tamamı için bir tehdittir. IŞİD’in canlandığı bir zemini iyi okumak, iyi görmek gerekiyor. Kürtler çekilince bir zafer ortaya çıktığını sananlar orada palazlanan, canlanan, örgütlenen IŞİD belasını da iyi görmeliler.
Yine günlerdir kimi medya yayın organları ve kimi siyasetçiler Kürtleri kıran, ötekileştiren bir dil kullanıyorlar. Bu dilin kimseye bir yararı yok. İçinde bulunduğumuz süreç hassas. Bu süreçte Kürtleri de merkezine alan onların demokratik haklarını da gören barışçıl bir dile ihtiyacı var. DEM parti olarak biz bu dili kullanmaya devam edeceğiz. Ama kırıcı, ötekileştirici dilin de başta medya olmak üzere siyasetin kimi aktörleri olmak üzere vazgeçmeleri gerektiğini belirtmek istiyoruz. Bu süreci hep birlikte dayanışmayla atlatacağız. Artık bölgemiz yeterince çatışma, kan, şiddet gördü. Türkiye’de iktidara, siyasi partilere başta da bugün bulunduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Başta bölge olmak üzere sorunların diyalog ve müzakere ile çözülmesi için siyasette bir rol üstlenmeli.”
Ayrıntılar gelecek…
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.