PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, güncel gelişmelere ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Hatimoğulları, hem insani hem askeri kuşatmanın ortadan kalkması gerektiğinin altını çizerken, Bakırhan’da, Kürtlerin çekildiği bölgelere IŞİD bayrağı dalgalandığını, bunu tüm dünyanın sessizce izlediğini dile getirerek, insani yardım koridorunun açılması çağrısında bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye’de HTŞ’nin saldırılarına dair değerlendirmede bulundu.
“ASIL AMAÇ KÜRT-ARAP SAVAŞI BAŞLATMAKTI”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kuzey ve Doğu Suriye ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyduğunu ancak HTŞ’nin süreci bilinçli bir şekilde uzattığını, komisyonların kurulmaması için çabaladığını belirterek, şunları dile getirdi:
“Ateşkese uymayan tarafın HTŞ güçleri olduğunu, bizzat muhataplarından dinledik. Kendileri, Halep’te başlayan saldırıların uluslararası ve bölgesel bir komplo olduğunu, asıl amacın da ‘Kürt-Arap çatışmasını başlatmak’ olduğunu söylüyorlar. SDG, Deyrizor ve Rakka’dan da bu yüzden çekildi. Direkt elektrik kesildi. İnternet ve su kesildi. Bu insanlık dramıdır. Kendi halkına bunu reva gören bir yönetim Suriye’yi nasıl yönetebilir? Yönetim iddianız var ama siz yönetimi ele geçirdiğiniz günün ertesi gününde elektriği kesiyorsunuz. Bu yurttaş size nasıl inansın ve güvensin? Hem insani hem askeri kuşatma ortadan kalkmalı. Gece – gündüz halk sokakta ve kentlerini savunuyor. Okullar, hastaneler, yaşam alanları işlevsiz. Sadece Haseke’de, Rakka’da, Kamışlı’da değil neredeyse tamamında yaşam dediğimiz şey ortadan kaldırılmış. Bir ülkenin bu şekilde bu hayatı sürdürebilmenin olasılıklarını Şam yönetimi ortadan kaldırıyor. Şam yönetimi SDG ile yapılan anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmeli, fiili ateşkes sürmeli. Ortak yurt olan Suriye’nin yeniden inşası için herkes görevini yerine getirmeli.
Kürt’süz bir Suriye hedefleniyor. Öleni öldürmek, kalanı da göç ettirmek istiyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Türkler, Araplar, Acemler gibi onların da bu topraklar da yaşam hakkı vardır. Bu topraklar bize ait olduğu kadar onlarındır da. Kürt’süzlük zaten fiilen yapılabilecek bir şey değil, buradan savaşı sürdürmenin anlamı yoktur. Rojava halkını yalnız bırakmayacağız.”
“MESELE IŞİD’LE MÜCADELE DEĞİLDİR, KÜRTLERİN VARLIĞIYLA ALAKALIDIR”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da, Kobani’de dört (beşe yükseldi) çocuğun donarak öldüğünü ifade ederek, insani yardım koridoru açılması çağrısında bulundu.
Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ateşin kesilmesi gerekiyordu. Sanırım ateşkes sadece Kürt’lerin ateş etmemesi olarak anlaşılıyor. Ateşkes herkes için geçerlidir. Rojava’da ateş kesilmedi, saldırılar devam ediyor. Orada IŞİD barbarlığı karşısında hayatını yitirenlerin mezar taşları harap ediliyor.Kobani kuşatma altındadır. Selefi örgütler tarafından Kürt’ler katlediliyor.
Ciddi bir yanlış algı oluşturulduğunu izliyoruz. Yaklaşık bir haftadır bölgedeyim, izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Rojava’da soykırıma verecek düzeyde saldırılar olduğunu gördük. İnsanlar orada kardeşleri katledilirken burada alkış çalacak değil. Vicdanı olan herkese sesleniyorum. Katliama karşı dünyanın dört bir yanında demokratik kamuoyunun ortaya koyduğu tepkilerin anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Ateşin kesilmesi gerekiyordu. Sanırım ateşkes sadece Kürt’lerin ateş etmemesi olarak anlaşılıyor. Ateşkes herkes için geçerlidir. Rojava’da ateş kesilmedi, saldırılar devam ediyor. Orada IŞİD barbarlığı karşısında hayatını yitirenlerin mezar taşları harap ediliyor.
Kürtler yine göç ediyor. Artık bu göç yollarındaki kayıplara başta ülkemiz olmak üzere artık tüm dünya kamuoyu olumlu bir tepki koymalı. Kobani kuşatma altındadır. Selefi örgütler tarafından Kürt’ler katlediliyor. Bu saldırıları teşvik edenleri biliyoruz. Rojava’da kimin onarıcı, yapıcı kimin çatışmacı olduğunu Kürt’ler çok iyi biliyor. Kesilen suların açılması gerekiyor. Yakıt yok. Kürtler ne kadar onurlu bir halk, yıllardır petrolü yönetiyorlar ama eşit dağıtılmış. İlacı istiflememiş, şimdi ilaçsızdır. Dört çocuk Kobani’de donarak yaşamını yitirdi. 21. yüzyıldayız!
Kürtlerin çekildiği bölgelere IŞİD bayrağı çekiliyor. Tüm dünya sessiz izliyor. Mesele IŞİD’le mücadele değildir, Kürtlerin varlığıyla alakalıdır. İnsani koridorlar açılsın. Bir an önce bu kapıların açılması gerekiyor. Oradaki susuzluk, açlık, elektrik kesintilerine karşı çare bulunmalıdır. Temel haklar güvence altına alınmalıdır. Çözüme herkes samimi bir şekilde katkı sunmalı. Sadece konuşarak değil gücünü kullanmalıdır. Her seferinde yeni bir kirli mutabakatla karşı karşıya kalıyoruz. Demokratik kamuoyunun birlikte mücadele etmesi gerekiyor.”
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.