PİRHA- Alevi kurumlarının iktidar karşısında doğru politika üretemediğini belirten Axuçan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer, “Koltuk kapma yerine Alevi sorunları üzerinden dert edinmiş olunsaydı bugün Alevilerin böyle bir sorunu olmayacaktı” dedi.
Alevi kurumlarının zorunlu din dersleri ÇEDES projesi ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilsyon çalışmalarına dönük yürüttüğü faliyetlerle ilgili Axuçan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.
“ALEVİ KURUMLARI DOĞRU POLİTİKA ÜRETEMİYORLAR”
Alevilerin iktidar karşısında doğru politika üretemediğini belirten Özer, “Politika üretmediğiniz, politikada söz sahibi olmadığınızda karşı taraf mutlaka bir şey üretecek. Çünkü kendi yaşamı doğrultusunda bu ülkeyi nasıl yönetmek istiyorsa onun koşullarını ve şartlarını da yerine getirecektir. Sadece slogan atmak bugüne kadar Alevilerin sorunlarına çözüm, dertlerine merhem olmadı. Bu merhemi sürebilmenin yöntemlerini doğru uygulamak gerekiyor” dedi.
“ALEVİ KURUMLARI SİYASAL İKTİDAR KARŞISINDA ÖRGÜTLÜ BİR GÜÇ OLAMADI”
Alevi kurumlarının öncelikle kendilerini sorgulaması gerektiğini ifade eden Özer, “Demek ki bir yerlerde bir şeyleri yanlış yaptık ki bu birlik artık karşıya yansımıyor. Örneğin ÇEDES’e karşı İzmir’de yaptığımız mitingde sorun sadece Alevilerin problemi değildi. Bu problem eğitimci canlarımızın sosyal demokrat canlarımızın, Hristiyanların, Yahudilerin, Ermenilerin sorunu değil miydi? Onların çocukları bu okullarda okumuyor mu? Peki bu insanlar nerede? Bu insanların hiçbirinin sesi yok” diye belirtti.
“ALEVİ KURUMLARI TEMEL TALEPLERİNDEN UZAKLAŞTILAR”
Alevi örgütlerinin gelinen noktada temel taleplerinden uzaklaştığını belirten Özer, “Onun için sadece meclis üyeliği belediye başkan adaylığı, milletvekilliğinde bir koltuk kapma yerine Alevi sorunları üzerinden dert edinmiş olunsaydı bugün Alevilerin böyle bir sorunu olmayacaktı” şeklinde ifade etti.
“CEMEVLERİNE YASAL STATÜNÜN İBADETHANE BOYUTUNA İNDİRGENMESİ DOĞRU DEĞİL”
Cemevlerinin yasal statü talebinin ibadethane boyutuna indirgenmesinin sorgulanması gerektiğini dile getiren Özer, “Cemevlerine yasal statü talebi başka bir şey, ibadethane talebi başka bir şeydir. Çünkü ibadethanenin toplumsal bir yaptırım karşılığı yoktur. Alevilik böyle bir inanç değildir. Alevilik yaşarken yaptığın her şeyi ibadet sayan bir inançtır. Bunu cemevinin içerisine hapsedip orayı da bir ibadethane statüsüne indirgemek Aleviliğe yapılacak en büyük yanlışlıktır. Bu anlamda doğru talepler, doğru istemlerle hareket etmek gerekir” diye konuştu.
Gelinen noktada cemevlerinin büyük bir çoğunluğunun vasıfsız hale getirildiği iddiasında bulunan Özer, “İnsanlar sadece cenaze kaldırmaya, bir yemek varsa gidip orada yemeğini verip çıkıp evine gidilen yerler haline dönüştü” dedi.
“CEMEVLERİ AMACINDAN UZAKLAŞTI”
Cemevlerinin bu amaçla kurulmadığını belirten Dede Ercan Kazım Özer konuşmasının devamında şunları belirtti:
“Buralar Alevilerin yasal, anayasal ve siyasal haklarını alabilmeleri için kurulan sivil toplum örgütleriydi. Bu haklardan vazgeçtik. Şimdi bütün bürokrasiyi cemevlerinde karşılayıp, ağırlayıp uğurladığımız ama Alevi hakları ile ilgili tek kelam bir şey söylemediğimiz ve bir çalışma yapmadığımız koca koca devasa yapılara dönüştü. Şimdi buradan bir toplumsal muhalefet nasıl yaratabilirsiniz? Onun için hançeri doğru yere vurmak lazım ki kangren etmeyelim.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.