Alevi Haber Ajansi

Dede Hüsamettin Işık: Alevilik kendi itikatına göre Hızır’ı yaratmıştır-VİDEO

PİRHA-Aleviliğin, kendi itikatına, anlayışına göre Hızır’ı yarattığını belirten Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, “Sıkışmayınca Hızır yetişmez. Hızır yardımcın olsun, Hızır yanında olsun gibi ritüelleri Aleviler kendine göre uygulamışlar, uygulamaya da devam etmektedir” dedi.

Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayı başladı. Hızır ayı Alevilerde kutsal kabul edilir. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur. Hızır Aleviler için bir kurtarıcıyı temsil eder. Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem yürütülür.

Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, Hızır ayının Alevi inancındaki önemini PİRHA’ya anlattı.

“SIKIŞMAYINCA HIZIR YETİŞMEZ”

Muhittin Dede, “Hızır’ın şu kadar boyu var, şu kadar eni var veya şu sülaleden gelmişsin falan diye bir şey yok. Alevilik kendi itikatına göre kendi anlayışına göre Hızır’ı yaratmıştır. Onu kendine göre kutsamıştır ve onun devamlı yanında olduğunu hissettirmiştir. ‘Sıkışmayınca Hızır yetişmez, Hızır yardımcın olsun, Hızır yanında olsun’ gibi kendine göre ritüeller uygulamışlardır. Uygulamaya da devam etmektediler” dedi.

“HIZIR AYI OCAK VE ŞUBAT AYLARI İÇERİSİNDE 14-15-16 DİYE BİLİNİR”

Hızır aylarının genelde ocak ayı ve şubat ayları içerisinde olduğunu belirten Işık, “Anadolu’da kendi ritüellerine göre 14, 15, 16 diye genelde söylenir. Bizim üçlemelerimiz çok önemli olduğu için bu üçlemeler içerisinde 3 oruç tutulur. 3 gün orucun tutulduğu anlarda ise genelde benim Anadolu’da gördüğüm kararıyla iftar, oruç açma diye bir kural yok. Nefsini terbiye etmek, bir biçimiyle açlığın ne olduğunu, susuzluğun ne olduğunu bilmesi içindir” diye belirtti,

“HIZIR’I BELLİ BİR KALIBA SOKMAK DOĞRU DEĞİLDİR”

Hızır’ı belli bir kalıba sokmanın ve anlatmanın gereği olmadığını belirten Işık, şunları kaydetti:

“Bizdeki Hızır’ın anlamı, ‘Hızır yanında olsun, Hızır dostumuz, Hızır yardımcın olsun. Kendi kendimize yarattığımız bir kavram. Buna ilişkin böyle bir yazılı belge de yok. İtikat anlamında kendi kendimize yarattığımız ve inanç anlamında rızalık şehrine girme anlamında yarattığımız, kendimizi terbiye etmek, insanın kendi kendini dizayn etmesinin bir biçimidir. Hızır’ın açılımı bu.”

“SABAH YATAKTAN KALDIRIRKEN ‘KALKIN ALİ GELDİ’ DENİRDİ”

Babaannesinin her sabah güneş doğduğu zaman ‘kalkın çocuklar Ali geldi ‘ diyerek kendilerini yataktan kaldırdığını belirten Işık, “Güneş doğardı, geç kaldınız demezlerdi. Hadi yeter artık tarlaya gidin, Ali geldi, derlerdi güneş doğduğu anda. Çünkü tam yel estiğinde erken vakitte böyle ritüeller vardı. Toprak, güneş, su… Bunlar, bu ritüeller kendi inanç boyutunda hep işlenir, hatta dili bile değişiktir” dedi.

“ALEVİLİKTE SELAMLAMA BEREKET ANLAYIŞININ BİR İFADE BİÇİMİDİR

Alevi inancında selamlamanın da diğer inançlara göre farklı olduğunu söyleyen Işık, “Vaktiniz hayır olsun, zamanın hayır olsun, diye elimizi göğsümüze koyarak yaptığımız selamlama, bizim gülbenglerimizde söylediğimiz ‘vakitler hayrola, şerler def ola’ biçiminde söylediğimiz deyimlerin açılımlarıdır. Şimdiki selamalar gibi değil, bizim esas selamlamalarımız bereket anlayışımızdır” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

.

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak