PİRHA – Baba Mansur Ocağı evlatlarından Eren Yıldırım, okullarda uygulamaya sokulan ‘Ramazan Ayı Etkinlikleri’nin büyük bir tehlike barındırdığını anlattı. Yıldırım, uygulamaya karşı çıkılması sebebiyle “konuyu kavgaya çeken bir Sünni toplum var” diyerek, önceliğin ailelerin bilinçlendirilmesi olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 11 Şubat’ta okullara gönderilen “Ramazan Ayı Genelgesi” sebebiyle günden güne tepkiler artıyor.
Baba Mansur Ocağı dedelerinden Eren Yıldırım, eğitim gören çocuklarının söz konusu uygulamaya maruz kaldığını belirterek kararı sosyal medya üzerinden eleştirmişti. Eren Yıldırım, düşüncelerini paylaşması sebebiyle linçe uğradığını belirtti.
Dede Eren Yıldırım, konunun bir hassasiyet barındırdığını da anlatarak, okul yöneticilerinin de baskı altında olduğunu söyledi.
Ramazan Ayı Etkinlikleri’nin söylendiği gibi gönüllülük temelinde olmadığının altını çizen Eren Yıldırım, “Eğitimciler ve idareler de emir kulu. Mecburiyetten, istemeyerek yapanlar da var” dedi.
“KONUYU KAVGAYA ÇEKENLER VAR”
Dede Eren Yıldırım, yaşananlara karşı Alevi örgütlerinin yapması gerekenlere de işaret etti. “Konuyu kavgaya çeken bir kesim var” diyen Yıldırım, şu görüşleri paylaştı:
“Bu yapılanlara karşı geçmişten bugüne kadar hep mücadele verdik. Zorunlu din derslerine karşı yaptığımız mitingler, eylemler birçok alanda ses getirdi. Ama bu süreç biraz daha farklı. Karşımızda konuyu kavgaya çeken bir Sünni toplum var. Bu hassas konuyla ilgili Hacı Bektaş Veli Vakfı olarak üzerinde konuşacağız. Bu hafta sonra İzmir’de bir toplantı yapacağız. Neler yapılabilir konusunu değerlendireceğiz.”
“ÖNCE VELİLERİ BİLİNÇLENDİRMEK GEREKİR”
Dede Eren Yıldırım, Alevi velilerin de sorumlu davranması gerektiğinin altını çizdi. “Bu konu karşısında bizlerin bilinçli olması gerekiyor” diyen Yıldırım, “Anne babaları toplayıp, onlara konuyu anlatabilmeliyiz. Ne yapacaksak onlarla birlikte yapmamız gerek. Alevi kurumları bir açıklama yapar, bir eylemsellik içerisine girer ama bunu kitlelere ulaştıramazsan yapacağımız bütün eylemler boşa düşer” diye de ekledi.
“YOBAZ ZİHNİYETİN EĞİTİM MÜFREDATI!”
ÇEDES projesiyle birlikte eğitimde yeni bir anlayışın baskılandığını ifade eden Yıldırım, çocukların büyük bir tehlike içerisinde olduğu uyarısını da yaptı. Yıldırım devamla şunları söyledi:
“ÇEDES projesi zaten bunun en önemli adımlarından bir tanesiydi. Şu anda adım adım istedikleri eğitimi devreye sokuyorlar. Ama bizler, yapılmak isteneni topluma iyi anlatmalıyız. Katıldığım bütün Hızır cemlerinde hep bu konuyu ele aldım. Binlerce insan Hızır Cemlerine geldi, muhabbetimin konusunun asıl mayası eğitimdi. Sünni de olsa, Alevi de olsa, inanmayan bir anne baba da olsa kimse çocuğunu okula dini ritüel alsın ya da hoca olsun diye göndermez. Herkes çocuğunu okusun, toplumuna faydalı bir meslek edinsin diye gönderir. Ama maalesef okullarımız bugün gerici, yobaz zihniyetin eğitim müfredatıyla donatılmış. Çocuklarımızın aklını kemiriyorlar. Pedagojik anlamda da çocuklarımızda büyük bir problem var. Burada Sünni çocuğun da hakkını savunmak gerekiyor. Çünkü onlar birer çocuk.
Çocuklara ‘Akşam ailelerinizle açtığınız iftar sofrasının fotoğrafını çekip getirin’ denilmiş. Ülkenin zaten içerisinden geçtiği ekonomik durum ortada. Kiminin durumu iyi, kiminin durumu kötü. Orada da çocukları bir ayrıştırmaya sokuyorlar. Çocukların gelişimine engel olan bir zihniyet var karşımızda. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Çocukların gelişimini pegolojik anlamda olumsuz etkileyen bir durum var. Bu yapılanları çok tehlikeli buluyorum.”
Eren GÜVEN PİRHA-İSTANBUL
Yoruma kapalı.