PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Halep’in Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde Kürtlere yönelik süren saldırılara karşı Dersim’de Gola Çetu ziyaretinde basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından çerağlar uyandırıldı, gulbanglar verildi ve lokmalar paylaşıldı.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Suriye’nin Halep kentinde Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik sürdürülen saldırılara karşı Dersim’de Gola Çetu ziyaretinde basın açıklaması yaptı. “Katledilen canlarımızı anıyor, karanlığa karşı çerağ uyandırıyoruz” çağrısıyla yapılan açıklamada, Suriye’de yaşananların açık bir soykırım ve tehcir politikası olduğu vurgulandı.
Basın açıklaması, DAD Genel Merkez yöneticisi Hülya Bozkurt tarafından okundu. Açıklamanın ardından çerağlar uyandırıldı, gulbanglar verildi ve lokmalar dağıtıldı.
“KERBELA HER ÇAĞDA SÜRÜYOR”
Basın açıklamasında, Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olmadığı, her çağda mazlum ile zalimin karşı karşıya geldiği bir hakikat olduğu belirtilerek, bugün bu meydanın Suriye’de yeniden kurulduğu ifade edildi.
Halep’teki Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan saldırıların, emperyalist çıkarlar ve tek tipçi faşist politikalar doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada; Kürtlerin, Alevilerin, demokratik Suriye’den yana tutum alan Sünni Arapların, Êzidîlerin, Hristiyanların ve ötekileştirilen tüm halkların hedef alındığı vurgulandı.
“SELEFİ BARBARLIK DEVLETLEŞTİRİLDİ”
DAD açıklamasında, BAAS rejiminin yıkılmasının ardından selefi ve siyasal İslamcı yapıların küresel ve bölgesel güçlerin desteğiyle iktidara taşındığına dikkat çekildi. Bu süreçte Alevi, Dürzi ve Hristiyan halklara yönelik katliamların gerçekleştirildiği, bugün ise Kürt halkının soykırım tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
HTŞ’nin Suriye’de iktidara geldiği günden bu yana etnik ve inançsal gruplara yönelik saldırıların durdurulamadığına işaret edilerek, Halep’te yüzlerce sivilin ve çocuğun katledildiği belirtildi.
“MUTABAKAT SONRASI SALDIRILAR DİKKAT ÇEKİCİ”
Açıklamada, Eşrefiye ve Şex Maqsûd mahallelerine dönük saldırıların, Suriye Geçici Hükümeti ile Rojava yönetimi arasında yapılan mutabakatın hemen ardından gerçekleştiğine dikkat çekildi. Mutabakat kapsamında QSD’ye ait mahallelerde bulunan ağır silah ve savaşçıların çekildiği hatırlatılarak, saldırıların bu süreçten sonra yoğunlaşmasının manidar olduğu vurgulandı.
“ROJAVA HALKLARIN UMUDUDUR”
Rojava’da inşa edilen rızalaşma temelli yaşam modelinin yalnızca Suriye halkları için değil, tüm bölge halkları için karanlığa karşı yakılmış bir umut olduğu belirtilerek, bu umudun kirli pazarlıkların konusu yapılamayacağı ifade edildi.
Türkiye’de barış ve rızalaşma söylemleri dillendirilirken, aynı anda Suriye sahasında tek tipçi politikaların desteklenmesinin büyük bir çelişki olduğu vurgulandı. Merkez medyanın kullandığı nefret dilinin de bu politikaların tamamlayıcısı olduğu kaydedildi.
Alevi halkların Rıza Yolunun talipleri olduğu hatırlatılan açıklamada, yaşanan zulmün reddedildiği ve kınandığı ifade edildi. Bölgesel devletlerin desteği olmaksızın bu saldırıların gerçekleşemeyeceği belirtilerek, halkların ortak yararının çatışmada değil; demokratik birlik, dayanışma ve eşit yaşamda olduğu vurgulandı.
GULBANGLAR VERİLDİ, LOKMALAR PAYLAŞILDI
Basın açıklamasının ardından Fetiye Yıldırım Ana, Baba Mansur Ocağı’ndan Sakine Cevahir ve Ergün Haydaroğlu tarafından gulbanglar verildi. Ardından lokmalar paylaşıldı.
Açıklama, Gaxan ayının ardından girilen Xızır ayının; Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada halkların ve inançların eşitliği temelinde barışa vesile olması temennisiyle sona erdi. “Birbirinin Xızırı olma” bilinciyle dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.