PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Gağan etkinliğinde Suriye’deki Aleviler ile birlikte Halep’te Kürtlere yönelik soykırım saldırıları kınandı. Alevi toplumunun kültürünü unutmaması ve tarihsel hafızasının diri tutulması vurgulanan etkinlikte, Alevilerin barışın tarafı olduğu mesajı verildi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Alevi inancında yeni yılın gelişini temsil eden Gağan vesilesiyle Bayraklı’da bulunan İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde kutlama gerçekleştirdi. Kutlamada DAD İzmir Şubesi Kadın Korosu ve Sanatçı Burhan Karakaş sahne aldı.
Kutlamanın gerçekleştiği salona “Rojava ve Suriye’deki katliamlara dur”, “İnancımızla ikrarlaşarak demokratik topluma yürüyoru”, “Gaxané şima bimbarek bo, Gaxan é we piroz bé, Gağan’nınız kutlu olsun” pankartları asılırken, kutlamaya siyasi parti, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Etkinlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için durulan saygı duruşunun ardından Kureyşan Ocağı’ndan Pir İsmail Alkan gülbengi ile Bamansûr (Babamansur) Ocağı’ndan Ana Elif Hurustan Çerağ uyandırdı.
Çerağ uyandırılmasının ardından konuşmalar yapıldı. Buluşmanın amacının Alevilik inancındaki Gağan kültürünü hatırlatmanın olduğunu söyleyen DAD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Fadime Dapaklı, “Bir toplum kültüründen, ikrarından saparsa o toplum kaybolur. Biz de diyoruz ki biz yolumuzu kaybetmeyelim. Bu yolumuzu çocuklarımızı öğretelim. Çocuklarımız sürdürsün. Kamil insanlarımız çok doğru bir söz etmiş; ‘Her ot kökünde yeşerir, her kuş kendi dilinde öter. Kim aslını inkar ederse yoluna, izine toz atar.’ Yeni yıl bize barış getirsin. Biz kadınlar savaş değil, barış istiyoruz” dedi.
“SİLAHLARIN YAKILMASI BİZİM İÇİN EN BÜYÜK ÇERAXDIR”
Gağan’ın Alevilik inancında ki önemine vurgu yapan DAD İzmir Eşbaşkanı Fırat Dikmen de Gağan bir komün olduğunu hatırlattı. 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısına işaret eden Dikmen, “11 Temmuz’da silahların yakılmasıyla beraber barış ortamı için bir umut oluştu. Bu silahların yakılması biz Aleviler için uyandırılmış en büyük Çeraxlardan bir tanesidir. Bu barışı bozmak isteyenler, bugün Suriye’de, Rojava’da Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve bütün Hristiyan halklara saldırıyor. Bu katliamları burdan en sert şekilde kınıyoruz. Yanı başımızda katledilen canlar, kardeşimizdir, canımızdır. Suriye’de direnen Kürt halkını, İran’da haklarını arayan bütün halklara selamlıyorum. Xizir yoldaşları, yoldaşımız olsun” diye kaydetti.
“ALEVİ KADINLAR ASİMİLASYONA BOYUN EĞMEYECEK”
DAD Kadın Meclisi’nden Güler Karagöz, Alevilik inancında yaşamın kutsal olduğunu, Türkiye’de Alevi kadınların inançları ve kimliklerinden dolayı katledildiğini belirterek, Dersim’den Sivas’a uzanan katliamların asimlasyon politikasının parçası olduğunu söyledi. Güler Karagöz, “Biz kadınlar olarak yalnızca barışı değil, yaşamın her alanında söz hakkını savunuyoruz. İnancımıza, kimliğimize ve bedenimize yönelen her türlü şiddetin karşısındayız. Kadın kimliklerine, Alevi inancına ve insan onuruna yöneltilen her saldırıya karşı açık ve net bir yerde duruyoruz. Gaxan’ın bize öğrettiği gibi: Umut örgütlenir. Işık paylaşılır. Karanlık kader değildir. Bugün buradan bir kez daha söylüyoruz: Alevi kadınlar susmayacak. Asimilasyona boyun eğmeyecek. Katliamları unutmayacak, unutturmayacak” ifadelerini kullandı.
Çatışmalı süreçlerde yaşamını yitiren oğlunu anarak konuşan Fadime Kocakaya, “Ben Aleviyim, ben Kürdüm, ben Hasret Gültekin’im, Dersim’de katliamlarda kara trene bindirilen kadınım. Ben gözümden sakındığım, birgün giden ve bir daha gelmeyen o gençlerin annesiyim. Ben Roboski’de bombalanan 14 yaşındaki çocuğum. Jin, jiyan, azadî” diye konuştu.
Konuşmaların ardından DAD İzmir Kadın Korosu sahne aldı. Gaxan’ın sembolük figürleri olan Kal û Veyvikê folklorik bir gösteri gerçekleştirdi, izleyiciler halaya durdu. Etkinlik son olarak sanatçı Burhan Karakaş’ın sahne almasıyla sona erdi.
PİRHA/İZMİR
Yoruma kapalı.