PİRHA- Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetini sormak için 1079. kez Galatasaray Meydanı’ndaydı. Yoğun yağmura rağmen kalabalık bir kitlenin katıldığı eylemde, 39 yıldır akıbetine ulaşılamayan Mahmut Doğan’ın dosyası gündeme taşındı. Ellerinde karanfillerle meydana gelen kayıp yakınları ve hak savunucuları, polis bariyerleriyle çevrili alanın önünde basın açıklaması yaptı. Basın metnini, Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan okudu.
“GALATASARAY MEYDANI BİZİM HAFIZAMIZ BARİKATLAR HUKUKSUZDUR”
Arcan, Galatasaray Meydanı’nın Anayasa’ya aykırı biçimde kapatıldığını belirtti ve meydanın önemini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu meydan yalnızca bir mekân değil; adalet arayışımızın, sesimizin ve direncimizin simgesidir. Bu barikatlar sadece fiziksel bir engel değil; toplanma özgürlüğümüze, ifade hakkımıza ve kayıplarımızı arama mücadelemize yönelik ağır bir müdahaledir. Ve tüm dünya biliyor ki bu müdahale hukuk dışıdır, vicdan dışıdır.”
“GÖZALTINA ALINDI İNKAR EDİLDİ AKIBETİ YILLARCA SAKLANDI”
Bu hafta eylemde, 1993’ten beri kayıp olan dört çocuk babası Mahmut Doğan’ın hikâyesi anlatıldı. Arcan, dosyanın ayrıntılarını aktarırken şu ifadeleri kullandı:
“Mahmut Doğan, 27 Kasım 1993’te evinden taksisiyle ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. Ailesi Bağlar Karakolu’na, ardından Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Emniyette kendilerine ‘Mahmut Doğan gözaltında, yemek getirebilirsiniz’ denildi. Kısa süre sonra ise ‘Burada öyle biri yok’ yanıtıyla karşılaştılar.”
Arcan, üç gün sonra ailenin karakola çağrıldığını ve Mahmut Doğan’ın arabasının bulunduğunu, ancak kendisinden hâlâ haber alınamadığını vurguladı.
63 gün süren arayışın ardından, 24 Ocak 1994’te Mahmut Doğan ve Abdülselam Kızmaz’ın cansız bedenlerinin Bellitaş Köyü’ndeki Reçellik Mağaraları’nda bulunduğunu hatırlattı.
“HİZBULLAH İMAMINI KAYIP DOSYA KURTARDI SKANDALI”
Arcan, 2000 yılında Hizbullah operasyonlarıyla ortaya çıkan itirafları da hatırlattı:
“Tahsin Kara, 1992–94 yılları arasında 11 kişinin öldürülmesine katıldığını ve Mahmut Doğan ile Abdülselam Kızmaz’ın da bu kişiler arasında olduğunu söyledi. Ancak Kara akıl sağlığı raporu için hastaneye sevk edildi ve delil dosyası esrarengiz biçimde kayboldu. Mahkeme bu gerekçeyle Kara’yı yalnızca 12,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ana akım medya bunu ‘Hizbullah imamını kayıp dosya kurtardı’ diye haber yaptı.”
Arcan, 32 yıldır Mahmut Doğan’ın kaybından sorumlu olanların cezasızlıkla korunduğunu belirtti.
“AİLEDEN MEKTUP: BABASIZ BÜYÜDÜK ADALET ARAYIŞIMIZ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR”
Cumartesi Anneleri adına konuşan Arcan, kararlılıklarını şu sözlerle ifade etti:
“Kaç yıl geçerse geçsin, Mahmut Doğan için ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
Eylemde, Mahmut Doğan’ın oğlu Rezmi Doğan’ın gönderdiği mektup da okundu. Mektupta şu ifadeler öne çıktı:
“Babamız kaybedileli tam 32 yıl oldu. Çocuktuk, büyüdük, anne-baba olduk ama hep eksik kaldık. Baba dediğimizde içimizdeki sızı hâlâ ilk günkü gibi taze. Babamızın kimler tarafından katledildiği belli olduğu halde onu kaybedenler 32 yıldır cezasızlıkla korundu. Adalet yerini bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”
Cumartesi Anneleri, 1079. haftada da yineledikleri taleple eylemi sonlandırdı:
“Kayıplarımızı aramaktan, adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”
PİRHA / İSTANBUL
Yoruma kapalı.