PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin 1044’üncü buluşmasında Ali Karagöz’ün akıbeti soruldu. Kayıp yakınları bayramda mezara gideceklerine Galatasaray Meydanı’na geldiklerini vurgulayarak, “Bize de bir mezar taşı gösterin, bu karanfilleri o mezara götürelim, sevdiklerimizin yanına gidelim” dedi.
Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri eylemlerinin 1044’üncüsünü gerçekleştirdi. Karanfiller ve gözaltında kaybettirilen yakınlarının fotoğraflarıyla Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bu hafta 1993 yılında Cizre’de katledilen Ali Karagöz‘ün faillerin yargılanmasını istedi.
Burada yapılan basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in yeğeni Setenay Yarıcı okudu.
“KARAGÖZ’ÜN AKIBETİNİ SORAN EŞİNE ÖLÜM TEHDİDİ”
Setenay Yarıcı, 27 Aralık 1993 sabahında askerlerin ve Kamil Atak’a bağlı korucuların Ali Karagöz’ün evine baskın düzenleyerek gözaltına alındığını, ardından da kendisinden haber alınamadığını belirtti. Setenay Yarıcı, Ali Karagöz’ün kaybedilmesine ilişkin şunları aktardı:
“Ayşe Karagöz, eşini zorla götüren askerlerin peşinden gitti. Bir süre sonra yolda Şevkiye Aslan ile karşılaştı. Şevkiye, eşi İskan Aslan’ın da gözaltına alındığını ve Ali Karagözle ellerinden birbirlerine bağlanarak korucubaşı Kamil Atak’ ve Kukel Atak’ın evinin altındaki bodruma götürüldüklerini söyledi. Ayşe Karagöz, eşinin serbest bırakılmasını talep etmek için Atak’ların evine gitti ancak ‘eşini sormaya devam ederse kendisinin de öldürüleceği’ tehdidiyle karşılaştı. Bunun üzerine savcılığa dilekçe ile başvurdu ve eşinin bulunmasını talep etti. Ayşe Karagöz daha sonra savcılığa verdiği dilekçeyle ilgili gelişme olup olmadığını sorduğunda dilekçesinin işleme konmadığını öğrendi. Eşini aramaya devam eden Ayşe Karagöz, sürekli tehdit edildi, hiçbir bilgiye ulaşamadı.
2009 yılında Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren korucu Mehmet Nuri Binzet, Kamil ve Kukel Atak’a ait Cudi mahallesinde bulunan evin bodrum katlarında nezarethane olarak kullanılan odalar bulunduğunu, buraya getirilen kişilerin Cemal Temizöz’ ün bilgisi dahilinde sorgulandıktan sonra infaz edildiklerini anlattı. Ayşe Karagöz, 18 Mart 2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvurdu. 2009/435 soruşturma numarasıyla ifadesi alındı ancak bu güne kadar etkili bir soruşturma yürütülmedi. Ali Karagöz’ün akıbeti karanlıkta bırakıldı, bilinen failleri cezasızlıkla korundu. Kaç yıl geçerse geçsin, Ali Karagöz ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
“BURAYI MEZAR BİLDİK”
Burada yapılan konuşmalarda kayıp yakınları arife gününde diğer insanlar gibi sevdiklerinin mezarını ziyaret etmek istediklerini, kayıplarının bulunmasını söylediler. Kayıp yakınlarından Hanife Yıldız, “30 yıldır buradayız, 59 bayram geçti kaybedilen insanların mezarı olmadığı için burayı mezar olarak bildik ve buraya geliyoruz. Ama yalnızca kendimiz için burada değiliz. Son zamanlarda adalet isteyen yurttaşlar ağır müdahalelere uğruyor. İşkenceci polislere sesleniyorum; şiddet uyguladığınız çocukların ailelerinden aldığınız paralarla geçiniyorsunuz. Öfkenizi asıl sorumlulara yöneltmelisiniz. Bugün Maltepe’de yapılan mitingi de selamlıyoruz” dedi.
Ardından konuşan bir diğer kayıp yakını İkbal Eren, 89 bayramdır eksik hissettiklerini dile getirerek, “Sevgimiz yarım, duygularımız eksik çünkü sevdiklerimize sarılamıyoruz. Onlara sarılamadığımız gibi mezarları bile yok. Bu mekan özellikle bayramlarda sevdiklerimizin fotoğraflarına sarıldığımız bir mekan ama bunu da bize çok gördüler. 7 yıl boyunca burayı bize yasakladılar. Galatasaray meydanını görün artık, kayıplarımızın akıbetini açıklayın ve bize teslim edin artık” ifadelerini kullandı.
Son olarak konuşan kayıp yakını Hanım Tosun ise “Herkes mezarlığa koşuyor ama biz maalesef Galatasaray Meydanı’na geliyoruz. Burası bizim için çok önemli çünkü gidecek bir mezarımız yok. Kayıplarımızın nerede olduğunu bilmiyoruz o nedenle nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Bu güzel insanların hiçbir suçu yoktu. Yargısız infaz ve işkence yaptılar. Yarın bayram herkes sevdiklerinin yerine gidecek ama dönüp bir de Galatasaray’a bakın. Bize de bir mezar taşı gösterin bu karanfilleri o mezara götürelim, sevdiklerimizin yanına gidelim” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kayıplar için karanfiller bariyerlerin ardındaki anıta atıldı.
PİRHA/ İSTANBUL
Yoruma kapalı.