Alevi Haber Ajansi

Cumartesi Anneleri 1092. hafta: Kayıplar inkar edilerek barış kurulmaz!-VİDEO

PİRHA – Cumartesi Anneleri, 1092. hafta eyleminde Cüneyt Aydınlar dosyasına değindi. Ağabey Enver Aydınlar, konuşmasında “Kayıpları inkâr ederek barış kurulmaz. Biz buradayız. Vazgeçmedik. Vazgeçmeyeceğiz ve sormaya devam edeceğiz: Cüneyt Aydınlar nerede?” ifadelerini kullandı.

 

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için birkez daha ellerinde karanfillerle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. 1092. hafta eylemine çok sayıda yurttaş da destek verdi.
Basın açıklamasını Zelal Buldan okudu. Buldan, polisler tarafından 20 Şubat 1994’te gözaltına alınıp kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini sorarak “32 yıldır soruyoruz, 32 yıldır cevapsız bırakılıyoruz” dedi.

RESMİ GÖZALTI YAPILMIŞTI!

Zelal Buldan, Aydınlar’ın gözaltına alındığının resmi kayıtlara da geçirildiğini söyledi. Tüm delillere rağmen etkin ve sonuç alıcı bir soruşturma yürütülmediğini aktaran Buldan, şu açıklamayı yaptı:

“İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Cüneyt Aydınlar, 20 Şubat 1994 tarihinde saat 13.00 sularında Bakırköy Ömür Durağı’nda polisler tarafından gözaltına alındı ve Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü. Yedi gün boyunca kayıt dışı gözaltında tutulduktan sonra 27 Şubat 1994 tarihinde resmi gözaltı kaydı yapıldı. Ancak aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan 14 kişi mahkemeye sevk edildiğinde Cüneyt aralarında yoktu. İstanbul Emniyeti, Cüneyt’i soran ailesine ve İnsan Hakları Derneği avukatlarına, ’28 Şubat 1994 tarihinde yer göstermeye götürdük, elimizden kaçtı’ yanıtını verdi.
Oysa aynı operasyonda gözaltına alınan kişiler, 17 Mart 1994 tarihinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamada, 2 Mart 1994 tarihine kadar Cüneyt ile birlikte gözaltında tutulduklarını beyan ettiler. Tanıklar, ağır işkence gören Cüneyt’in bir ayağı kırık, yürüyemez haldeyken; ‘Ölmeye hazır mısın, ölmeye gidiyorsun’ diyen polisler tarafından sürüklenerek hücresinden götürüldüğünü aktardılar.”

“ARTIK YETER!”

Zelal Buldan, Cüneyt Aydınlar’ın, elleri kelepçeli haldeyken kaçtığı iddiasının asılsız olduğunu vurguladı. Aydınlar’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmediği söyleyen Buldan, tanıkların dinlenmediğine de dikkat çekti.
“Gözaltında kaybedilme hali devam ettiği sürece, hak ihlali de güncelliğini korur ve hak arama özgürlüğünün önü kesilemez.
Bu nedenle Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin araştırılması, bulunduğu yerin tespiti ve sorumluların yargı önüne çıkarılması yönündeki yükümlülüğünüz sürmektedir.
Artık yeter. Görevinizi yerine getirin.”

“GÖZALTINDAKİ İNSAN NASIL KAYBOLUR?

Eylemde Cüneyt Aydınlar’ın kardeşi Enver Aydınlar da konuştu. Tanıkların beyanlarını aktaran Enver Aydınlar, kardeşinin “Ölüme gidiyorsun. Hazır mısın?” denilerek hücresinden alındığını anlattı. Cüneyt Aydınlar’ın, polis eşliğinde çok sayıda adrese götürülüp sorgudan geçirildiğini aktaran Enver Aydınlar, şu bilgileri paylaştı:

“Mahalledeki bakkal, muhtar ve mahalledeki çocuklar, eve getirilen genç çocuğun inşaat alanına götürüldüğünü ve oradan çok sayıda silah sesi geldiğini söylediklerini ifade etmişlerdir. Buradan açıkça ve hukuki sorumluluk çerçevesinde soruyoruz: Cüneyt Aydınlar gözaltına alındığında devletin gözetimi altındaydı. Devletin gözetimi altındaki bir insanın yaşam hakkından kim sorumludur? Gözaltındaki bir insan nasıl kaybolur? Nasıl ağır işkence izleriyle tanıkların karşısına çıkar? Nasıl silah seslerinden sonra bir daha kendisinden haber alınamaz?”

“VAZGEÇMEYECEĞİZ!”

Enver Aydınlar, hakikatlerin açıklanmadan toplumsal barışın da kurulamamayacağını söyledi. Meclis’te kurulan komisyonun hazırladığı raporda zorla kaybetmelerin yer almadığına değinen Aydınlar, “Kayıpları inkâr ederek barış kurulmaz. Biz buradayız. Vazgeçmedik. Vazgeçmeyeceğiz. Ve sormaya devam edeceğiz: Cüneyt Aydınlar nerede?” ifadelerini kullandı.

1092. Hafta eyleminde Aydınlar ailesinin avukatı Eren Keskin de söz aldı. Cüneyt Aydınlar’ın gözaltındayken ağır işkenceye maruz kaldığını tanıklardan dinlediklerini söyleyen Av. Keskin “Türkiye yargısı her zaman olduğu gibi kanuna karşı hile yollarını kullanarak bu olayın kapatılmasını sağladı” dedi.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.