PİRHA – PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi toplumunun, eşit yurttaşlığa dayalı bir Suriye Cumhuriyetini savunduklarını belirterek “Türkiye halkları açısından büyük bir tehdit kapıda” uyarısını yaptı. Erçe, Kürtlere dönük saldırılara karşı “Rojava’da sürdürülen onurlu direnişi selamlıyoruz” dedi.
Suriye’de Alevi soykırımlarıyla gündemden düşmeyen HTŞ, şimdi ise Kürtlere yönelik saldırılarıyla dünya kamuoyunun tepkisini çekiyor. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında yapılan ateşkese rağmen Kobani’ye yönelik saldırılar devam ediyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de cihadist örgütler tarafından Suriye’de 13 yıldır “büyük bir vahşet” yaşandığını söyledi. Emperyal güçlerin, gerici örgütlerle ittifak yapıp “Suriye’yi kan gölüne çevirdiklerini” belirten Erçe, asıl amaçlananın demokratikleştirme olmadığını da vurguladı.
“BÜTÜN HALKLAR TEHDİT ALTINDA”
PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar öncesinde Ezidi ve Süryanilere yapılan katliamları da hatırlatarak şunları söyledi:
“Kürtlere yönelen katliamlar, bu kesimlerin kendi savunma güçlerini oluşturmasıyla beraber aslında IŞİD’le çok ciddi mücadeleler yürüten Rojava bölgesi büyük bir demokratik devrimi de gerçekleştirmişti. Bu devrimin adı esas itibariyle kadın devrimiydi. Şimdi gelinen aşamada Suriye’de bütün halklar tehdit altında. Başını ABD’nin çektiği ve yerli işbirlikçileriyle destekledikleri HTŞ’yi işbaşına getirdiler. HTŞ Selefi bir cihadist katliamcı örgüttür! Düne kadar kendi terör listelerinde yer alan HTŞ ve ‘terörist başı’ olarak ifade edilen lideri Şara, bugün Suriye’nin cumhurbaşkanı ilan edilmiş durumda. Dün ona terörist diyenler bugün kırmızı halılarla onu karşılıyorlar. Orada cani katil sürüsü IŞİD’e karşı savaşan Kürtler de bugün düşman olarak ifade ediliyor!”
“BÜYÜK BİR TEHDİT KAPIDA”
Cuma Erçe, “Ne yazık ki halklar açısından Suriye’de işler iyi değil” diyerek HTŞ’nin artık ABD ve İsrail’i temsil ettiğinin altını çizdi. “HTŞ, IŞİD demektir” vurgusunu yapan Erçe, söz konusu tehlikelere karşı şu yorumda bulundu:
“HTŞ’nin galip geleceği Suriye, bizim açımızdan bir katil ordusu örgütün iktidar yapıldığı toprağa dönüşecek. Bu haliyle Kobane’de ve Rojava’da sürdürülen direnişi elbette ki önemsiyoruz. HTŞ’nin yanında yer alanlar, bizim için şaşırtıcı değil. Dün de savunmasız Alevilere yönelik soykırımlarda da aynı emperyal güçler HTŞ’nin yanındaydı. Dolayısıyla Aleviler, Dürziler katledilirken, onurları, inançları rencide edilirken, büyük soykırımlar yaşanırken de yine aynı emperyalist güçler ve bölgedeki işbirlikçileri ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, HTŞ’nin yanında yer aldı. Şimdi de bu katliamcıların iktidar olacağı bir Suriye’yi yaratmaya çalışıyorlar. Türkiye halkları açısından da büyük bir tehdit kapıda. Bu gelişmeler, Suriye’nin değil İsrail’in, IŞİD’in kazanımı anlamına geliyor.
IŞİD deyince Türkiye’de hepimiz iyi biliriz. Onlar, 10 Ekim’de Ankara Gar Meydanı’nı kana bulayanlar, Suruç’ta gençlerimizin hayallerine saldıranlar, 1 Ocak yılbaşı gecesi İstanbul’daki eğlence merkezini kana bulayanlardır. ‘IŞİD’ deyince biliriz ki esasında kelle kesen, kendileri gibi düşünmeyen herkesi düşman olarak gören ve katletmekten korkmayan besleme bir çete, örgüt. HTŞ de bir katiller ordusudur. Öldürmekten çekinmeyen, kadın düşmanıdır. Kadınları öldürüp, binalardan aşağı atma vicdansızlığı gösterebilen, katlettikleri kadınların saçlarını kesen bir anlayışın ürünleridir. Hal böyleyken biz Aleviler demokratik, laik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir Suriye Cumhuriyetini savunmaya devam edeceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ TEHDİT EDECEK BİR BÖLGE İSTEMİYORUZ”
Cuma Erçe, HTŞ liderliğindeki Suriye yönetiminin, Alevilerle birlikte diğer toplumlar için de tehdit oluşturduğunun altını çizdi.
“Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Ezidilerin, Türkmenlerin ve birçok halktan insanın oluşturacağı ortak bir yaşam alanı ve demokratik bir Suriye’den yana olduğumuzu söylemeye devam edeceğiz. Kürtler, Aleviler, Dürziler, Türkmenler kaybederse esasında dünya kaybedecek. O nedenle tekrar söylüyoruz, HTŞ gericiliğine, saldırgan tutumuna, bu katiller ordusuna ‘hayır’ demeye devam etmek zorundayız. Diktatöryal bir yapının hakim olduğu Suriye istemiyoruz. Türkiye’yi tehdit edecek bir bölge istemiyoruz. Bu anlamıyla Suriye halklarının Rojava’da sürdürülen onurlu direnişini selamlıyoruz. Halkların ortak iradesiyle oluşturulan demokratik ve laik bir Suriye’den yana olduğumuzun bir kez daha altını çiziyoruz.”
Eren GÜVEN/İSTANBUL
Yoruma kapalı.