PİRHA- CHP Genel Başkanı Özel, Kocaeli’ndeki faciayla ilgili şirket sahibinin olan AKP’ye yakınlığına dikkat çekerek, “Davet usulü ihaleler çıkan ve yurt dışına sattığı kolonyalarda metanol bulunan onu içeriye satan. Yurt dışından getirdiği hammadde arasında uyuşturucu çıkan, tutuklanan ama sonra bir şekilde beraat eden Ali Osman Akat’ın Akat ailesinin bir şirketi” dedi. Toplantı esnasında İBB’ye yönelik hazırlanan iddianame açıklanırken Özel, “Suçu ne? Suçu bu ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanlığına aday olmak. Sizin adayınız olmasın. Başka hiçbir suçu yok” sözlerine yer verdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de düzenlenen partisinin haftalık grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Kocaeli Dilovası’nda 3’ü çocuk 6 kişinin yaşamını yitirdiği kaçak işyerindeki yangınla ilgili konuşan Özel, iş yerinin kaçak olmasına, sigortasız ve çocuk işçi çalıştırıldığının mahalle halkı tarafından şikâyet ettiği halde denetim yapılmadığını belirtti. Vatandaşların CİMER’e yazdığı ayrıntılı ihbarın, adres, tespit ve görüntüleri içermesine rağmen denetim için harekete geçilmediğini ifade eden Özel, iş cinayetinin yaşandığı şirketin arkasından AKP ile ilişkilerin olduğunu anlattı. Firmanın pandemi döneminde Meclis’e kolonya/dezenfektan tedarik ettiğini, bazı ürünlerinde metanol çıktığını, yurt dışından getirdiği hammadde arasında uyuşturucu çıktığını ve tutuklandıktan sonra beraat eden Ali Osman Akat’ın şirketi olduğunu dile getiren Özel, “Çalışma Bakanı’nın Haziran 2023’te göreve gelmesinden bu yana 4.836 işçi hayatını kaybetti” dedi.
“DİLOVASI’NDAKİ KAÇAK İŞYERİNDE ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜREN DÜZENİ GÖRDÜK”
Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:
“Kocaeli Dilovasında iş yerindeki yangında 3 çocuk yaşta 6 vatandaşımızı kaybetmemiz de yüreklerimizi dağladı. Bu iş yerinin kaçak olduğu, kaçak işçi çalıştırdığı, çocukların emeğini sömürdüğü ortaya çıktı ve bir kez daha bir kara düzenle yüzleştik. 16 yaşındaki Cansu Esatoğlu, 17 yaşındaki Nisa Taşdemir, 17 yaşındaki Tuğba Taşdemir emekleri sömürülen çocuk işçilerimizdi. Mahallelerinden defalarca şikayet edilmelerine rağmen işlem yapılmayan ve adeta göz göre göre felaketin beklendiği bir süreç yaşandı o mahallede.
Cimer’e yapılan başvuru şu şekilde. Bakın Cimer’e yazan vatandaşımız, adı belli, sanı belli, televizyonlarda da izledik. Şöyle yazmış.” Kocaeli Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi, İş Bankası Şubesinin yanında Vahdet Cami’nin bitişiğinde ismi levhası olmayan parfüm imalat ve dolumu yapılan iş yerinde Mahallemizin kadınları ve çocukları yaklaşık 15 çalışan olup bunların çoğu sigortasız çalışıp iş güvenliği hiç olmayıp ihtiyacı olan kadınların kovulma tehdidiyle çalıştırıldığı yemek parasının 70 lira olduğu yemeği de gidin kendiniz yiyin diyerek işçi kadını sömüren bu doymaz iş yeri sahibini yüce devletimize şikayet ediyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim.”
“ADRES VAR, TESPİT VAR, İHBAR VAR AMA HAREKETE GEÇMEDİLER”
Devlet dediğin binalar, devlet dediğin bilgisayarlar, mail adreslerinden ibaret cansız bir yapı. Ama onu yönetmeye milletin yetki verdikleri var. İşte oradan saygıyla arz edip devletten cevap geliyor Cimer’den. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik alınmayan tedbirlerin neler olduğunu, iş yerinin hangi kısmında ve ne zamandan beri alınmadığını, iş yerinin tam unvanını, tam adresini iki yanında bir yanında İş Bankası, onun yanında İşkur var. Bize buranın tam adresini iletişim bilgilerini belirttiğiniz takdirde başvurunuzu işleme alacağız. Çocuk işçilerin ise yaşları ve kimlik bilgilerini bizimle paylaşmanız gerekmektedir. Tarif var, adres var, tespit var, ihbar var ama bunun karşısında harekete geçmeyip denetim için ayak süreyen ve dünkü felaketi bekleyen birileri var.
ÇOCUK İŞÇİLİK İÇİN PATRONLARA 6 MİLYAR LİRA TEŞVİK
“Böyle bir rejim, böyle bir düzen olmaz. Türkiye’de her 5 çocuktan bir tanesi çalışıyor. MESEM ile çalışmaya zorlanan çocuk sayısı 2 milyonu geçti. Bakın bugün Çalışma Bakanlığı’nın bütçesi var. Çalışma Bakanlığı’nın bütçesinde çocuk işçiliğiyle mücadele edilsin diye bir ödenek kalemi var. 2023 yılında buraya 41 trilyon para ayrılmıştı. Geçen sene 2024’te 41 trilyon ya, 41 milyon ya bunun beklersin ki hiç değilse 60 milyona çıkacak. 28 milyona düşürmüşlerdi. Bu sene ne kadar biliyor musunuz? Sıkı durun. 1000 lira koymuşlar. 1000 lira. Yani para koymamışlar. 0 yazamadıkları için ödenek koymuşlar oraya. Çalışma Bakanlığı bütçesinde MESEM üzerinden okul çocuğunu çocuk işçi yapıyorlar. Patronların teşvik kalemine ise 6 milyar TL koymuşlar.
“AKP’NİN KARA DÜZENİ ENİNDE SONUNDA SON BULUR”
AK Parti’nin kara düzeni budur. Eninde sonunda bu düzen sonunu bulur. Cumhuriyet Halk Partisi gelir, bu kara düzen değişir. Bir de vatandaşın farkında olması lazım. Her seçimin bir maliyeti bir faturası var. Bakın bu da son genel seçimin faturası. Enflasyon Erdoğan seçildiğinden beri 30. ayın içindeyiz. Geçen ayın açıklanan enflasyonuyla 29 ayda enflasyon yüzde 163 arttı. Diyordu ya verin yetkiyi görün etkiyi. Enflasyonun belini biz kıracağız. Dezenflasyon süreci başladı devam ettireceğiz.
Gördük etkiyi yüzde 163. Politika faizi geldiği gün 8.5 bugün 39.5 artış yüzde 365. Açlık sınırı yetkiyi son aldığında 10.362 lira bugün 28.412 lira artış yüzde 174. Yoksulluk sınırı 33.700’den 92.547’ye çıkmış. Artış yüzde 174. Bunları CHP hesaplamıyor. Bunları TÜİK rakamlarına göre Türk iş hesaplıyor. Türk iş. Ve asgari ücrete yapılan zam yoksulluk sınırı yüzde 174 atmış. Faizler yüzde 365 artmış. Ödenemeyen kredi kartına yüzde 95 faiz gelmiş. Bizim arkadaşlar geldikleri günden bugüne asgari ücrete yüzde 93 zam yapmış. Yoksulluk sınırı yüzde 174 zam tam yarısı.
“ANAYASA’YI TANIMAMANIN ÖNÜNÜ ERDOĞAN AÇTI”
“Bu anayasa bizim toplum sözleşmemiz. Beğenelim beğenmeyelim bir anayasamız var. Daha iyisini yapmaya da ümidimiz var, hakkımız var. Ama anayasayı tanımayanlarla ona değer vermeyenlerle birlikte anayasa yapmak riskinden dolayı önümüzdeki süreçte bu millet anayasa yapacak anayasa yapmasını beklediği güçlü bir parlamentoyu bir kez daha tesis ettiğinde ve artık ülkede anayasa tanımazlar değil anayasal düzene sahip çıkanlar Türkiye’de o düzeni kuranlar 150 yıldır, 200 yıldır bunun mücadelesini verenler iktidar olduğunda çok daha iyi bir anayasamız olacak.
Şimdi birileri anayasayı işine gelen maddesine sahip çıkan, işine gelen sayfayı baş tacı yapan, işine gelmeyen sayfayı yırtıp atan bir anlayışa büründüler. Bunu vaktiyle anayasayla ilgili ben o kararı tanımıyorum, saygı da duymuyorum diyerek aslında Erdoğan bu yolu açtı.
“TAYFUN KAHRAMAN İÇİN OLUNCA MAHKEME KARARA UYMUYOR”
Bugün Tayfun Kahraman için olunca aynı başkan aynı mahkeme bu karara uymuyor ve itiraz ediyor. Nereden yüz buluyor? Anayasayı tanımayanlardan yüz buluyor. Buradan en büyük tehlikeyi Sayın Erdoğan’a, Sayın Adalet Bakanı’na biraz sessiz kaldıkları bu hususta en büyük tehlikeyi ifade etmek isterim. Bugün Anayasa Mahkemesinin sayfasını yırtanlar yarın gelir yürütmenin sayfasını yırtarlar. Yarın bakanların yetkilerini yırtarlar. Yarın Cumhurbaşkanlığının yetkilerini yırtarlar. Gelirler yasama meclisinin oluşumuna ilişkin sayfaları yırtarlar.
Türkiye’de iktidar hırsı uğruna yargı eliyle çok tehlikeli bir yol açılmaktadır. Esasen bu yolu açanlar içinde bulundukları süreç kendilerini artık iktidardan götürmeye yakın olduğu için iktidarı kaybetmemek için bunu yaparken geleceğe çok kötü bir miras, çok kötü örnekler bırakmaktadırlar.”
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.