PİRHA- Yıldızbağları Cemevi’inde hizmet yürüten Kureyşan Ocağı evladı Cafer Yeşil, Alevi toplumunun, Hızır’ın yardımsever misyonunu ve paylaşma kültürünü yaşatmaya devam ettiğini vurgulayarak, Hızır’ın toplumsal dayanışmanın simgesi olduğunun altını çizdi.
Alevi inancında büyük önem taşıyan Hızır ayı başladı. Ocak sonu Şubat ayı ortasına kadar süren ve Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayında oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur. Hızır, Aleviler için bir kurtarıcıyı temsil eder. Toplumsal dayanışmanın arttığı bu günlerde, darda, zorda olana yardım edilir.
Hızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkanları kurulur. Hızır orucu tarihleri Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de Ocak ayının sonlarından itibaren başlar.
Hızır ayının anlam ve önemini Elazığ’da bulunan Yıldızbağları Cemevi hizmet yürüten Kureyşan Ocağı evladı Cafer Yeşil ile konuştuk.
HIZIR AYININ ÖNEMİ VE ORUÇ GELENEĞİ
Hızır ayının Alevi toplumu açısından çok büyük bir kutsiyetinin olduğunu ifade eden Cafer Yeşil, inanca göre Hızır’ın darda kalanlara, zorda olan insanlara yardımcı olduğunu belirterek, “Hızır ayının kökeni, Hazreti Ali’nin çocukları Hasan ve Hüseyin’in göz ağrısı çektiği bir döneme dayanmaktadır. Rivayete göre Hazreti Fatima, Hızır’ı yardıma çağırmışlar. Hızır’ın gelip yardımcı olması için de, üç gün oruç tutmuşlardır. Aile, üç gün boyunca oruç tutmuş ve sahip oldukları kısıtlı nimetleri fakir, esir veya yolcu kılığında kapılarını çalan Hızır’a vermiştir. Bu sadakat ve inanç, çocukların şifa bulmasıyla sonuçlanmış, üç günlük Hızır orucu böylece gelenek haline gelmiştir” dedi.
ANADOLU’DA HIZIR AYI UYGULAMALARI
Alevi toplumunun, Ocak ve Şubat ayları arasında bu üç günlük orucu ibadetle birleştirerek kutladıklarını söyleyen Yeşil, Hızır orucunun farklı farklı bölgelerde farklı farklı zamanlarda tutulduğunu belirterek, Hızır orucunun bir aylık süreye yayıldığını söyledi.
Cafer Yeşil, devamında ise şunları belirtti:
“Özellikle Dersim ve çevresinde Hızır ayı dört haftaya bölünmüş şekilde yaşatılır. Her hafta farklı bir aşiret cem yapar, oruç tutulur ve lokmalar dağıtılır. Kış şartlarının zorluğu nedeniyle tüm topluluğun bir araya gelmesi yerine, haftalara yayılmış buluşmalar tercih edilir.”
Yıldızbağları Cemevini 2004 yılında kurduklarını kaydeden Dede Cafer Yeşil, Yıldızbağları Cemevi’nin kuruluşundan sonra Elazığ geneli bir karar aldıklarını belirterek, “Elazığ’da biz Aleviler olarak beraber bir karar aldık. Bizim aldığımız karar da dedik ki, Hızır ayının ilk 3 haftasını serbest bırakacağız. Herkes kendi pirine, mürşidine, rayberine gitsin diye. Ama Hızır’ın son haftasında da cemevlerinde buluşalım dedik. Çünkü bizde yol erkanı öyledir. Önce pirine, rayberine gider. Onunla hemhal olur, onunla beraber bir ibadete girerler. Daha sonra da bütün toplum olarak, Cemevleri’nde Cem olunur. Aldığımız bu karar aynı şekilde devam ediyor” dedi.
Alevi toplumunun, Hızır’ın yardımsever misyonunu ve paylaşma kültürünü yaşatmaya devam ettiğini vurgulayan Yeşil, “Hızır ayı boyunca tutulan oruç, sadece bireysel ibadet değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da bir simgesidir. Oruçlar, lokmalar ve cemler aracılığıyla bu paylaşım yapılır. Tüm Alevilerin Hızır ayını kutluyor, tutulan oruçların, verilen lokmaların Hak nazarında kabul eylenmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
Cem EKİNCİ/ELAZIĞ
Yoruma kapalı.