Alevi Haber Ajansi

Bornova Cemevi’nde Alevi Sorunu ve Suriye’de Alevi Katliamı konuşuldu-VİDEO

PİRHA- İzmir’de Alevi Bektaşi Federasyonu ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi’nin düzenlediği panelde, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık talebi, toplumsal barış süreci ve Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar ele alındı. Panelde konuşan PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik ve tarihçi-yazar Erdoğan Aydın, Aleviliğin barış, eşitlik ve birlikte yaşam felsefesine dikkat çekti.

İzmir’de Alevi kurumlarının düzenlediği “Günümüzde Alevi Sorunu -Toplumsal Barış Sürecinde Aleviler – Suriye’de Alevi Katliamı” başlıklı panel Bornova Cemevi’nde gerçekleştirildi.

Alevi Bektaşi Federasyonu ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi’nin düzenlediği panelde tarihçi ve yazar Erdoğan Aydın konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Türkiye’de Alevilerin karşı karşıya kaldığı eşit yurttaşlık sorunu, toplumsal barış sürecinin önemi ve Ortadoğu’da özellikle Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar ele alındı.

“ALEVİ TOPLUMU HER ZAMAN BARIŞTAN VE BİRLİKTE YAŞAMDAN YANA OLDU”

Panelin açılış konuşmasını yapan PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Aleviliğin insanı merkeze alan, rızalığı esas alan ve eşitliği savunan bir inanç ve yaşam yolu olduğunu vurguladı.

Çelik, Aleviliğin bu toprakların en kadim inanç ve kültür yollarından biri olduğuna dikkat çekerek, Alevi felsefesinin barış, kardeşlik ve birlikte yaşam anlayışıyla toplumun ortak değerlerine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Konuşmasında Alevi toplumunun tarih boyunca karşı karşıya kaldığı baskı ve inkar politikalarına da değinen Çelik, “Aleviler yalnızca inançlarını yaşamak istedikleri için yüzyıllar boyunca baskılara, inkara, asimilasyon politikalarına ve katliamlara maruz kaldı. Buna rağmen Alevi toplumu hiçbir zaman kinle ve nefretle hareket etmedi,  her zaman barıştan ve birlikte yaşamdan yana oldu” dedi.

Bugün de Alevilerin en temel talebinin eşit yurttaşlık olduğunu belirten Çelik, inançların özgür olduğu, kimliklerin inkar edilmediği ve herkesin eşit kabul edildiği demokratik bir ülke talebinin Alevi toplumunun ortak talebi olduğunu söyledi.

Konuşmasında Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere de değinen Çelik, Suriye’de Alevi toplumuna yönelik saldırıların Alevi toplumunu derinden yaraladığını belirterek, inanca ve kimliğe yönelik her saldırının insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ifade etti.

Toplumsal barışın ancak hakikatle yüzleşerek ve eşitlik temelinde kurulabileceğini vurgulayan Çelik, panelin amacının da Alevi toplumunun yaşadığı sorunları tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla tartışmak, toplumsal barışın yollarını konuşmak ve ortak bir gelecek üzerine düşünmek olduğunu söyledi.

“HİÇBİR DEMOKRAT BARIŞ OLASILIĞINA KAYITSIZ KALMAMALIDIR”

Tarihçi ve yazar Erdoğan Aydın ise konuşmasında Aleviliğin tarihsel olarak barışı, çoğulculuğu ve birlikte yaşamı savunan bir inanç geleneği olduğunu vurguladı.

Aydın, Türkiye’de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi ihtimalinin toplum açısından önemli bir eşik olduğunu belirterek, “Sorunlarımızın barışla, hukukla ve demokratik haklarla çözülebileceği bir süreç imkanı ortaya çıkıyorsa buna hiçbir demokrat kayıtsız kalmamalıdır” dedi.

Aleviliğin özünde barış anlayışının bulunduğunu ifade eden Aydın, bu yaklaşımın Anadolu’nun kadim düşünce geleneğinde de yer aldığını söyledi. Yunus Emre’nin sözlerini hatırlatan Aydın, Aleviliğin “Söz ola kese savaşı” diyen bir iradenin ifadesi olduğunu belirterek, farklılıkları dışlamayan ve çoğulculuğu esas alan bir inanç anlayışına sahip olduğunu dile getirdi.

Aydın, “Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san” anlayışının barışı ve birlikte yaşamı merkeze koyan bir inanç zihniyetinin ifadesi olduğunu söyledi.

“SURİYE’DE YAŞANANLAR KİMLİĞE VE İNANCA YÖNELİK SİSTEMATİK ŞİDDETTİR”

Konuşmasında Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Aydın, özellikle Suriye’de yaşanan saldırıların Alevi toplumu açısından büyük bir trajedi yarattığını belirtti. Suriye’deki iktidar değişimi sonrası bölgede yaşayan Arap Alevilerinin ciddi saldırılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Aydın, Mart ayının ilk günlerinde yaşanan saldırılarda yüzlerce Alevinin yaşamını yitirdiğini ve on binlerce insanın ağır saldırılara maruz kaldığını dile getirdi.

Aydın, bölgede yaşananların yalnızca siyasi bir çatışma değil, aynı zamanda kimliğe ve inanca yönelen sistematik bir şiddet dalgası olduğunu belirterek uluslararası kamuoyunun bu gelişmelere karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı.

PİRHA-İZMİR

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.