Alevi Haber Ajansi

Başaran: Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir göz boyama-VİDEO

PİRHA-HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, kadın gündemine ilişkin yaptığı basın toplantısında AKP’nin Alevi politikalarını eleştirdi. Acar Başaran, “Biz benzer açılımları daha önceki süreçlerden gördük. İktidar şimdiden seçim hazırlığı yapılıyor. Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir seçim çalışması ve göz boyama gibi görünüyor” ifadelerini kullandı. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Acar Başaran’ın öncelikli gündem maddesi HDP’ye dönük baskılar oldu. “4 Kasım Darbesi, Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir” diyen Ayşe Acar Başaran, şunları söyledi:

“4 Kasım Darbesi, 5 yıl önce 2016 yılında hepimizin hafızasında duruyor. Bir gece yarısı, aralarında o dönemki eş genel başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu birçok arkadaşımızın evine baskın yapıldı, akabinde bu darbe sonucunda arkadaşlarımız tutuklandı. 4 Kasım Darbesi, Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir. O gün sadece demokratik siyaset rehin alınmadı, o gün kadın mücadelesine, kadın kazanımlarımıza yönelik bir saldırı olarak geliştirildi.”

“ARKADAŞLARIMIZ CEZAEVİNDE REHİN OLARAK TUTULUYOR”

Milletvekili Ayşe Acar Başaran, hasta tutuklular sorununa da değinerek şöyle devam etti:

“Hala 4 Kasım’dan bu yana devam eden siyasi soykırım operasyonları nedeniyle arkadaşlarımız cezaevinde rehin olarak tutuluyor ve hasta tutsaklar içinde yer alan Aysel Tuğluk hala intikamvari bir yaklaşımla, 7 Haziran seçiminin yenilgisinin intikamı için cezaevinde rehin tutulmaya devam ediyor. Biz 4 Kasım vesilesiyle başta Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Gülser Yıldırım, Aysel Tuğluk ve cezaevlerinde rehin tutulan tüm arkadaşlarımıza sevgilerimizi iletiyoruz.

“KADINLAR SİZE BOYUN EĞMEDİ SİZE DERT OLSUN”

Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, partilerine dönük baskılara karşın kadınların boyun eğmediğini ifade ederek şunları söyledi:

“Ne siyasi soykırım davalarınız ne siyasi darbe teşebbüsleriniz HDP’lilere, Kürtlere, kadınlara geri adım attıramaz. Kürtler size boyun eğmez, kadınlar size boyun eğmedi, boyun eğmeyecek; bu da size dert olmaya devam edecek.

Türkiye’nin sürekli gündemlerinden biri kadına yönelik şiddet ve katliam. Kurumların, yetkililerin kamuoyunu bilgilendirecek net istatistikler vermediği ortada. Basına düşen istatistiki bilgilere göre; Ekim’de 22 kadını öldürdü, en az 53 kadına şiddet uygulandı, en az iki çocuk öldürüldü, en az 49 çocuk istismar edildi, en az 280 kadını taciz edildi.”

“ÇİLEM DOĞAN’A VERİLEN CEZANIN ONANMASI KADIN DÜŞMANLIĞIDIR” 

“Cemal Metin Avcı tarafından katledilen Pınar Gültekin’in Muğla’da duruşması vardı geçtiğimiz hafta. Aradan bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen katil Avcı’nın “haksız tahrikten” yararlanması istemesi nedeniyle dava sonuçlanmadı ve Avcı’ya henüz ceza verilmiş değil. Ancak bu yargı, Pınar’ın annesi Şefika Gültekin hakkında jet hızıyla soruşturma açabiliyor, yine aynı erkek yargı söz konusu kadınlar ve kadın mücadelesi olunca cezayı bol vermekten imtina etmiyor. Bunun bir örneği TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen cezaydı. Tam 30 yıl ceza verildi ve üstelik tutukluluğunun üzerinden bir yıl bile geçmeden! Yine bu yargı, iktidarın yargısı, cezai ehliyeti olmamasına rağmen 96 yaşındaki Aliye Yabansu’ya ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten ceza verebiliyor. Yine bu erkek yargı, kendisine şiddet uygulayan Hasan Karabulut’a karşı özsavunma hakkını kullanan Çilem Doğan’a verilen 15 yıl hapis cezasını onadı!  Aslında, yargı bu kararlarla kadın düşmanlığını her seferinde göstermiş oluyor.

“TECAVÜZ, İKTİDAR TARAFINDAN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

Bu şiddetin başka bir boyutu da Van’da gerçekleşti. Van’da görev yapan uzman çavuş Talip K., lise öğrencisi iki çocuğa cinsel istismarda bulunmaktan tutuklandı. Cinsel saldırıya maruz kalan iki çocuğun, ifade için gittikleri emniyette polisler tarafından olayın kapatılmasına dönük yönlendirilmeye çalışıldı. Suçu işleyen üniformalı olunca suçu örtmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Batman’da İpek Er’e tecavüz ederek ölümüne neden olan Musa Orhan’da olduğu gibi, Gülistan Doku’nun kaybettirilişinde olduğu gibi Kürdistan’da kadınlara karşı özel bir savaş politikası olduğunu biliyoruz. Kürdistan’da taciz ve tecavüz iktidar tarafından savaş aracı olarak kullanılıyor. Son örneği de Hakkari’de gündem gelen vakalar.

Devlet ve iktidar, Kürt kadınlarının bedenlerine saldırarak, yıldırma ve sindirme politikalarını devreye koyuyor.

İktidar üniformalıların yaptığı suçları görmezden gelirken adalet mücadelesi veren Emine Şenyaşar’ı kolunda serumla gözaltına alıyor. Düpedüz Kürt ve kadın düşmanlığı bu!”

GÖZ BOYAMA GİBİ GÖRÜNÜYOR”

HDP Kadın Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “Alevi açılımı” iddiası hakkında yorum yaptı. “iktidarı samimi buluyor musunuz?” sorusuna Acar Başaran şu yanıtı verdi:

“Bu konuda hem Alevi arkadaşlarımız hem Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan arkadaşlarımız daha geniş açıklamalar yapar. Ama biz benzer açılımları daha önceki süreçlerden gördük. Kürt açılımından biliyoruz… Kürtlerin haklarının verilmesi ve demokratikleşme için atılan adımların bugün hangi noktaya geldiğini bütün Türkiye görüyor. Yine reform paketi adı altında çıkılan yolda kazanımların hedeflendiği, ülkenin daha da totaliterleşen ve tekleşen bir rejime evrildiğine hepimiz şahitlik ediyoruz. Bu konuda iktidarın samimi olmadığını biliyor ve görüyoruz. İktidar şimdiden seçim hazırlığı yapılıyor. Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir seçim çalışması ve göz boyama gibi görünüyor.”

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak