PİRHA- Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz Ana, Rojava’da Alevilere, Kürtlere ve ötekileştirilen halklara yönelik saldırıların bir insanlık suçu olduğunu belirterek, emperyalist güçlerin ve bölgesel aktörlerin bu katliamlarda belirleyici rol oynadığını söyledi.
Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz Ana; Alevilerden Kürtlere, kadınlardan çocuklara kadar geniş bir kesimin hedef alındığını belirterek, “Ortada bir halkın değil, insanlığın yok edilmesi var” dedi.
“ROJAVA’DA YAŞANANLAR EMPERYALİST BİR PLANIN SONUCUDUR”
Ana Aysel Kılavuz, Suriye’de özellikle Alevilere, Ezidilere ve Kürtlere yönelik saldırıların bilinçli ve sistematik olduğunu ifade ederek, bu sürecin emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini dile getirdi. ABD ve İngiltere başta olmak üzere küresel güçlerin samimi olmadığını söyleyen Kılavuz, bu aktörlerin bölgede barış değil kaos ürettiğini belirtti.
“Suriye’de bir buçuk senedir Alevilere yönelik bir katliam var. Ezidilere, Kürtlere ve ötekileştirilen herkese karşı aynı zihniyet sürüyor. Bugün Rojava’da yaşananlar tesadüf değil, emperyalistlerin oyunudur. Colani gibi bir katili getirip meşrulaştırırsanız, el sıkışırsanız, sonuç katliam olur. Buna rağmen kimsenin sesi çıkmıyor. Bu sessizlik de suça ortaklıktır” diyen Kılavuz, Türkiye’nin de bu süreçte Kürt varlığını kabul etmeyen bir tutum sergilediğini ifade etti.
Kürt halkının bölgede Alevileri ve diğer halkları koruduğunu vurgulayan Kılavuz, Kürt hareketinin hiçbir halka karşı katliam gerçekleştirmediğini, buna rağmen hedef haline getirildiğini söyledi.
“BİRLİK OLMAZSAK BU KATLİAMLAR DURMAZ”
Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere ezilen halkların yeterince ortak bir duruş sergileyemediğine dikkat çeken Kılavuz, bunun büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Özellikle Arap Alevilerin örgütlü bir tepki ortaya koyamamasının sonuçlarının ağır olduğunu dile getirerek, “Bu topraklarda Kürtler, Aleviler, kadınlar ulusal mücadelede yer aldı, emek verdi. Ama buna rağmen köyler boşaltıldı, insanlar tarımdan, hayvancılıktan koparıldı, açlığa mahkûm edildi. Aç bırakmak da bir savaş yöntemidir. Bugün çocuklar tankların altında kaldı, kadınlara tecavüz edildi, insanlar sürgün yollarında denizlerde boğuldu. Bu bir Kürt sorunu değil, bir Alevi sorunu değil, bu açıkça bir insanlık sorunudur” diye konuştu.
Kadınların direnişte önemli bir rol üstlendiğini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını dile getiren Aysel Kılavuz, halkların ve kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, barışın ancak örgütlü halk iradesiyle mümkün olacağını söyledi.
Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

Yoruma kapalı.