PİRHA-Avustralya’da ortak açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu, Avustralya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu, Victoria Alevi İslam Derneği, Alevi İslami Sosyal Merkezi ve Beth-Nahrain Süryani Derneği, Suriye’de Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik saldırıların sistematik bir soykırım niteliği taşıdığını belirterek uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı.
Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avustralya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu, Victoria Alevi İslam Derneği, Alevi İslami Sosyal Merkezi (Reservoir Markaz) ve Beth-Nahrain Süryani Derneği, Suriye’de Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik süregelen saldırılara ilişkin ortak bir basın açıklaması yayımladı.
22 Ocak 2026 tarihli açıklamada, Suriye’de yaşananların artık bir iç savaş olarak tanımlanamayacağı vurgulanarak, Kürt halkı ile birlikte Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler, Süryaniler ve demokratik Arap güçleri dahil olmak üzere savunmasız toplulukların hedef alındığı sistematik ve soykırım niteliğinde bir şiddet kampanyası yürütüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, sivillerin, kadınların, çocukların, evlerin ve ibadet yerlerinin IŞİD bağlantılı ve HTŞ ile ilişkili aşırılıkçı gruplar tarafından kasıtlı olarak hedef alındığı belirtilerek, bu fiillerin uluslararası hukuk uyarınca savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında olduğu vurgulandı.
“ULUSLARARASI SESSİZLİK SUÇU DERİNLEŞTİRİYOR”
Kurumlar, uluslararası toplumun sessizliğinin saldırıları gerçekleştiren failleri cesaretlendirdiğini belirterek, bu grupları siyasi, askeri ya da diplomatik olarak destekleyenlerin de işlenen suçlardan ortak sorumluluk taşıdığını kaydetti.
Açıklamada, Suriye’nin fiilen egemen bir devlet görünümünü yitirdiği, birçok bölgenin Türkiye hükümeti tarafından desteklenen cihatçı milislerin kontrolü altına girdiği ifade edilirken, bu yapıların bir bölümünün serbest bırakılan IŞİD mensuplarından oluştuğuna dikkat çekildi. Bu durumun yalnızca bölgesel değil, küresel bir güvenlik tehdidi yarattığı belirtildi.
BM VE HÜKÜMETLERE ACİL ÇAĞRI
Avustralya’daki Alevi, Kürt ve Süryani kurumları; Birleşmiş Milletler’i, insan hakları örgütlerini ve hükümetleri derhal harekete geçmeye çağırarak, söz konusu grupların savaş suçlusu olarak tanınmasını, liderlerinin ve destekçilerinin hesap vermesini talep etti.
Suriye’de barışçıl bir geleceğin sağlanabilmesi için ise şu talepler sıralandı:
-
Türkiye güçlerinin ve Türkiye destekli milislerin derhal Suriye’den çekilmesi,
-
HTŞ ve diğer düşmanca silahlı yapıların Kuzey ve Doğu Suriye’den çıkarılması,
-
Hedef alınan tüm topluluklara karşı işlenen suçlara ilişkin bağımsız ve uluslararası bir soruşturma yürütülmesi,
-
Suriye’nin tüm halklarını ve inançlarını temsil eden kapsayıcı bir geçiş hükümetinin kurulması.
Açıklamanın sonunda kurumlar, adil, laik ve demokratik bir Suriye talebini yineleyerek, etnik kökeni ya da inancı ne olursa olsun tüm hak ihlali mağdurlarıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı. Açıklamada, “Alevi, Hristiyan ve Dürzi topluluklar için talep ettiğimiz adaleti bugün de Kürt halkı için talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
(HABER MERKEZİ)
Yoruma kapalı.